YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye'nin son 10 yılda hukukun üstünlüğü, temel haklar, basın özgürlüğü ve yolsuzlukla mücadele alanlarında gerilediğini savundu. Uluslararası kuruluşların verilerine dikkat çeken Tanrıkulu, yönetim sistemine yönelik eleştirilerde bulunarak değişim çağrısı yaptı.
Ankara'da yaptığı açıklamada Türkiye'nin son 10 yıllık ekonomik ve demokratik göstergelerini değerlendiren Sezgin Tanrıkulu, Adalet ve Kalkınma Partisinin yaklaşık 25 yıldır iktidarda olduğunu belirterek özellikle son 10 yılda yönetim sisteminin niteliğinin değiştiğini öne sürdü. Tanrıkulu, Türkiye'nin parlamenter demokrasiden uzaklaştığını iddia ederek hukuk, özgürlükler ve ekonomi alanındaki göstergelerin bu süreçte olumsuz yönde değiştiğini savundu.
Tanrıkulu'ndan Son 10 Yıla İlişkin Değerlendirme
AK Parti'nin 2002 yılında iktidara geldiğini hatırlatan Tanrıkulu, Türkiye'de son 10 yılda yaşanan siyasi ve kurumsal değişiklikleri eleştirdi. Yönetim sisteminin giderek merkezi bir yapıya dönüştüğünü ileri süren Tanrıkulu, uluslararası kuruluşların yayımladığı araştırmalara işaret etti.
Dünya Adalet Projesi, Sınır Tanımayan Gazeteciler, Türkiye İstatistik Kurumu ve Uluslararası Şeffaflık Örgütü tarafından açıklanan verileri değerlendiren Tanrıkulu, söz konusu kuruluşların ülkeleri farklı kriterler üzerinden incelediğini belirtti.
Tanrıkulu, Türkiye'nin bu kuruluşların hazırladığı göstergelerde önceki yıllara kıyasla daha alt sıralarda bulunduğunu öne sürdü.
Enflasyon Verileri Üzerinden Ekonomi Eleştirisi
Türkiye'nin ekonomik göstergelerine de değinen Tanrıkulu, 2016 ve 2026 yıllarına ilişkin enflasyon oranlarını karşılaştırdı.
Tanrıkulu, Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine atıfta bulunarak 2016 yılında yüzde 8,81 olan enflasyonun 2026 yılında yüzde 30,89 seviyesine yükseldiğini ifade etti.
Bağımsız araştırma grubu ENAG'ın hesaplamalarına da değinen Tanrıkulu, bu kuruluşun 2026 yılı için enflasyonu yüzde 50 civarında hesapladığını söyledi.
Ekonomik göstergelerle yönetim sistemi arasında bağlantı kuran Tanrıkulu, Türkiye'nin son yıllardaki ekonomik durumuna ilişkin eleştirilerini dile getirdi.
Hukukun Üstünlüğü ve Temel Haklara Dikkat Çekti
Hukukun üstünlüğü alanındaki uluslararası değerlendirmeleri gündeme getiren Tanrıkulu, Türkiye'nin Dünya Adalet Projesi tarafından hazırlanan sıralamalardaki konumunun değiştiğini savundu.
Tanrıkulu'nun aktardığı verilere göre Türkiye, 2016 yılında hukukun üstünlüğü alanında 143 ülke arasında 80'inci sırada bulunurken, 2026 yılında 118'inci sıraya geriledi.
Temel haklar konusunda da benzer bir tablo olduğunu ileri süren Tanrıkulu, Türkiye'nin 2016 yılında 96'ncı sırada yer aldığını, 2026 yılında ise 114'üncü sıraya düştüğünü ifade etti.
Siyasi haklar ve sivil özgürlükler alanındaki gelişmeleri de değerlendiren Tanrıkulu, yargı bağımsızlığı ve kurumsal denetim mekanizmalarının önemine değindi.
Basın Özgürlüğü Konusunda Gerileme İddiası
Tanrıkulu'nun açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de Türkiye'deki basın özgürlüğünün durumu oldu.
Sınır Tanımayan Gazeteciler tarafından hazırlanan basın özgürlüğü endeksine atıfta bulunan Tanrıkulu, Türkiye'nin 180 ülke arasında daha önce 149'uncu sırada bulunduğunu, son değerlendirmelerde ise 163'üncü sıraya gerilediğini söyledi.
Türkiye'nin basın özgürlüğü alanındaki konumunu eleştiren Tanrıkulu, gazetecilik faaliyetleri ve ifade özgürlüğüne ilişkin uluslararası göstergelerin dikkate alınması gerektiğini savundu.
Tanrıkulu, siyasi haklar ve sivil özgürlükler bakımından da Türkiye'nin uluslararası değerlendirmelerde gerilerde bulunduğunu ileri sürdü.
Yolsuzlukla Mücadele Verilerini Değerlendirdi
Uluslararası Şeffaflık Örgütünün hazırladığı yolsuzluk algısı araştırmalarına da değinen Tanrıkulu, Türkiye'nin bu alandaki sıralamasına ilişkin rakamlar paylaştı.
Tanrıkulu, 2016 yılında 66'ncı sırada bulunan Türkiye'nin, 2026 yılında 168 ülke arasında 124'üncü sıraya gerilediğini öne sürdü.
Söz konusu verilerin ülkelerdeki yönetim anlayışını ve kurumsal işleyişi değerlendirmek bakımından önemli olduğunu belirten Tanrıkulu, yolsuzlukla mücadele ve şeffaflık konularının demokratik yönetim açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
Tanrıkulu'ndan Yönetim Sistemine Değişim Çağrısı
Açıklamasının son bölümünde Türkiye'nin yönetim sistemine yönelik eleştirilerini sürdüren Tanrıkulu, demokratik kurumların bağımsızlığı ile denge ve denetleme mekanizmalarının işleyişine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Otokratik yönetimlerde kurumların bağımsızlığının zayıfladığını savunan Tanrıkulu, yargı bağımsızlığının ve denetim mekanizmalarının bulunmadığı sistemlerde yetkilerin tek merkezde toplandığını ifade etti.
Bu durumun ekonomik koşulları ve temel özgürlükleri olumsuz etkilediğini ileri süren Tanrıkulu, son 10 yıla ilişkin verilerin kendi değerlendirmelerini desteklediğini belirtti.
Tanrıkulu, açıklamasını, "Son 10 yılda veriler tamamen bunu gösteriyor. O nedenle hızla bu rejimin değişmesi lazım" sözleriyle tamamladı.
