İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi SAĞLIK Ramazan’da asitli ve şekerli içeceklere dikkat: “Suyun yerine geçmez”

Ramazan’da asitli ve şekerli içeceklere dikkat: “Suyun yerine geçmez”

Ramazan’da uzun süren susuzluk böbrek taşı riskini artırabiliyor. Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, iftar–sahur arasında zamana yayarak en az 2–2,5 litre su içilmesini önerdi; asitli/şekerli içeceklerin suyun yerini tutmadığını vurguladı.

Ramazan ayında uzun saatler süren susuzluğun ardından su yerine asitli içecekler, şekerli meyve suları ya da aşırı çay-kahve tüketmek böbrek sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nden Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, yeterli sıvı alınmamasının idrarın koyulaşmasına ve kristal oluşumuna zemin hazırlayarak böbrek taşı riskini artırabileceğini söyledi.

“Asitli ve şekerli içecekler suyun yerine geçmiyor”

Doç. Ersöz, daha önce böbrek taşı düşürenler, taş ameliyatı geçirenler ve ailesinde taş öyküsü olanların risk grubunda olduğunu belirterek, “İftar ile sahur arasında en az 2–2,5 litre su tüketilmesi gerekir. Suyun zamana yayılarak içilmesi Ramazan’da büyük bir öneme sahip. Asitli ve şekerli içecekler suyun yerine geçmiyor” dedi. Ersöz ayrıca işlenmiş, tuzlu ve aşırı proteinli gıdalardan kaçınılması gerektiğini de vurguladı.

Şikayetler varsa gecikmeden doktora

Aktif taş hastalığı bulunan ya da yakın dönemde taş ameliyatı geçiren kişilerin oruç tutmadan önce doktorlarına danışmalarını öneren Ersöz, yan ağrısı, bulantı-kusma, idrarda kanama ve ateş gibi şikayetler görüldüğünde acil servise başvurulması gerektiğini ifade etti.

“4 milimetreden büyük taşlarda müdahale gerekebilir”

Hastaların çoğunda küçük taşların kendiliğinden düşebildiğini belirten Ersöz, 4 milimetreden büyük ve düşmeyen taşlarda müdahale gerekebileceğini söyledi. Bu tür durumlarda endoskopik yöntemlerle idrar kanalından doğal yolla ulaşılarak lazer enerjisiyle taş kırma işlemlerinin uygulanabildiğini aktardı.