Avrupa'lı liderlerin Erdoğan'dan isteği: Lütfen bu savaşı bitirin

Yazar Mehmet Acet, Irak/Suriye’ye operasyon, Ukrayna savaşının sürmesini/bitmesini isteyenler, ABD ve Rusya ile ilişkilerde hassas dengelerin perde arkasını ve Avrupa'lı Liderlerin birebir görüşmelerinde Erdoğan'a " Lütfen bu savaşı bitirin" telebinin detaylarını yazdı.

Avrupa'lı liderlerin Erdoğan'dan isteği: Lütfen bu savaşı bitirin

Cumhurbaşkan Erdoğan Rusya ile Ukrayna arasındaki yaşanan savaşta üstlendiği arabuluculuk rolü ve Tahıl krizinden esir takasına kadar çok sayıda konunun çözümüne katkı sağlaması sonrası, Erdoğan'a Avrupa liderlerinden birebir görşmelerinde " bu savaş lütfen savaşı bitirin" taleplerini ilettiklerini yazan Acet yazısında:

"PERDE ARKASINDA NELER OLUYOR?

Doğrusunu isterseniz, şimdiye kadar herhangi bir yazıya bu kadar uzun bir başlık attığımı hiç hatırlamıyorum.

Anlatacağım arka plan bilgileri bütün bu konularla alakalı ve önemli bilgiler olduğu için, biraz dikkatleri toplama adına böyle yaptığımı farz edin en iyisi.

Ülkeye hükümet edenlerin önünde, içerisinde ciddi riskler barındıran, o nedenle bir ‘jonglör ustalığıyla’ yürütülmesi/yönetilmesi gereken zorlu meseleler var.

Riskler ama aynı zamanda da büyük fırsatlar…

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın küresel liderliği böyle bir dönemde hem riskleri göğüslemek, hem de fırsatların kollanması adına Türkiye için büyük bir nimet.

Kendisini sevmeyenler, muhalefet edenlerin bir kısmı da bu gerçeği görüyor, bu durumdakilerin bir kısmı da bunu cılız bir sesle de olsa dillendirebiliyor.

Dirayet, kararlılık, cesaret ve tabi geniş anlamda istişare gerektiren süreçler bunlar.

YENİ BİLGİ: AVRUPALI LİDERLER BİREBİR GÖRÜŞMELERDE ERDOĞAN’A “LÜTFEN BU SAVAŞI BİTİRİN” DİYORLAR

Hangi savaşı?

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı.

Ya da Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini.

Aktaracağım perde arkası bilgilerden bir tanesi bu.

Deniyor ki:

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali başladığında koro halinde ABD ve İngiltere’nin yanında yer alan Avrupa ülkeleri, zaman ilerledikçe bu tavırlarını değiştirmeye başlamışlar.

Daha doğrusu değiştirmek zorunda kalmışlar diye düzeltelim.

Niçin?

Öncelikli olarak Rusya’ya yaptırımlar, kendi ekonomileri ve enerji ihtiyaçları için ciddi riskleri beraberinde getirdiği için.

Amerika uzakta ve Avrupa’nın bu anlamda yaşadığı sıkıntıların hiçbirini hissetmiyor.

Güvenlik garantileri nedeniyle Amerika’ya ses çıkaramayan Avrupa ülkeleri ise, savaşın uzamasından son derece rahatsız.

Bunu nereden anlıyoruz?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la yaptıkları görüşmelerde açıkça, “Bu savaşı lütfen durdurun” diye ricacı olmalarından anlıyoruz.

UKRAYNA İŞGALİNİN BİR GÜN ÖNCESİ… ERDOĞAN’DAN PUTİN’E TELEFON: LÜTFEN BUNU YAPMAYIN!

Ukrayna işgalinin başlamasından kısa süre önce yarıda kestiği Afrika gezisinden dönerken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ukrayna’dan da vazgeçmeyiz, Rusya’dan da” sözleriyle, Ankara’nın hala aynı zemin üzerinde duran politikasını özetlemişti.

