İstanbul
Açık
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,9717 %0.19
55,8616 %0.24
6.770,32 %0.77
84.484,01 %1.33
Ortadoğu Gazetesi GENEL Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM Konuşmasını Yorumlayan Onur Dikmeci’den Çarpıcı Çıkış

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM Konuşmasını Yorumlayan Onur Dikmeci’den Çarpıcı Çıkış

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 81. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu konuşmasını uzun yıllar Güvenlik Bilimleri üzerine çalışmalar yürüten Onur Dikmeci çarpıcı biçimde analiz etti.

WHATSAPP
KANALI
Ortadoğu Gazetesi Gündem artık cebinizde! Günün en önemli gelişmeleri anında telefonunuza gelsin. Ücretsiz katılın, hiçbir haberi kaçırmayın. Kanala Katıl

Birleşmiş Milletlerin Köhne Yapısı Türkiye Tarafından Tespit Edilmişti

Birleşmiş Milletler, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra idealist perspektifte hayata geçirildiğinde umut bağlanan bir yapıydı. Buna göre artık savaşlar veya çatışmalar olmayacak çünkü Birleşmiş milletler mekanizması devreye girecekti. 

Ancak yıllar içerisinde bölgesel çatışmalar ve bazı ülkelerdeki etnik temizlikleri önleyemeyen bu yapı tam anlamıyla bir hayal kırıklığı oluşturdu. Eski Genel Sekreter Kofi Annan tarafından ortaya atılan modeller ise karşılık bulmadı. BM’nin rotasyona tabi tutulmasıyla ilgili en somut görüşler yalnızca Türkiye tarafından gündeme getirilmiştir 1993, 1995 ve 2009 yıllarında Türkiye tarafından sekreterliğe sunulan görüşlerde Güvenlik Konseyi’nin yapısının düzenlenmesi gerektiği üzerinde durulmuştur. Fakat kuruluşun statükosunun değiştirilmesi mümkün olmamıştır. 

Son yıllarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından BM yeniden eleştirilere tabi tutulmuş ve kapsamlı bir reform ihtiyacının doğduğu belirtilmiştir. Erdoğan bu görüşünü “Dünya Beşten Büyüktür” söylemiyle Formüle etmiştir. Yazdığı Daha Adil Bir Dünya Mümkün isimli kitapta ise görüşünü kapsamlı teori olarak sunmuştur. Mutlak veto yetkisinin yeniden düzenlenmesini Güvenlik Konseyi’nin bir Bakanlar Kurulu gibi görev yapmasını bunun yanında Genel Kurulun güçlendirilmesi gerektiğini savunmuştur. Bir anlamda Birleşmiş Milletler’in köhne yapısı Türkiye tarafından tespit edilmiştir ancak bu yapının dönüştürülmesi mümkün olmamıştır. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan BM’de En Etkileyici Konuşmayı Yapan Liderdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan genel kurulda kanımca en etkili konuşmayı yapan liderdi ve konuşması üç basamaktan oluşmaktaydı birinci basamağı etik değerler ikinci basamağı uluslararası ilişkiler üçüncü basamağı ise teknoloji oluşturmaktaydı vurgulanarak. 

Etik değerler olarak konuşmasının büyük bir bölümünü Filistin meselesine ve BM işlevsizliğine ayırmıştı. Uluslararası ilişkileri basamağında Suriye’nin istikrarı, Kuzey Kıbrıs’ın izoleden kurtarılması ve bunun yanı sıra Türk devletler teşkilatının örnek gösterilecek bölgesel bir pakt haline dönüşmesi vurgulanmış oldu. Yani global bir organizasyonda bölgesel bir organizasyon öne çıkartıldı. Yine Mekke Anlaşması vurgulanarak bölgesel bir savunma organizasyonu aktarıldı. Bu durum Türkiye’nin bölgesel birlikteliklere gayet önem verdiğini anlatmaktadır. 

Üçüncü basamak olan teknoloji konusunda ise Erdoğan, Yapay Zekaya değinerek uluslararası düzenlemelerin yapılması gerektiği üzerinde durmuştur. Siyasi bir organizasyonda teknolojiyi gündeme getirerek özel bir duruş sergilemiştir. 

