Cristiano Ronaldo’nun Al Nassr’da başlattığı kriz, sadece Suudi Arabistan Pro Lig’ini değil, uluslararası transfer piyasasını da etkiledi. Yıldız futbolcunun ülkedeki transfer politikalarına yönelik sert tepkisi, Suudi futbolunda PIF destekli adaletsizlik iddialarını gündeme taşıdı. Bu durumun zincirleme etkisiyle Fenerbahçe’nin uzun süredir radarında olan Youssef En-Nesyri transferi de beklemeye alındı.
Ronaldo Neden Kriz Yarattı?
Cristiano Ronaldo, Al Nassr forması altında geçirdiği dönemde sık sık futbol yönetimiyle yaşadığı anlaşmazlıklarla gündeme geldi. Krizin fitilini ateşleyen olay ise ezeli rakip Al Hilal’in, Karim Benzema’yı transfer etme girişimi oldu. Her iki kulüp de Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu (PIF) tarafından yönetilmesine rağmen, Ronaldo’ya göre Al Hilal’e sistematik ayrıcalıklar tanınıyordu.
Ronaldo’nun, bu transferin adil olmadığını savunarak Al Riyadh maçına çıkmama kararı alması, Suudi futbolunda dengeleri alt üst etti. Bu hamle, sadece sportif bir isyan değil; PIF’in futbol üzerindeki etkisine açık bir meydan okumaydı.
PIF’n Rolü ve Suudi Kulüpler Arası Dengeler
PIF, Suudi futbolunda belirleyici bir aktör. Al Nassr, Al Hilal, Al Ittihad ve Al Ahli gibi kulüpleri finanse eden bu yapı, lig içindeki dengeleri stratejik yatırımlarla şekillendiriyor. Ancak Ronaldo, PIF’in Al Hilal’e öncelik tanıdığını ve bu nedenle ligde haksız rekabet oluştuğunu dile getirdi.
Bu iddialar, sadece medya ve kamuoyunda değil, kulüplerin transfer stratejilerinde de ciddi soru işaretlerine neden oldu. Suudi Pro Lig'de yaşanan bu kırılma, sadece ülke içindeki rekabeti değil, dışa dönük transfer politikalarını da doğrudan etkiledi.
Fenerbahçe ve En-Nesyri Transferi Neden Etkilendi?
İlk bakışta sadece Suudi futbolunu ilgilendiren bir kriz gibi görünse de, bu durum Fenerbahçe için hayati öneme sahip bir transfer sürecini doğrudan etkiledi. Fenerbahçe, Sevilla'da forma giyen Youssef En-Nesyri’yi transfer listesine almıştı. Ancak bu transferin gerçekleşebilmesi için Al Ittihad’ın, Benzema'nın ayrılığı sonrası En-Nesyri'yi kadrosuna katması, ardından Fenerbahçe’ye transfer zinciri kurulması planlanıyordu.
Fakat Ronaldo’nun çıkışı sonrası Suudi kulüpler arası güvenin zedelenmesi ve PIF’in transfer politikasını yeniden gözden geçirmesi, bu süreci doğrudan durma noktasına getirdi.
Al Ittihad Transfer Politikalarını Askıya Aldı
Ronaldo’nun tepkisi sonrası Benzema’nın Al Hilal’e transferi şimdilik askıya alındı. Bu durum, Al Ittihad’ın hücum hattını koruma kararını gündeme getirdi. Çünkü Benzema’nın ayrılığı hâlâ ihtimal dahilinde ve bu gerçekleşirse kulüp büyük bir golcü boşluğu yaşayacak. Bu belirsizlik içinde En-Nesyri’nin bırakılması riski göze alınmak istenmiyor.
Bu gelişme, Fenerbahçe cephesinde hayal kırıklığı yaratmış durumda. Transfer için ileri düzey görüşmelerin yapıldığı ve anlaşma zemininin sağlandığı bilinirken, şu an süreç tam anlamıyla askıya alınmış durumda.
Fenerbahçe’nin Transfer Stratejisi Yeniden Şekilleniyor
Fenerbahçe, Suudi futbolundaki bu kriz yaşanmadan önce En-Nesyri için ciddi adımlar atmıştı. N’Golo Kanté’nin ikna süreci, Benzema’nın potansiyel ayrılığı ve Suudi kulüplerin transfer işbirliği, bu zinciri oluşturan temel taşlardı. Ancak şimdi kulüpler arası güven sorunu oluştuğu için Fenerbahçe, transfer stratejisini yeniden masaya yatırmak zorunda.
Kulüp yönetimi, gelişmeleri yakından takip ediyor ve Suudi ligindeki krizden bağımsız alternatifler üzerinde çalışmaya başlıyor. Ancak En-Nesyri hâlâ ilk sıradaki hedeflerden biri olarak kalmaya devam ediyor.
Transfer Belirsizliği Ne Kadar Sürecek?
Şu anda gözler, PIF’in alacağı kararlara ve Suudi futbol yönetiminin atacağı adımlara çevrilmiş durumda. Ronaldo’nun bu çıkışı, sadece kişisel bir kriz değil, Suudi futbol sisteminde reform çağrısı anlamı da taşıyor. Bu nedenle, En-Nesyri transferinin netleşmesi, Suudi kulüplerin iç dengelerinin yeniden oturmasına bağlı olacak.
Fenerbahçe cephesi, gelişmeleri sabırla izlemekte kararlı. Ancak bu süreçte En-Nesyri dışında farklı isimlerle temas kurulması da gündemde olabilir.
