NEFES DARLIĞI VE ÇABUK YORULMA İHMAL EDİLMEMELİ
Nefes darlığı ve çabuk yorulma çoğu zaman günlük yaşamın yoğunluğuna bağlansa da nadir görülen kalp tümörleri de benzer şikâyetlere neden olabiliyor.
Kalbin içinde gelişen bazı tümörler büyüdükçe kan akışını engelleyerek bacaklarda şişlik, nefes darlığı, halsizlik ve erken yorulma gibi belirtilere yol açabiliyor.
Medipol Mega Üniversite Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Korhan Erkanlı, özellikle yeni başlayan ve nedeni açıklanamayan bu tür şikâyetlerin basit kalp tetkikleriyle araştırılmasının erken tanı açısından önemli olduğunu belirtti.
KALP TÜMÖRLERİNİN ÇOĞU İYİ HUYLU
Kalbin kendi dokusundan gelişen primer tümörlerin oldukça nadir görüldüğünü belirten Prof. Dr. Erkanlı, bu tümörlerin önemli bir bölümünün iyi huylu olduğunu söyledi.
İyi huylu kalp tümörlerinde cerrahi tedavinin başarılı sonuçlar verebildiğini ifade eden Erkanlı, ameliyat sonrasında tümörün yeniden ortaya çıkma ihtimalinin de oldukça düşük olduğunu kaydetti.
KÖTÜ HUYLU TÜMÖRLER DAHA HIZLI İLERLİYOR
Kalbin kötü huylu tümörlerinin ise daha hızlı ilerleyebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Erkanlı, cerrahi tedavinin yanı sıra radyoterapi gibi farklı yöntemlerin de uygulanabileceğini söyledi.
Bu hastaların tedavisinde tıbbi onkoloji, radyasyon onkolojisi ve deneyimli kalp damar cerrahisi ekiplerinin birlikte hareket etmesinin tedavi başarısını artırabileceği belirtildi.
EN SIK GÖRÜLEN TÜRLERDEN BİRİ MİKSOMA
Kalp tümörleri arasında miksomanın en sık karşılaşılan iyi huylu türlerden biri olduğunu belirten Erkanlı, bu tümörlerin kalbin içinde büyüyerek kan akımını engelleyebileceğini ifade etti.
Miksomanın ayaklarda şişlik, nefes darlığı, çabuk yorulma ve erken yorulma gibi belirtilere yol açabileceğini aktaran Erkanlı, ilerleyen vakalarda hastanın ciddi solunum sıkıntısı yaşayabileceğini söyledi.
BASİT BİR EKO İLE TANI KONULABİLİYOR
Kalp tümörlerinin bazı durumlarda basit görüntüleme yöntemleriyle tespit edilebildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Erkanlı, özellikle sonradan ortaya çıkan nefes darlığı ve çabuk yorulma şikâyetlerinin araştırılması gerektiğini vurguladı.
Erkanlı, basit bir EKO tetkikiyle kalpteki tümörlerin tespit edilebildiğini ve bu nedenle açıklanamayan yeni şikâyetleri bulunan kişilerin değerlendirmeden geçmesinin faydalı olduğunu belirtti.
45 YAŞINDAN SONRA RUTİN KONTROLLER ÖNEMLİ
Kalp sağlığının değerlendirilmesinde EKO ve EFOR testi gibi yöntemlerden yararlanılabildiğini belirten Prof. Dr. Erkanlı, 45 yaşından sonra rutin kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.
Bu tetkiklerin radyasyon içermediğini ve kolay uygulanabildiğini ifade eden Erkanlı, özellikle ailesinde kalp tümörü öyküsü bulunan kişilerin kontroller konusunda daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.
