Kurtulmuş, Genç Diplomasi Derneğince (GDD) Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleştirilen Bosphorus Diplomasi Forumu'nun (BDF'26) kapanış programında konuştu. Türkiye demokrasisinin bir dönemine ilişkin acı hatıraları bulunan adada önemli bir organizasyon düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.
Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda bundan sonra da Türkiye ve dünyanın geleceğine yönelik fikirlerin gündeme getirilmesini dileyen Kurtulmuş, dünyanın güçlü ve aydınlık bir geleceğe hazırlanması için çalışmalar yapılmasını temenni etti. Forumun geleneksel olarak devam etmesini istediğini belirtti.
Kurtulmuş, özellikle İkinci Dünya Savaşı sonrasında oluşturulan dünya sisteminin bugün kurumları, kuralları ve hatta kavramlarıyla neredeyse tamamen "hak ile yeksan" olduğunu ifade ederek, yeni bir dönemin başladığını söyledi.
Yeni dönemin hangi yönde şekilleneceğinin şimdiden öngörülemeyeceğini belirten Kurtulmuş, "Ama şunu çok açık söyleyebiliriz ki nasıl gelişirse gelişsin bundan sonraki dünya sisteminin birincil özelliği, çok kutuplu, çok merkezli bir dünya sistemi olacağıdır. Yani dünyanın birçok yerinde farklı ülkeler, farklı bölgeler öne çıkacak. Bu ülkeler yeni dünyanın sisteminin kurulabilmesi için büyük bir mücadelenin içinde olacaklardır." değerlendirmesini yaptı.

‘TÜRKİYE'NİN ÖNLENEMEZ YÜKSELİŞİNİN YAŞANACAĞI ALTIN DÖNEM OLACAK’
Türkiye'nin çok merkezli dünya düzeninin en önemli aktörlerinden biri olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şöyle konuştu:
"Türkiye, yakaladığı bu ivmeyle Allah'ın izniyle önlenemeyecek bir yükselişin henüz başlangıcındadır. Bu çok kutuplu sistem içerisinde geleceğe en iyi hazırlanan, önüne konulan gündemleri değil, kendi gündemlerini belirleyerek geleceğe hazırlanan ülkeler, o ülkelerin gençleri, o ülkelerin sadece devlet yapısı değil, akademisi, entelektüel çevreleri ve fikir üreten merkezleri, yani hazırlık yapan ülkeler, bundan sonraki yarışta çok etkili olacaklardır. Allah’a çok şükür, Türkiye bu yakaladığı ivmeyle hemen her alanda öne çıkan, dünya çapındaki hamleleriyle fevkalade değerli bir sürecin başındadır. Allah'ın izniyle sizin döneminiz Türkiye'nin önlenemez yükselişinin yaşanacağı altın bir dönem olacaktır."
Türkiye'nin dış politikada müzakereci bir anlayış benimsediğini dile getiren Kurtulmuş, en zor konuların dahi diplomasi masasına taşınabildiğini, burada müzakere edilerek Türkiye'nin çıkarına sonuçlar elde edilebildiğini söyledi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye'nin bölgesindeki sorunlarda çözüm üreten ve müzakereci diplomasi anlayışıyla masaya olumlu katkı sağlayan ülkelerden biri olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin aktif dış politika yürüttüğünü belirten Kurtulmuş, "Yani Türkiye aktif ve çok taraflı bir politikayla sadece dünyanın belli ülkeleri, belli çevreleriyle değil, başta içinde bulunduğumuz bu zor coğrafyada, belki de açık söyleyelim, insanlığın en zor yaşadığı coğrafyasında, sorunların her birinin devasa boyutlarda olduğu bu coğrafyada aktif ve çok taraflı bir dış politikayı icra etmektedir." diye konuştu.
Kurtulmuş, Türkiye'nin farklı çevrelerle ilişkiler geliştirdiğine işaret ederek, "Türkiye’nin yönü sadece bir tarafa dönük değildir. Baştan beri Türkiye'de belli çevrelerin aklının almadığı, zaman zaman da bizi eleştirdiği nokta, Türkiye'nin eksen kaymasına uğradığıdır. O beylerin eksenden anladığı Batı'nın arkasında hizaya girmektir. Bizim eksenden anladığımız ise şudur: Türkiye'nin bir tane ekseni vardır. O da kendisinin milli, yerli eksenidir. Türkiye'nin eksenidir." ifadelerini kullandı.

"KAPALI KAPILAR ARDINDA DA MEYDANLARDA DA AYNI ŞEYİ SÖYLÜYORUZ"
Türkiye'nin dış politikasında ilkeli bir yaklaşım bulunduğunu vurgulayan Kurtulmuş, zor bir coğrafyada farklı taraflara farklı mesajlar vermediklerini belirtti.
Kurtulmuş, "Ne söylüyorsak kapalı kapılar ardında da aynı şeyi söylüyor, meydanlarda da aynı şeyi söylüyoruz. Böylece bu ilkeli tutumumuz dünyanın birçok meselesine karşı ilkesiz ve günübirlik yaklaşan ülkelere de bir şekilde hizalanma mecburiyetini getiriyor. Dolayısıyla Türkiye, bu ilkeli dış politika duruşunu sürdürerek sorunların çözümüne de ciddi şekilde katkı sunacaktır." dedi.

Türkiye'nin dış politikada çok katmanlı bir anlayış izlediğini aktaran Kurtulmuş, şöyle devam etti:
"Başta Sayın Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu, bugün dünyada birçok ülke tarafından takdirle, gıptayla izlenen liderlik diplomasisi olmak üzere dünyanın birçok alanında farklı katmanlardaki diplomatik çabalarımızla Türkiye'nin gücünü artırmaya gayret ediyoruz. Üyesi olduğumuz ya da işbirliği içerisinde olduğumuz bütün uluslararası kuruluşlarla irtibatımızı en üst seviyede devam ettiriyoruz. Ayrıca, Türkiye olarak parlamenter diplomasi alanında da çok güçlü bir çabayı ortaya koyuyoruz. Dışişleri komisyonumuz, ilgili dış komisyonlarımız, 'NATO PA' gibi, 'AGİT PA' gibi bütün uluslararası platformlarda Türkiye'yi en üst seviyede, en iyi şekilde temsil ediyoruz ve parlamenter diplomasinin her imkanından istifade ediyoruz."

"DERLENİYORUZ, TOPARLANIYORUZ VE GÜÇLÜ BİR BÖLGE OLARAK AYAĞA KALKIYORUZ"
Kurtulmuş, Osmanlı Devleti'nin çöküş döneminden bu yana parçalanma ve bölünme süreçleri yaşayan geniş coğrafyada birleşmenin, bütünleşmenin ve yeniden toparlanmanın adresi olmayı hedefleyen bir dış politika anlayışına sahip olduklarını söyledi.
Artık toparlanma zamanının geldiğini vurgulayan Kurtulmuş, "Bir asırlık ayrılığı Allah'ın izniyle geride bırakıyoruz. Derleniyoruz, toparlanıyoruz ve hep beraber güçlü bir bölge olarak ayağa kalkıyoruz. Belki biz görmeyeceğiz ama gençler siz göreceksiniz. Bu bölge halklarının Türk'üyle, Kürt'üyle, Arap'ıyla, Acem'iyle, Sünni'siyle, Şii'siyle hep beraber bir ve bütün olduğunu, bir ümmetin sağlam parçaları olarak bir araya geldiğini Allah'ın izniyle hepiniz göreceksiniz." diye konuştu.
"YENİDEN GÜÇLÜ, TERÖRSÜZ BİR BÖLGE İNŞA EDİLECEKTİR"
TBMM Başkanı Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" hedefinin söz konusu sürecin ilk aşaması olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"40 yılı aşkın süredir devam eden binlerce insanımızın şehit olduğu, on binlerce insanımızın öldüğü, köylerin, kentlerin yıkıldığı, tarumar olduğu bu süreci artık geride bırakıyoruz. Bu memlekette Türkler de Kürtler de yine diğer etnik yapılardan insanlar da bir ve beraber olarak Allah'ın izniyle yoluna devam edecektir. Aramızda eğer bir söz olacaksa bundan sonra bu söz ayrılığın sözü değil, ayrıştırmanın sözü değil, ötekileştirmenin sözü değil, kardeşliğin ve beraberliğin sözü olacaktır. Böylece sadece Türkiye'nin sınırları içinde değil, Türkiye'nin sınırları dışında da Türklerin, Kürtlerin, Arapların ve diğer bütün unsurların bir ve beraber olduğu o güzel günler yeniden kurulacak, yeniden güçlü bir bölge, yeniden terörsüz bir bölge inşa edilecektir."
Yıllardır adil ve hakkaniyetli bir dünya düzeni çağrısı yaptıklarını belirten Kurtulmuş, "Sayın Cumhurbaşkanımız ‘Dünya 5'ten büyüktür.’ diye ilk Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda konuştuğunda, dünyanın birçok ülkesini temsil eden oraya gelenler ‘Ya bu adam ne diyor?’ diye bakıyorlardı. Ama şimdi ‘Dünya 5'ten büyüktür.’ sözü artık dünyanın mazlum milletleri için yeni bir motto olmuş, yeni bir dua, yeni bir imkan haline gelmiştir." dedi.
