Karadağ'da Türk kurumlarının temsilcileri: Sarışın ve mavi gözlü olmak insan olmanın gereği gibi yansıtıldı

İnsan Ticareti Mağdurlarını Koruma Dairesi Başkanı Osman Koramaz Batı'nın "köle-efendi" ilişkisini devam ettirme arzusunda olduğunu belirterek “Rusya-Ukrayna Savaşı'nda sarışın ve mavi gözlü olmak insan olmanın gereği gibi yansıtıldı.” dedi.

Karadağ'da Türk kurumlarının temsilcileri: Sarışın ve mavi gözlü olmak insan olmanın gereği gibi yansıtıldı

Avrupa Birliği (AB) ve Avrupa Konseyi ortaklığında düzenlenen Batı Balkanlar ve Türkiye’ye Yönelik Yatay Destek Faz 2 Bölgesel Kapanış Konferansı kapsamında Türk kurumlarının temsilcileri, Türkiye’nin ayrımcılıkla mücadele ve hassas grupların korunması konusunda çalışmalarını anlattı.

Karadağ’ın Budva kentinde gerçekleştirilen toplantıya, Türk kurumlarını temsilen Göç İdaresi Başkanlığı İnsan Ticareti Mağdurlarını Koruma Dairesi Başkanı Osman Koramaz, Türkiye Barolar Birliği Başkan Yardımcısı Sibel Suiçmez, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumunda (TİHEK) Uzman Celal Araz ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik Teftiş Başkan Yardımcısı Onur Batuman katıldı.

Koramaz, konferansta yaptığı konuşmada, güçlü bir lobinin "köle-efendi" ilişkisini devam ettirme arzusunda olduğunu belirterek “Rusya-Ukrayna Savaşı'nda sarışın ve mavi gözlü olmak insan olmanın gereği gibi yansıtıldı.” dedi.

Rusya-Ukrayna Savaşı'nın ayrımcılığı gösteren önemli bir örnek olduğuna işaret eden Koramaz, Türkiye’de ayrımcılık yapılamayacağının anayasayla güvence altına alındığını söyledi.

Koramaz, kanun önünde din, ırk, renk, siyasi düşünce ve cinsiyet gözetmeksizin herkesin eşit olduğunu vurgulayarak “Herkesin yasalar önünde eşit olduğundan bahsedilirken, pozitif ayrımcılık yapılacak hususlara da değinilmiştir. Benzer düzenleme, Türk Ceza Kanunu’nda da benzer ifadelerle var. Bu kurallara uymayanlar için de cezai yaptırımlar var.” ifadesini kullandı.

Türkiye’de hassas gruplara ve özel ihtiyaç sahiplerine yönelik çalışmaları da anlatan Koramaz, insan ticareti mağdurlarına yönelik ihtisaslaşmış sığınma evlerinde koruma sağlandığını belirterek koruma altındakilerin ülkelerine ya da üçüncü ülkelere gitmelerinin sağlandığını kaydetti.

Koramaz, uluslararası sözleşmeler ve anlaşmalar kapsamında verilen eğitimler ile uluslararası raporların Türkçeye çevrilmesi sayesinde insan ticaretiyle etkin mücadele açısından önemli kazanımlar elde edildiğini belirtti.

"Hukuk okur yazarlığının geliştirilmesinin önemi çok büyük"

Suiçmez, Avrupa Konseyi ile ortak yürütülen Türkiye’de Kadınların Adalete Erişiminin Desteklenmesi Projesi'ne ilişkin bilgiler paylaştı.

Uygulamanın her zaman yasalarla aynı netlikte olmadığını söyleyen Suiçmez, “Türkiye’de kadınlarımızın birçoğu haklarının ne olduğunu, nereye müracaat edeceğini bilmiyor. Bu konuda hukuk okur yazarlığının geliştirilmesinin önemi çok büyük.” dedi.

Suiçmez, avukatların kapasitesinin güçlendirilmesi gerektiğine işaret ederek kadınların barolardan çok STK’lerle temasa geçtiğini tespit ettiklerini belirtti.

4 pilot ilde 270 avukata eğitimler verildiğini aktaran Suiçmez, STK ve baro ilişkilerinin bu 4 ilde geliştirildiğini dile getirdi.

"Türkiye, göç konusunda transit olduğu kadar hedef de bir ülke"

Araz, TİEK’in yabancılarla ilgili resen soruşturma yürütüp ayrımcılık gördüğünde inceleme başlatma yetkisine sahip bir kurum olduğunu belirterek kamu kurumlarının ayrımcılıkları karşısında idari soruşturma yetkisi bulunduğunu söyledi.

Geri Gönderme Merkezleri gibi kurumlarda özgürlüğünden mahrum edilenlerle görüşmeler yapıldığını anlatan Araz, “Türkiye, göç konusunda transit olduğu kadar hedef de bir ülke. Bu nedenle geri gönderme merkezlerinde bir sirkülasyon var.” dedi.

Geçen yıl 26 Geri Gönderme Merkezinden 8’inin ziyaret edildiğini ifade eden Araz, TİEK’in Avrupa Konseyi sözleşmeleri çerçevesinde insan ticaretiyle mücadele ulusal raportör kurumu olarak görev yaptığını kaydetti.

Batuman da verilen eğitimlerin yanında kamu kurumlarıyla iş birlikleri yapıldığını belirterek “Emek sömürüsünün nerede başlayıp nerede bittiğini belirtmenin yerinde olduğunu düşünüyoruz çünkü emek sömürüsüne bağlı insan ticareti olgusu, uluslararası bir olgu ve mevzuat olması gerektiğini düşünüyoruz.” diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 29 Eylül 2022, 21:24
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER