Türkiye ile Libya arasında Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının belirlenmesini kapsayan anlaşma, uluslararası siyasetin yeniden gündemine taşındı. Libya Temsilciler Meclisinin mutabakatı onaylamasının ardından Avrupa Birliği yönetiminden gelen itirazlar, Türkiye'de siyasi görüş ayrılıklarını aşan tepkilere yol açtı. Ankara'dan yapılan açıklamalarda iki ülkenin egemenlik hakları ve Akdeniz'deki meşru çıkarları ön plana çıktı.
AB'nin Libya Anlaşmasına İtirazı Tartışma Yarattı
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Birliği Konseyi Başkanı António Costa, Libya Parlamentosunun Türkiye ile yapılan deniz yetki alanları mutabakatını onaylamasına karşı çıktı.
Avrupa Birliği yönetimi, anlaşmanın üçüncü ülkelerin denizlerdeki egemenlik haklarını etkilediğini ve uluslararası deniz hukukuyla bağdaşmadığını savundu. Brüksel ayrıca Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne verdiği desteği yeniden dile getirdi.
AB'nin bu yaklaşımı Ankara'da tepkiyle karşılanırken, Türkiye ile Libya arasındaki diplomatik iş birliğinin iki bağımsız devletin iradesine dayandığı vurgulandı.
Numan Kurtulmuş'tan Egemenlik Hakları Vurgusu
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Libya Temsilciler Meclisinin aldığı kararı Türkiye-Libya ilişkileri bakımından önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.
Mutabakatın iki ülke arasındaki bağları güçlendireceğine dikkat çeken Kurtulmuş, anlaşmanın Akdeniz'de güvenlik, istikrar ve barış ortamının geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.
Kurtulmuş, Türkiye ve Libya'nın kendi gelecekleri hakkında bağımsız kararlar alabilecek egemen devletler olduğunun altını çizdi. Üçüncü tarafların itirazlarının iki ülkenin ortak iradesini ortadan kaldırmayacağını vurgulayan TBMM Başkanı, Türkiye'nin ulusal haklarını korumaya devam edeceği mesajını verdi.
Muhalefetten de Avrupa Birliği'ne Eleştiri
Avrupa Birliği'nin açıklamaları yalnızca iktidar kanadında değil, muhalefet cephesinde de karşılık buldu.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ursula von der Leyen'in yaklaşımını tarafsızlıktan uzak ve kibirli olarak nitelendirdi. Türkiye ile Libya'nın karşılıklı menfaatleri doğrultusunda anlaşma yapma hakkına sahip olduğunu belirten Özel, Avrupa Birliği'nin bölgedeki anlaşmazlıklarda tek taraflı hareket etmemesi gerektiğine dikkat çekti.
Özel, Türkiye'nin uluslararası alandaki hak ve çıkarlarının iç siyasetteki görüş ayrılıklarının üzerinde tutulması gerektiği yönünde mesaj verdi.
Doğu Akdeniz'deki Deniz Yetki Alanları Yeniden Gündemde
Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılması mutabakatı, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları, deniz sınırları ve bölgesel güç dengeleri açısından önem taşıyor.
Libya Temsilciler Meclisinin anlaşmayı onaylaması, uzun süredir tartışılan mutabakata yeni bir siyasi boyut kazandırdı. Türkiye ve Libya anlaşmayı kendi deniz yetki alanlarına ilişkin bir düzenleme olarak değerlendirirken, Yunanistan ve Avrupa Birliği mutabakatın üçüncü ülkelerin hakları üzerindeki etkilerine itiraz ediyor.
Türkiye-Libya İlişkilerinde Yeni Diplomatik Süreç
Libya Parlamentosunun kararı sonrasında ortaya çıkan görüş ayrılıkları, Doğu Akdeniz'in Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki önemli diplomatik başlıklardan biri olmaya devam edeceğini gösterdi.
Ankara'nın yaklaşımında, deniz yetki alanları konusundaki hakların korunmasının yanı sıra Akdeniz ülkeleri arasında diyalog ve iş birliğinin sürdürülmesi öne çıkıyor.
İktidar ve muhalefetten yükselen itirazlar ise Türkiye ile Libya arasındaki mutabakatın iç politikadaki ayrışmalardan bağımsız olarak ele alındığını ortaya koyuyor.
