PKK terör örgütünün Suriye'deki kolu olarak faaliyet gösteren Suriye Demokratik Güçleri (SDG/YPG) ile Suriye Hükûmeti arasında sağlanan anlaşma doğrultusunda, silah teslimatları 3-4 Eylül 2026 tarihlerinde resmen başlamış bulunmaktadır. Bu süreçte, yalnızca Ayn el-Arab (Kobani) bölgesinde 1.170 adet Kalaşnikof tüfeği, çeşitli tanklar, toplar ve zırhlı araçlar Suriye ordusuna devredilmiştir.
Silah Teslimatının Ayrıntıları
Türkiye Gazetesi'nden Yılmaz Bilgen'in elde ettiği bilgilere göre, teslim edilen tankların sayısı 30’a, zırhlı araçların ise 50’den fazla olduğu belirtiliyor. Ayrıca, Humwe tipi ABD yapımı yaklaşık 80 aracın da Suriye ordusunun envanterine katıldığı kaydedilmiştir. Bu gelişmeler, Suriye'deki askeri dengelerin yeniden şekillenmesine katkı sağlayabilir ve bölgedeki güvenlik durumunu etkileyebilir.
ABD Yardımları ve Silahlar
Suriye Savunma Bakanlığı'nda yer alan bir kaynak, PKK ve SDG'ye sağlanan ABD yardımlarının yanı sıra, örgütün DEAŞ ve Suriye'nin devrik Esad rejimi tarafından temin edilen silahların da oldukça büyük bir yekun oluşturduğunu ifade etti. Bu durum, Suriye'deki iç savaşın dinamiklerini etkileyebilir ve bölgedeki farklı aktörlerin stratejilerini yeniden gözden geçirmesine neden olabilir.
Uzman Görüşleri ve Mali Değer
Suriyeli uzman Abdurrahman Dede, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, hâlâ YPG ve SDG'ye sunulan İHA teknolojisi, dijital harp unsurları, haberleşme sistemleri, uçaksavarlar ve stratejik mühimmatlar konularında ciddi bir çalışmaların mevcut olmadığını vurguladı. Dede, Rakka-Deyrizor operasyonları sırasında YPG-SDG'den ele geçirilen silah ve mühimmat miktarının 500 milyon doları geçtiğini belirtti. Bu durum, Suriye'deki çatışmaların ne kadar ciddi bir maliyet yarattığını gözler önüne seriyor.
Şu ana kadar kapsamlı bir teslim envanteri yayımlanmış değil. Ancak 3 Eylül'den bu yana orduya devredilen askeri ekipmanlar arasında tanklar, BTR ve diğer zırhlı personel taşıyıcıları, Humvee tipi araçlar, kundak motorlu toplar, Ural ve benzeri askeri kamyonlar, havan ve sahra topları, ağır makineli tüfekler ile uçaksavar silahları yer alıyor. Ayrıca bu teslimatlarla beraber mühimmat, yedek parçalar ve diğer ekipmanlar da bulunuyor. Bu malzemelerin tahmini değeri yaklaşık 200 milyon dolar olarak belirlenirken, tüm silahların teslim edilmesiyle bu rakamın 1 milyar dolara kadar çıkması bekleniyor.
Güven Temelli İlerleyen Süreç
Taraflar arasındaki ilişkiler güven temelinde ilerliyor. Ancak, SDG (Suriye Demokratik Güçleri) içinde bu süreci sabote etmek isteyen ya da durumdan temkinli davranmayı tercih eden gruplar mevcut. Bazı dağların altında silah depolarının bulunduğu, ayrıca Irak ve Türkiye sınırları boyunca gizli depolar kazıldığı bilgisi dolaşıyor. SDG’nin Kamışlı ve Ayn el-Arab (Kobani) gibi bölgelerine dair kesin bir silah envanteri mevcut değil. Bu nedenle, yalnızca tek taraflı verilere dayanarak teslimatlar gerçekleştiriliyor. Ancak önümüzdeki günlerde Suriye tarafının da güvenlik bilgilerini muhataplarıyla paylaşması bekleniyor; bu nedenle kesin bir rakam vermek şu aşamada mümkün görünmüyor.
Teslim Sürecinin Sürekliliği
SDG bileşeni olan Suvvar Rakka Grubu Komutanı Ebu İsa, silah teslimatının aniden sona ermesinin beklenmemesi gerektiğinin altını çizdi. Ebu İsa, "SDG ve Suriye ordusu arasındaki teslim süreci aylarca sürebilir. Örgüt içindeki farklı klikler, sürecin ilerlemesini zorlaştırıyor. Önümüzdeki günlerde bazı silah depolarının patlatılması söz konusu olabilir. SDG içinde hâlâ Suriye’de yeni bir iç savaş hesabı yapan etkin kişiler mevcut ve bu kişiler tüm sürece karşıt bir duruş sergiliyor. Yeni bir silahlı örgüt oluşturma çabaları da mümkün. Bu bağlamda, silah ve cephanelerin tamamen teslim edilmesi sürecinin aylarca hatta yıllarca sürebileceğini söyleyebiliriz," ifadelerini kullandı.
