Ortadoğu'da tırmanan çatışmaların gölgesinde, İran kaynaklı bir balistik mühimmatın NATO hava savunma sistemleri tarafından Türkiye topraklarına ulaşmadan imha edilmesiyle birlikte bu madde bir kez daha uluslararası gündemin odak noktasına yerleşti.
Siyasi çevrelerde ve savunma analistleri arasında olası ittifak tepkilerine ilişkin tartışmalar alevlenirken, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ve ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth konuya ilişkin net bir tutum sergiledi. Her iki yetkili de söz konusu mühimmatın başarıyla bertaraf edildiğini ve mevcut tablonun 5. maddeyi tetikleyecek bir eşiğe ulaşmadığını kamuoyuyla paylaştı.

NATO'nun 5. maddesi ne anlama geliyor?
Antlaşmanın bu hükmüne göre Avrupa ya da Kuzey Amerika topraklarında herhangi bir üyeye karşı gerçekleştirilen silahlı bir müdahale, ittifakın tamamına yapılmış bir saldırı olarak değerlendiriliyor. Bu noktada her üye ülke, BM Şartı'nın 51. maddesiyle güvence altına alınan bireysel ve toplu meşru müdafaa haklarını kullanarak saldırıya uğrayan müttefikine gereken desteği sağlamakla yükümlü hale geliyor. Destek biçimi diplomatik baskıdan fiili askeri yardıma kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor ve her üye kendi iç hukuku ile parlamenter süreçlerine göre bu kararı alıyor.
Öte yandan maddenin otomatik olarak savaş açılması anlamına gelmediği sıklıkla vurgulanan kritik bir ayrıntı. Kuzey Atlantik Konseyi olayın 5. madde kapsamına girip girmediğini tartışarak ortak bir değerlendirme yapıyor; ardından her ülke kendi anayasal çerçevesinde harekete geçiyor. Alınan tüm adımlar BM Güvenlik Konseyi'ne derhal iletiliyor ve konsey barış sürecini yönettiği anda NATO önlemleri sonlandırılabiliyor. Siber saldırılar da belirli koşulları karşıladığı takdirde bu madde kapsamında ele alınabiliyor.

Madde bugüne kadar kaç kez uygulandı?
NATO'nun 75 yılı aşkın geçmişinde 5. madde yalnızca bir kez resmi olarak işletildi. 11 Eylül 2001'de ABD'ye yönelik gerçekleştirilen terör saldırılarının ardından müttefikler, 12 Eylül'de oybirliğiyle bu tarihi kararı aldı. Söz konusu adım, ittifakın kolektif savunma mekanizmasını fiilen hayata geçirdiği tek örnek olarak uluslararası ilişkiler tarihine geçti; ardından başlatılan Afganistan ISAF misyonu da bu karar çerçevesinde şekillendi. Türkiye gibi üyelerin sınır güvenliği tehdit altına girdiğinde ise daha esnekliğe alan tanıyan ve sadece istişare mekanizmalarını kapsayan 4. madde devreye alındı.
Rutte'den "stratejik belirsizlik" mesajı
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Türkiye'ye yönelik mühimmatın bertaraf edilmesinin ittifakın savunma kapasitesinin somut kanıtı olduğunu belirterek 5. madde tartışmalarını gündemden düşürdü. "Kimse şu an 5. maddeden bahsetmiyor; önemli olan düşmanlarımızın NATO'nun ne kadar teyakkuzda olduğunu görmesidir" diyen Rutte, bu konuda stratejik belirsizlik politikasının korunmasının ittifak açısından en doğru yaklaşım olduğunu açıkladı. ABD Savunma Bakanı Hegseth da yaşanan olayın maddeyi tetikleyecek bir kıvama ulaşmadığı görüşünü paylaştı.
