Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Mekke Anlaşması'na ilişkin kanun teklifinin TBMM Dışişleri Komisyonu'nda kabul edilmesini eleştirdi. Bayhan, anlaşmayı hükümetin dış politika ve ekonomi politikalarıyla ilişkilendirerek Türkiye'deki ekonomik gelişmeler ve Avrupa'daki protestolar hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Bayhan, Mekke Anlaşması'nı Eleştirdi
Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Mekke Anlaşması'nın uygun bulunduğuna dair kanun teklifinin TBMM Dışişleri Komisyonu'nda kabul edilmesine tepki gösterdi.
Anlaşmanın hükümetin izlediği politikaların bir parçası olduğunu savunan Bayhan, Suudi Arabistan yönetimine yönelik eleştirilerde bulundu. Türkiye'nin dış politika yaklaşımını da değerlendiren Bayhan, ekonomi ve dış politika uygulamalarının sermaye çevrelerinin çıkarları doğrultusunda şekillendiğini ileri sürdü.
Bayhan, hükümetin "aktif dış politika", "Türkiye Yüzyılı" ve "terörsüz Türkiye" başlıkları altında yürüttüğü politikaları eleştirerek bunların bölgesel ve uluslararası çıkar ilişkileriyle bağlantılı olduğunu iddia etti.
"Ortada Bir Türk-Kürt-Arap İttifakı Yoktur"
Mekke Anlaşması'nı hükümetin politikalarıyla ilişkilendiren Bayhan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Mekke Anlaşması da bu egemen politika zincirinin bir halkasıdır. Ortada bir Türk-Kürt-Arap ittifakı yoktur. Saray burjuvaları ile bir avuç sermayedarın doymak bilmez servet-zenginlik düşkünlüğü vardır."
Bayhan, Türkiye'de uygulanan ekonomi politikalarının işçi ve emekçilerin aleyhine sonuçlar doğurduğunu savundu. Ülkenin ekonomik kaynaklarının yerli ve yabancı sermaye gruplarına aktarıldığını ileri süren Bayhan, bu politikaların demokratik kazanımları da olumsuz etkilediğini iddia etti.
Fon Soruşturmasına İlişkin Değerlendirme
Bayhan, Türkiye'de gündeme gelen yatırım fonları soruşturmasına da değinerek, bu konudaki iddiaların iktidar içinde siyasi bir krize dönüşebileceğini savundu.
Fon işlemlerine ilişkin gelişmelerin farklı toplum kesimlerinde tepkiye yol açtığını ileri süren Bayhan, küçük ve orta ölçekli sermaye çevrelerinin de ekonomik kayıplar yaşadığını iddia etti. Yabancı sermaye bağlantıları ve kara para iddialarının ekonomik sorunları artırdığını öne sürdü.
Öte yandan Adalet Bakanlığı, 8 Ekim'deki açıklamasında fon soruşturmasının mali veriler ve deliller doğrultusunda yürütüldüğünü, yatırımcıların haklarının korunması için adli sürecin sürdüğünü bildirmişti. <Cite refs={["turn581511search1","turn581511search7"]}/>
Avrupa'daki Protestolara Dikkat Çekti
Bayhan, açıklamasının devamında Avrupa ülkelerinde düzenlenen grev ve protestolara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hollanda, Fransa, İtalya, Sırbistan, Arnavutluk, Almanya ve İngiltere'deki toplumsal hareketlere değinen Bayhan, silahlanma ve savaş odaklı olduğunu belirttiği ekonomi politikalarına karşı işçi, öğrenci ve gençlerin tepkilerinin arttığını savundu.
Bu hareketlerin emek ve sermaye ilişkileri çerçevesinde devam edebileceğini öne süren Bayhan, uluslararası gelişmelerin yeni toplumsal mücadelelere zemin hazırlayabileceğini ifade etti.
İşçi ve Emekçilere Dayanışma Çağrısı
Açıklamasının son bölümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhur İttifakı'nın Avrupa'daki protestolara yönelik tutumunu eleştiren Bayhan, işçi, emekçi, öğrenci, genç ve kadınların dayanışmasının artırılması gerektiğini söyledi.
Bayhan, farklı ülkelerde faaliyet gösteren siyasi parti ve örgütlere de çağrıda bulunarak emekçilerin hak talepleri doğrultusunda örgütlenme çalışmalarının güçlendirilmesini istedi.