O döneme ait yeni bir bilgi vereyim.

İşgalin başlamasından bir gün önce (23 Şubat 2022) Putin’le görüşmesinde Erdoğan, ısrarla, “Bunu yapmayın” cümlesini kullanıyor.

Yani, işgalden vazgeçirmeye çalışıyor.

Bir, iki defa da değil, defalarca bunu söylüyor.

Diplomasi sınırlarının ötesine geçerek, Putin’i ikna etmeye çalışıyor.

Bugün dizlerini döven Avrupalı liderler, ilk günden itibaren Erdoğan gibi savaşı durdurmaya dönük bir çizgide hareket edebilmiş olsaydı, Anglo-Sakson ittifakının kışkırtmaları belki de bu işgal/savaş başlamadan boşa çıkartılmış olacaktı.

SURİYE’DE HEM ABD, HEM RUSYA, TÜRKİYE’NİN ELİNİ AYAĞINI BAĞLAMA ÇABASI İÇİNDE

İstiklal Caddesi’ndeki terör saldırısından sonra, Irak ve Suriye sınırı boyunca kapsamlı bir hava harekatı başlatıldı.

Teröre kaynağında ‘ceza kesmek’ için.

Hava harekatına engel olamayan ABD ve Rusya, Türkiye’ye operasyonu durdurması için giderek artan dozda baskı uyguluyor.

Dün, aynı anda hem Beyaz Saray’dan, hem Pentagon’dan, hem de ABD Dışişleri Bakanlığından sert açıklamalar geldi.

Bir önceki gün yapılan “Türkiye’nin güneyden gelen terör tehditlerine karşı mücadelesine hak veriyoruz” biçimindeki açıklamaların yerini, içeriğinde ‘tehdit tonu’ da taşıyan açıklamalar aldı.

Pentagon, “Suriye’deki son hava harekatları, ABD personelinin güvenliğini tehdit etti” dedi.

Beyaz Saray, “SDG (YPG) ortağımızdır ve asıl hedef DAİŞ olmalıdır” dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı ise, “Kuzey Suriye ve Irak’taki gerilimin derhal azaltılması çağrısında bulunuyoruz” açıklamasında bulundu.

Her şey, Türkiye’nin kara harekatını durdurmak için!

RUSYA’YA KARŞI ABD’NİN DOLDURUŞUNA GELMEMEK…

“Rusya biraz farklı mı davranıyor” sorusunun cevabı da “Evet” değil.

Hem ABD, hem de Rusya, “Suriye’de eli ayağı bağlanmış bir Türkiye” görmek istiyorlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Göbeğimizi kendimiz keseriz” şeklinde sık sık tekrarladığı sözleri, ABD ve Rusya’nın tavrına karşı, tam da böyle bir yere oturuyor.

ABD, Türkiye ile Rusya’yı karşı karşıya getirmek için her anı, her gelişmeyi fırsat olarak değerlendirme çabası içinde.

Tabi Ankara, bu durumun fena halde farkında.

Rusya’nın Ukrayna savaşı nedeniyle dikkatinin dağılmasından hareketle, bunu fırsata çevirebilirsiniz şeklindeki ‘dolduruşlara’ gelmeden hareket ediliyor.

Bütün zorluklarına rağmen, Rusya ile ilişkilerin şöyle bir artısı var.

İkili meselelerde pek çok ayrışma, görüş ayrılığı, menfaat çatışması olsa da, masaya oturulduğunda müzakereler yoluyla ilerlemeler kaydedilebiliyor.

Batının/ABD’nin yaklaşımı ise, “Ya hep, ya hiç” modunda.

Bu da, müttefiklere dönük güvensizlik duygusunu derinleştirmekten başka bir işe yaramıyor. "

Güncelleme Tarihi: 25 Kasım 2022, 10:50
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER