ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı askeri saldırılar ile Tahran yönetiminin sert misillemeleri, dünya enerji ticaretinin en kritik noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda büyük bir gerilim dalgası yarattı. Küresel petrol taşımacılığının can damarı olarak görülen bu stratejik geçitte gemi trafiği hızla düşerken, uluslararası sigorta şirketleri savaş risklerini gerekçe göstererek bölgedeki gemiler için poliçeleri iptal etmeye başladı. Artan güvenlik tehdidi nedeniyle çok sayıda tanker ve konteyner şirketi de Boğaz’dan geçişleri geçici olarak durdurma kararı aldı.
Enerji piyasalarının kalbi sayılan bu dar su yolu etrafında yaşanan gelişmeler, sadece bölgesel değil küresel ekonomi açısından da ciddi endişelere yol açıyor.
Hürmüz Boğazı’nda Gemi Trafiği Sert Şekilde Azaldı
İngiltere Deniz Ticaret Örgütü’nün paylaştığı verilere göre normal şartlarda Hürmüz Boğazı’ndan günlük ortalama 138 ticari gemi geçiş yapıyordu. Ancak İran Devrim Muhafızları’nın özellikle ABD ve İsrail bağlantılı ticari gemilere yönelik saldırılarının ardından bu sayı hızla düşmeye başladı.
Denizcilik sektöründe faaliyet gösteren birçok şirket, mürettebat güvenliği ve ticari riskleri gerekçe göstererek rotalarını değiştirmeyi tercih ediyor. Uzmanlar, Boğaz’daki güvenlik risklerinin artmasının küresel ticarette ciddi aksamalara yol açabileceğini vurguluyor.
Pakistan Donanması Kritik Bir Operasyona İmza Attı
Bölgedeki güvenlik tehdidinin artması üzerine Pakistan Donanması dikkat çekici bir adım attı. Pakistan’a ait savaş gemileri, petrol ve diğer stratejik yükleri taşıyan ticari gemilere Hürmüz Boğazı boyunca refakat ederek güvenli geçiş sağladı.
Uçak gemisi ve ikmal gemilerinin de dahil olduğu bu koruma operasyonu sayesinde petrol ve ticari yüklerin güvenliği sağlanırken, Pakistan Donanması bölgede bu ölçekte bir koruma operasyonu gerçekleştiren ilk donanma olarak kayıtlara geçti.
Günlük 20 Milyon Varillik Dev Enerji Koridoru
Basra Körfezi’nin çıkışında bulunan Hürmüz Boğazı, Orta Doğu’daki enerji üretimini Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına bağlayan stratejik bir geçit konumunda bulunuyor.
AA’nın derlediği verilere göre geçtiğimiz yıl Boğaz’dan günlük ortalama 15 milyon varil ham petrol ve yaklaşık 5 milyon varil petrol ürünü taşındı. Böylece günlük toplam enerji akışı 20 milyon varile ulaştı. Bu rakam, küresel enerji arzının önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Petrol Tarihinin En Büyük Arz Şoku Kapıda mı?
Uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz devam ederse küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde 20’sini etkileyebilecek devasa bir arz kesintisi yaşanabilir. Böyle bir senaryonun gerçekleşmesi durumunda modern petrol piyasalarının bugüne kadar gördüğü en büyük arz şokunun ortaya çıkabileceği ifade ediliyor.
Enerji analistleri, piyasaların bu ihtimali ciddiyetle takip ettiğini ve petrol fiyatlarında sert dalgalanmaların görülebileceğini belirtiyor.
Geçmiş Krizler Bugünkü Riskin Büyüklüğünü Gösteriyor
Tarih boyunca yaşanan petrol krizleri, Hürmüz’deki olası kesintinin ne kadar büyük bir tehdit olduğunu ortaya koyuyor.
1973 Petrol Ambargosu: Günlük yaklaşık 4,3 milyon varil arz kaybı yaşandı.
1978–1979 İran Devrimi: Günlük yaklaşık 5,6 milyon varil petrol piyasadan çekildi.
1980 İran-Irak Savaşı: Yaklaşık 4,1 milyon varillik üretim kaybı oluştu.
1990 Irak-Kuveyt Savaşı: Günlük 4,3 milyon varillik arz kesintisi meydana geldi.
Daha eski bir örnek olan 1956 Süveyş Krizi sırasında ise yaklaşık 2 milyon varillik petrol arzı devre dışı kalmıştı. Ancak uzmanlara göre Hürmüz Boğazı’nda ortaya çıkabilecek potansiyel kesinti, hem hacim hem de küresel etkiler açısından bu krizlerin çok ötesine geçebilir.
