Yargıtay 4’üncü Hukuk Dairesi, araç sahiplerini ilgilendiren bir uyuşmazlıkta, ehliyetine el konulan kişinin maliki olduğu aracın hasarı nedeniyle tazminat talep edip edemeyeceğine ilişkin karar verdi. Kararda, araç sahibinin kaza sırasında sürücü konumunda olmaması halinde, sürücü belgesine geçici olarak el konulmasının tazminat talebine engel olmayacağı belirtildi.
Kaza Denizli’de meydana geldi
2025 yılında karara bağlanan dosyaya göre, Denizli’de ehliyetine geçici olarak el konulan bir kişinin aracı trafik kazasına karıştı. Kaza sırasında aracı, ehliyeti geçici olarak geri alınan kişinin eşi kullandı.
Kaza sonrası araç sahibi, araçta değer kaybı oluştuğu ve aracın tamir süresince kullanılamadığı gerekçeleriyle karşı tarafa maddi tazminat davası açtı.
Bilirkişi raporunda kusur tespiti
Dosyada alınan bilirkişi raporunda, kazaya karışan aracın sürücüsünün kusuru olmadığı, karşı tarafın birinci derece hatalı olduğu yönünde değerlendirme yapıldı.
Yerel mahkeme davayı reddetti
Yerel mahkeme, ehliyetine el konulan araç malikinin aracını başkasına kullandırmış olmasını gerekçe göstererek tazminat talebini reddetti. Kararda ayrıca, talebin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği ve araç malikinin kaza tarihinde sürücü belgesinin geçerli olmadığı ifadelerine yer verildi.
Dosya kanun yararına temyiz edildi
Dosya, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına temyiz edilerek Yargıtay’a taşındı. Yargıtay 4’üncü Hukuk Dairesi, uyuşmazlığın “değer kaybı” ve “araç mahrumiyeti” zararına ilişkin olduğuna dikkat çekti.
“Belirsiz alacak davasında hukuki yarar var”
Yargıtay, değer kaybının, aracın ikinci el rayiç değerleri dikkate alınarak kaza öncesi ve tamir sonrası değerler arasındaki farka göre hesaplanması gerektiğini belirtti. Araç mahrumiyeti zararının ise makul tamir süresi ile aynı nitelikte bir aracın kiralama bedeli esas alınarak hesaplanması gerektiği vurgulandı.
Kararda, bu hesaplamaların özel ve teknik bilgi gerektirdiği, davacının zarar miktarını dava açmadan önce belirlemesinin her zaman mümkün olmadığı ve bu nedenle belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunduğu ifade edildi.
“Ehliyete el konulması tazminat talebini engellemez”
Yüksek Mahkeme, kaza sırasında aracı kullanan kişinin araç maliki olmadığını ve sürücü belgesine geçici el konulan kişinin sürücü konumunda bulunmadığını kaydederek, bu durumun uğranılan maddi zararın tazminini talep etmeye engel olmadığı değerlendirmesinde bulundu.
Karar kanun yararına bozuldu
Yargıtay, yerel mahkemece davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunduğu ve sürücü belgesinin geçici olarak geri alınmasının tazminat istemine engel olmadığı gözetilerek zarar miktarının hesaplanması gerektiğini belirtti. Bu nedenle yerel mahkeme kararının, sonucuna etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına karar verildi.
