Dijital platformlar üzerinden gençlerin sosyal ilişkilerinin azalması ve şiddeti olağanlaştıran içeriklerle karşılaşmaları, ruh sağlığı üzerinde ciddi endişeleri beraberinde getiriyor. Okulda meydana gelen saldırılar ve “incel” olarak bilinen kadın düşmanı alt kültürün yükselişi, gençlerin yaşadığı problemler konusunda erken müdahalenin ne denli önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Bu konuya dair Medipol Mega Üniversite Hastanesi’nde düzenlenen “Sağlıklı Zihinler, Güvenli Yarınlar” panelinde, gençlere yönelik risk faktörleri ve önleyici stratejiler üzerinde duruldu. Panelin moderatörlüğünü üstlenen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Taha Can Tuman ile birlikte Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Dr. Öğr. Üyesi Rahime Gök, Klinik Psikolog Yasemin Kamalı ve Klinik Psikolog Hülya Özge Şahin, konunun çeşitli boyutlarıyla ilgili bilgi verdiler.
Okul Saldırıları ve Şiddet Olayları Üzerine Analiz
Doç. Dr. Taha Can Tuman, son zamanlarda artış gösteren okul saldırıları ve şiddet olaylarının tekrar gündeme geldiğine değinerek, bu tür davranışların önlenmesi için aile ve okul iş birliğinin elzem olduğunu belirtti. Özellikle, daha genç yaş gruplarında da şiddet eylemlerinin gözlemlenmesi gerekliliğinin altını çizen Tuman, “Ailelerin ve okul rehberlik servislerinin birlikte çalışmaları şart” ifadelerini kullandı. Bu çerçevede, alkol ve madde bağımlılığı ile şiddet arasındaki ilişkiye de dikkat çekti. Alkol ve madde kullanımının ruh sağlığı üzerindeki etkilerinin ihmal edilmemesi gerektiğine vurgu yapan Tuman, günümüzde kumar bağımlılığının da önemli bir mesele haline dönüştüğünü belirtti. Özellikle ceptelefonları üzerinden kumar erişiminin kolaylığının insanları tehlikeli bir duruma itebileceğine dikkat çekti. Tuman, “Artık herkesin cebinde bir kumarhane var” diyerek bu durumu bir halk sağlığı problemi olarak değerlendirdi.
Öfke Yönetimi ve Şiddet Davranışlarının Önlenmesi
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Rahime Gök, şiddeti engellemede bireylerin öfke kontrolü ve sorunlarla başa çıkma becerilerinin kritik bir rol oynadığını söyledi. Zorlayıcı yaşam koşulları altında, bazı bireylerin kendilerini daha iyi hissetmek veya olumsuz hislerden kaçmak için alkol ve maddeye yöneldiğini aktardı. Gök, “Sorunlarla karşılaşan herkes bağımlı olmuyor” diyerek kişisel özelliklerin, sosyal ortağın ve destek sistemlerinin bu süreçte belirleyici olduğunu ifade etti. Ruhsal dayanıklılığı güçlendirmenin önemi üzerinde durarak, bireylerin kendi duygusal ihtiyaçlarını anlaması ve farklı baş etme yolları geliştirmesi gerektiğini vurguladı.
Şiddetin Temellerine Erişmek
Klinik Psikolog Yasemin Kamalı, çocuklarda şiddet davranışlarının ortaya çıkışında aile dinamikleri, okul ortamı ve rol modellerin etkisinin büyük olduğunu ifade etti. Şiddetin bazen çocuklarda kendine veya başkalarına zarar verme, zorbalık gibi davranışlarla kendini gösterdiğini dile getiren Kamalı, bu şiddetin kökenine inmenin önemine işaret etti. Şiddet davranışlarının toplumsal olarak norm haline gelmesinin çocukların tutumlarını değiştirebileceğini anlatan Kamalı, ebeveynlerin çocuklarıyla kurduğu iletişimin de burada kritik bir rol oynadığını belirtti. Çocukların karşılaştıkları problemleri rahat bir şekilde ailelerine iletebilemeleri gerektiğini ifade eden Kamalı, ebeveynlerin bu konular üzerinde derhal öfkeli tepkiler vermek yerine çocuklarını dinlemelerini ve çözüm için öğretim kurumlarıyla beraber çalışmanın daha sağlıklı olacağını vurguladı.
Ebeveynlerin Rolü ve Sakin Kalmanın Önemi
Klinik Psikolog Hülya Özge Şahin, çocuklarda şiddet durumlarında ebeveynlerin öncelikle sakin kalmaları gerektiğini ve güvenliği sağlamanın önemli olduğunu belirtti. Çocuklar öfkeliyken uzun açıklamaların etkili olmayabileceğine dikkat çeken Şahin, çocuğun sakinleşmesine fırsat tanımanın kritik olduğunu ifade etti. Ebeveynlerin çocuğun duygularını anlama ile şiddet davranışını onaylamanın birbirinden ayrı olduğunu vurgulayan Şahin, “Kızgın olduğunu anlıyorum, ancak zarar vermene asla izin vermem” şeklinde bir yaklaşımın önemli olduğunu söyledi. Çocukların olumsuz ifadelerle damgalanmasının, davranışlarının iyileşmesini sağlamaktan çok kötü bir benlik algısı oluşturacağını belirten Şahin, ebeveynlerin şiddete şiddetle karşılık vermek yerine doğru davranışlarla örnek olmaları gerektiğinin altını çizdi.
