İstanbul
Açık
32°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
6.788,85 %1.26
63.457,47 %-0.49
Ortadoğu Gazetesi GÜNDEM Kuytulcular soruşturmasında çarpıcı iddialar: Sözde mahkeme, istihbarat ağı ve işkence

Kuytulcular soruşturmasında çarpıcı iddialar: Sözde mahkeme, istihbarat ağı ve işkence

“Kuytulcular” olarak bilinen yapılanmaya yönelik soruşturmada Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul’un da aralarında bulunduğu 44 kişi tutuklandı. Soruşturma dosyasında, vakıf içinde sözde mahkemeler kurulduğu, üyelerin fişlendiği, muhaliflere fiziki ve psikolojik cezalar uygulandığı ve örgüt adına istihbarat ağı oluşturulduğu ileri sürüldü.

WHATSAPP
KANALI
Ortadoğu Gazetesi Gündem artık cebinizde! Günün en önemli gelişmeleri anında telefonunuza gelsin. Ücretsiz katılın, hiçbir haberi kaçırmayın. Kanala Katıl

Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin 19 Ağustos Çarşamba günü Furkan Vakfı’na yönelik düzenlediği operasyonun ardından yürütülen soruşturmada yeni ayrıntılar ortaya çıktı. “Kuytulcular” olarak bilinen yapılanmaya ilişkin soruşturma kapsamında Alparslan Kuytul ve eşi Semra Kuytul’un da aralarında bulunduğu 44 kişi tutuklandı. Dosyaya giren ifade, teknik inceleme ve dijital materyallerde örgüt içindeki denetim ve cezalandırma sistemine ilişkin dikkat çeken iddialara yer verildi.

SEMRA KUYTUL HAKKINDA “SÖZDE MAHKEME” İDDİASI

Soruşturma dosyasındaki iddialara göre Semra Kuytul’un vakıf binasında sözde mahkemeler kurarak örgüt içindeki muhalif üyeleri yargıladığı ve bazı kişilerin topluluk önünde diz çöktürüldüğü öne sürüldü. Semra Kuytul’un bu uygulamaların ardından sosyal medyada yayımladığı bir videoda “Uyuyan hücreleri ortaya çıkararak diz çöktürdük” ifadelerini kullandığı ve bu kaydın dosyaya girdiği belirtildi.

2013 YILINDA İRAN’A GİTTİKLERİ ÖNE SÜRÜLDÜ

Soruşturma dosyasındaki ifadelere göre, örgütün çekirdek kadrosunda bulunduğu ileri sürülen Mevlüt Kaynarpunar, İzzet Daş, Veysel Dörtgöz, Harun Kızılboğa ve Mehmet Fatih Manas’ın da aralarında bulunduğu 10’dan fazla kişi, 2013 yılında İran’a gitti. Yaklaşık 20 gün süren seyahatte Şia düzeni ve Molla rejiminin incelendiği iddia edildi. İran ziyaretinin ardından yapı içerisinde İran’ın Kum kentini model aldığı ileri sürülen ve “mutlak itaat” anlayışına dayanan bir iç denetim sistemi kurulduğu öne sürüldü.

“FURKAN İSTİHBARAT TEŞKİLATI” İDDİASI

Soruşturma belgelerine göre yapı içerisinde “Furkan İstihbarat Teşkilatı” adı verilen gayriresmî bir yapılanma oluşturulduğu iddia edildi. Bu yapının başında Mevlüt Kaynarpunar’ın bulunduğu, İzzet Daş ve Taha Yasin Demir’in ise yardımcılık yaptığı ileri sürüldü. FİT olarak adlandırılan yapının, gruptan ayrılmak isteyen veya yönetime eleştirel yaklaşan kişilerin özel hayatları, ailevi bilgileri ve kişisel zaaflarıyla ilgili kayıtlar tuttuğu ve bu bilgileri Alparslan Kuytul’a raporladığı iddia edildi.

MUHALİF ÜYELERE CEZA VERİLDİĞİ İLERİ SÜRÜLDÜ

Toplanan bilgiler doğrultusunda vakıf binasında sözde mahkemeler oluşturulduğu, yapı içerisinde “Kuytul ailesinden hiç kimsenin eleştirilemeyeceği” yönünde bir anlayış bulunduğu öne sürüldü. Soruşturma dosyasına göre, Alparslan Kuytul’un tutuklu olduğu dönemde “Neden hükümeti bu kadar eleştiriyoruz, hocamız Tevhid davasından değil alacak-verecek yüzünden içeri girdi” şeklinde değerlendirmede bulunduğu belirtilen Nurullah Aktaş’ın Semra Kuytul’un başında bulunduğu sözde heyet tarafından yargılandığı ileri sürüldü. Taha Yasin Demir, Murat Temizkan ve Harun Kızılboğa’nın da bu sözde heyette bulunduğu, Aktaş’a “Bir daha böyle bir düşünceye kapılmayacağım” dedirtildiği ve topluluk önünde diz çöktürüldüğü iddia edildi.

