Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin borç sermaye piyasasının 2026 yılında tarihi bir eşiği aşarak 540 milyar doların üzerine çıkabileceğini öngördü. Kuruluş, Türk ihraççıların küresel piyasalara erişim kabiliyetini stres dönemlerinde dahi koruduğuna dikkat çekti.
Raporda, Türkiye’nin 2025 yılını güçlü bir performansla kapattığı ve gelişmekte olan piyasalar arasında dördüncü büyük ihraççı konumuna yükseldiği belirtildi. 2026 yılı için ise “pozitif görünüm” mesajı verildi.
Fitch’e göre Türkiye’nin borç piyasasındaki genişlemenin arkasında üç ana faktör bulunuyor:
Yaklaşan vadeli borç ödemeleri ve dış finansman gereksinimi, ihraç hacmini artıran en önemli unsur olarak öne çıkıyor.
Finansman kaynaklarında çeşitlendirme
Türk ihraççıların dijital tahviller ve varlık temelli sukuk gibi alternatif araçlara yönelmesi piyasayı derinleştiriyor.
Hem TCMB hem de Fed tarafında olası faiz indirimlerinin, borçlanma maliyetlerini düşürerek ihraç ortamını desteklemesi bekleniyor.
Fitch raporuna göre, Türkiye’nin dolar cinsi borçlanmalarında ESG (çevresel, sosyal ve yönetişim) temalı ihraçların payı yüzde 10 seviyesinde bulunuyor.
Türkiye’nin bu yıl ev sahipliği yapacağı COP31 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı ile birlikte sürdürülebilir finansman araçlarına ilginin artması ve ESG payının yükselmesi bekleniyor.
Riskler masada: Enflasyon ve jeopolitik belirsizlik
Raporda büyüme potansiyeline rağmen bazı kırılganlıklara da işaret edildi.
Yüksek enflasyon,
Faiz ve kur oynaklığı,
Jeopolitik riskler,
Küresel ticaret politikalarındaki belirsizlik,
Bu unsurların Türk borçlanma araçları üzerindeki hassasiyeti artırdığı belirtildi.
Yabancı yatırımcıların yerel kamu borçlanma araçlarındaki payı 2025 sonunda yüzde 7,6’ya gerilerken, banka dışı kurumların artan ilgisi yatırımcı tabanındaki çeşitliliği destekleyen bir faktör olarak değerlendirildi.
