Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Gazze, Filistin, BM Güvenlik Konseyi reformu, Rusya-Ukrayna savaşı, Suriye, KKTC, iklim krizi ve aile politikalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Gazze konusunda uluslararası topluma seslenerek İsrail üzerinde daha fazla baskı kurulması çağrısı yaptı. BM’nin 81. Genel Kurulu genel görüşmeleri 22 Eylül’de New York’ta başladı.
Erdoğan'dan Gazze ve Filistin Mesajı
Erdoğan, konuşmasına Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Genel Kurul salonunda bulunamamasına değinerek başladı. Abbas’ın ABD’nin vize vermemesi nedeniyle New York’a gidemediği bildirilmişti.
Filistin’in sesi olmaya devam edeceklerini söyleyen Erdoğan, Filistin’i henüz tanımayan ülkelere kararlarını yeniden gözden geçirme çağrısında bulundu.
Gazze’deki can kayıplarına ve insani duruma değinen Erdoğan, hastanelerde yakıt sıkıntısı nedeniyle jeneratörlerin büyük bölümünün çalışamadığını belirtti. BM de Gazze’de elektrik kesintileri nedeniyle jeneratör ve yakıt ihtiyacının sürdüğünü bildiriyor.
Erdoğan, uluslararası topluma çağrıda bulunarak, “Herkesi İsrail'e daha fazla baskı kurmaya davet ediyorum” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasına yönelik desteğini de yineledi.
"BMGK'da Reform Yapılmalı"
Birleşmiş Milletlerin mevcut yapısını eleştiren Erdoğan, BM Güvenlik Konseyi’nde reform yapılması gerektiğini söyledi.
Erdoğan, “190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu yapı ne adildir ne de güveni tam anlamıyla tesis edebilir” ifadelerini kullandı.
“Dünya 5'ten büyüktür” sözünü yineleyen Erdoğan, Güvenlik Konseyi’nin bu ilke doğrultusunda yeniden yapılandırılması gerektiğini belirtti.
Rusya-Ukrayna Savaşı ve Suriye Açıklaması
Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Erdoğan, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik saldırıların kim tarafından gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin kabul edilemez olduğunu söyledi.
Erdoğan, savaşın Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğü korunarak sona ermesini istediklerini belirtti.
Suriye konusunda ise ülkede başlayan yeni döneme değinen Erdoğan, Türkiye’nin Suriye halkının yanında olmaya devam edeceğini ifade etti.
Erdoğan'dan KKTC'yi Tanıma Çağrısı
Kıbrıs meselesine ilişkin açıklamalarda bulunan Erdoğan, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünün tescil edilmesi gerektiğini söyledi.
Erdoğan, “Uluslararası toplumu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum” dedi.
Savunma, Avrupa ve Bölgesel İşbirliği Mesajı
Erdoğan, Pakistan ve Suudi Arabistan ile kurulan Savunma İttifakı’nın bölgesel dayanışmayı güçlendirmeyi ve sorunlara bölge içerisinden çözümler üretmeyi amaçladığını söyledi.
Türkiye’nin Avrupa’nın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Erdoğan, Türkiye’nin dahil edilmediği bir Avrupa güvenlik mimarisinin daha güçlü ve güvenli olamayacağını ifade etti.
COP31 ve İklim Krizi
Erdoğan, Türkiye’nin Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31’e de değindi. COP31’in 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenmesi planlanıyor.
İklim kriziyle mücadelede verilen sözlerin somut adımlara dönüştürülmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, dünya liderlerini COP31’e davet etti.
Gıda israfına da değinen Erdoğan, bir tarafta büyük miktarlarda yiyeceğin çöpe atıldığı, diğer tarafta yüz milyonlarca insanın gıdaya erişmekte zorlandığı bir dünyada adaletten söz edilemeyeceğini belirtti.
Aile Politikalarına Değindi
Konuşmasında aile politikalarına da yer veren Erdoğan, “Küresel cinsiyetsizleştirme politikaları, aile kurumuyla birlikte masum çocukları da hedef alan bir kuşatmaya dönüşmüştür” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin aile ve çocukların korunmasına yönelik politikalarını sürdüreceğini belirtti.
Erdoğan konuşmasının sonunda haksızlık ve zulüm karşısında sessiz kalmayacaklarını ifade ederek, BM kürsüsünden “mazlumların hakkını savunmaya” devam edeceğini söyledi.