“FALAKA” VE DARP İDDİALARI DOSYADA

Soruşturma dosyasındaki anlatımlara göre, Alparslan Kuytul’u mektupla eleştiren Hasan Koyuncu ile Avrupa sorumlusu olduğu belirtilen Galip Kıran’ın internet üzerinden yapılan yayınlarda hedef gösterildiği ve gruptan dışlandığı öne sürüldü. Alacak-verecek meselesi nedeniyle Kuytul ile anlaşmazlık yaşadığı ileri sürülen Seyhan Çeliker’in de vakıfta kurulan sözde mahkemede itibarsızlaştırıldığı iddia edildi. Dosyada, cezalandırılan üyelere konuşmama, vakıfta nöbet tutma, para cezası ve “falakaya yatırma” gibi yaptırımlar uygulandığı ileri sürüldü. Muhaliflere yönelik fiziksel müdahalelerde ise Erol Ardıç’a bağlı olduğu öne sürülen 7-8 kişilik özel bir grubun kullanıldığı iddia edildi. Lokman Coşkun ve Ramazan Yönden’in de yer aldığı belirtilen grubun, hedef alınan kişilere “Hoca efendi senin kalemini kırdı, senden vazgeçti, sen bize göre ajansın, hainsin” dediği ve ardından darp eylemlerinde bulunduğu ileri sürüldü. Alparslan Kuytul’un da Hasan Koyuncu, Veysel Dörtgöz ve Mevlüt Kaynarpunar’ı topluluk önünde darp ettiği iddiaları soruşturma dosyasında yer aldı.

KORAY SARISAÇLI İÇİN 13 GÜNLÜK KAÇIRILMA İDDİASI

Dosyada yer alan bir başka iddia ise iş insanı Koray Sarısaçlı ile ilgili oldu. Geçmişte yapılanmanın yöneticilerinden ve “para kasası” olduğu ileri sürülen Sarısaçlı’nın, 8 Eylül 2021 tarihinde iş yerinin önünde pusuya düşürülerek plakası sökülmüş bir araca zorla bindirildiği öne sürüldü. Erol Ardıç’ın yönettiği iddia edilen maskeli kişilerin Sarısaçlı’yı 13 gün boyunca rehin tuttuğu, bu süreçte elleri ve kolları bağlı şekilde fiziksel şiddet ve işkenceye maruz bıraktığı ileri sürüldü. Sarısaçlı’ya ölüm tehdidi altında çok sayıda senet imzalatıldığı da iddialar arasında yer aldı.

HASTANE BİNASININ DEVRİ SORUŞTURMA DOSYASINDA

Soruşturmadaki iddialara göre Koray Sarısaçlı’nın eşi Asuman Sarısaçlı, eşinin hayatı karşılığında Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde bulunan Özel Korupark Hastanesi binasını devretmek zorunda bırakıldı. Binanın, Alparslan Kuytul’un talimatıyla paravan olarak kurulduğu öne sürülen “İstikamet Sağlık Hizmetleri A.Ş.” isimli şirkete 9,5 milyon TL bedelle geçirildiği iddia edildi. Hastane binasının yaklaşık üç ay sonra internet üzerinden 60-70 milyon TL arasında bir bedelle satışa çıkarıldığı belirtildi.

SEMRA KUYTUL’UN ÖRGÜT İÇİNDEKİ KONUMU

Soruşturma dosyasındaki örgütsel şemada Semra Kuytul’un Alparslan Kuytul’dan sonra en etkili yöneticiler arasında yer aldığı ileri sürüldü. Alparslan Kuytul’un tutuklu bulunduğu dönemlerde yapılanmanın faaliyetlerinin Semra Kuytul’un kontrol ve yönetimi altında devam ettiği, ayrıca önemli kararların alındığı dar kapsamlı “İstişare Grubu” içerisinde bulunduğu iddia edildi.

SOSYAL MEDYADA ORGANİZE HAREKET İDDİASI

Teknik analizler ve dijital materyaller üzerinde yapılan incelemelerde Semra Kuytul’un sosyal medyadaki propaganda ve algı faaliyetlerini yönettiği öne sürüldü. Soruşturma kapsamında incelenen bir WhatsApp grubunda hedef alınacak muhalif kişilerin belirlendiği, Semra Kuytul’un gönderdiği etiket veya mesajların ardından çok sayıda sahte sosyal medya hesabından eş zamanlı paylaşımlar yapılarak söz konusu kişilere yönelik karalama kampanyaları başlatıldığı iddia edildi. Soruşturmada elde edilen delillerin değerlendirilmesine ve yapılanmanın örgütsel yapısının bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.