Erdoğan Dünya Çapında Siyasi Bir Fenomendir

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, BM Genel Kurulundaki konuşmasında açıkça BM’nin kan kaybettiğini, sorunlara-çatışmalara çözüm getiremediğini vurguladı. BM Genel Kurul konuşmalarını yıllardır takip ediyoruz. Şimdiye kadar hiçbir liderin BM resmi toplantısında bu yapının hantallığını vurgulandığını görmedik. Bu aslında Erdoğan’ın politik mizacına çok uyumlu bir çıkış. Şu bir gerçekki siyasette strateji, manevra bir kabiliyettir. Cumhurbaşkanı bunu özellikle iç siyasette uygulamıştır. Ancak bu özelliklerin yanına değer mefhumunuda eklemiştir. Sayın Cumhurbaşkanı istemese Filistin konusuna değinmez, BM’nin işlevini ise ya gündeme getirmez ya da üstü kapalı eleştiriyle geçebilirdi. Ancak bunu yapmadı. Özellikle Davos çıkışından beri biliyoruz ki Erdoğan Dünya çapında siyasi bir fenomen haline gelmiştir. Kendisine özgü haklı çıkışları, yeri geldiğinde sert eleştirileri mazlum halklar tarafından dikkatle izlenmiştir. Dünya siyaseti bu yönüyle bir politik aktöre alışkın değildi. Ancak Erdoğan bunu dönüştürmeyi başarmış, siyaset-etik ilişkisi çalışmalarında bilimsel makale ve konferanslarla analiz edilmiştir. 

Türkiye Özgüvenli Bir Devlet Haline Geldi

Türkiye tarihsel gelenek olarak lider odaklı bir devlettir. Bu topraklar karizmatik güçlü liderleri severler. Türkiye’yi yöneten Cumhurbaşkanı’nın bu denli kendinden emin olması Türkiye’yi daha da özgüvenli bir devlet haline getirdi. Bölgesel ve küresel çatışmalarda Türkiye aranan ya da ihtiyaç duyulan devlet oldu. 

Özellikle Suriye, Filistin, Irak ve Balkanlardaki çatışma ve hassasiyetlerde sivil halk Türkiye gölgesi arar oldu. Lider-devlet bütünleşmesi çok mühimdir. Bu bütünleşme yıllarca bürokratik kliklerce engellenmiştir. Küresel taşeronların unsurları güçlendirilmiş Cumhurbaşkanlığı sistemiyle bürokrasiden temizlenmiş ve yeni milli bürokrasi siyasetin emrinde ve siyasete yardımcı aparat olarak işlevsel hale gelmiştir. 

BM Dahada İşlevsiz Hale Gelmeye Mahkumdur

Global paktlar büyük savaşlardan sonra kurulurlar ve kurulduktan sonra ise ana prensip ve yapılanmalarının değişmeleri çok zordur. BM’in ise daha kapsamlı bir biçimde dönüştürülmesi gelecekte çok olanaklı değildir. Burada Türkiye’nin duruşu oldukça önemlidir. Hem uluslararası organizasyonlara taraf hemde bölgesel organizasyonların şekillenmesinde rol oynuyor. Türkiye askeri gücünden sonra siyasi ve kültürel bir marka haline geliyor. Öyle tahmin ediyoruz ki Akdeniz, Balkanlar ve Afrika coğrafyalarında da Türkiye yeni birlikler tesis edebilir ve birçok bölgesel siyasi-askeri organizasyonun merkezi haline gelebilir. 

Onur Dikmeci Kimdir? 

Güvenlik ve İstihbarat Bilimleri üzerine çalışmalar yürüten eğitimci-yazar Dikmeci’nin bu alana yönelik 13 kitabı 100’den fazla makale-seminer ve röportajı bulunmaktadır. 

Güvenlik felsefesi, istihbarat stratejileri, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik Bürokrasisi temalarını kitaplarında işlemiştir. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yazılan ve Birleşmiş Milletler reformunu anlattığı “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” isimli kitabını ise Düşünce Kuruluşları bünyelerinde ele alarak araştırmacı ve akademisyenlerle buluşturmuştur.