İstanbul
Parçalı bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi 3. SAYFA Yargıtay’dan emsal karar: Ehliyete el konulsa da araç hasarı için tazminat istenebilecek

Yargıtay’dan emsal karar: Ehliyete el konulsa da araç hasarı için tazminat istenebilecek

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, ehliyetine el konulan araç malikinin, kaza sırasında sürücü olmaması halinde araçtaki değer kaybı ve tamir süresindeki mahrumiyet için tazminat isteyebileceğine hükmetti. Yerel mahkemenin ret kararı kanun yararına bozuldu.

Yargıtay 4’üncü Hukuk Dairesi, araç sahiplerini ilgilendiren bir uyuşmazlıkta, ehliyetine el konulan kişinin maliki olduğu aracın hasarı nedeniyle tazminat talep edip edemeyeceğine ilişkin karar verdi. Kararda, araç sahibinin kaza sırasında sürücü konumunda olmaması halinde, sürücü belgesine geçici olarak el konulmasının tazminat talebine engel olmayacağı belirtildi.

Kaza Denizli’de meydana geldi

2025 yılında karara bağlanan dosyaya göre, Denizli’de ehliyetine geçici olarak el konulan bir kişinin aracı trafik kazasına karıştı. Kaza sırasında aracı, ehliyeti geçici olarak geri alınan kişinin eşi kullandı.

Kaza sonrası araç sahibi, araçta değer kaybı oluştuğu ve aracın tamir süresince kullanılamadığı gerekçeleriyle karşı tarafa maddi tazminat davası açtı.

Bilirkişi raporunda kusur tespiti

Dosyada alınan bilirkişi raporunda, kazaya karışan aracın sürücüsünün kusuru olmadığı, karşı tarafın birinci derece hatalı olduğu yönünde değerlendirme yapıldı.

Yerel mahkeme davayı reddetti

Yerel mahkeme, ehliyetine el konulan araç malikinin aracını başkasına kullandırmış olmasını gerekçe göstererek tazminat talebini reddetti. Kararda ayrıca, talebin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği ve araç malikinin kaza tarihinde sürücü belgesinin geçerli olmadığı ifadelerine yer verildi.

Dosya kanun yararına temyiz edildi

Dosya, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 4’üncü Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın “değer kaybı” ve “araç mahrumiyeti” zararına ilişkin olduğuna dikkat çekti.

“Belirsiz alacak davasında hukuki yarar var”

Yargıtay, değer kaybının, aracın ikinci el rayiç değerleri dikkate alınarak kaza öncesi ve tamir sonrası değerler arasındaki farka göre hesaplanması gerektiğini belirtti. Araç mahrumiyeti zararının ise makul tamir süresi ile aynı nitelikte bir aracın kiralama bedeli esas alınarak hesaplanması gerektiği vurgulandı.

Kararda, bu hesaplamaların özel ve teknik bilgi gerektirdiği, davacının zarar miktarını dava açmadan önce belirlemesinin her zaman mümkün olmadığı ve bu nedenle belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunduğu ifade edildi.

“Ehliyete el konulması tazminat talebini engellemez”

Yüksek Mahkeme, kaza sırasında aracı kullanan kişinin araç maliki olmadığını ve sürücü belgesine geçici el konulan kişinin sürücü konumunda bulunmadığını kaydederek, bu durumun uğranılan maddi zararın tazminini talep etmeye engel olmadığı değerlendirmesinde bulundu.

Karar kanun yararına bozuldu

Yargıtay, yerel mahkemece davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunduğu ve sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasının tazminat istemine engel olmadığı gözetilerek zarar miktarının hesaplanması gerektiğini belirtti. Bu nedenle yerel mahkeme kararının, sonucuna etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına karar verildi.