Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da düzenlenen 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı'na gönderdiği video mesajla uluslararası kamuoyuna barış ve diplomasi çağrısında bulundu. Dünyanın farklı bölgelerinde devam eden savaşlar, artan siyasi gerilimler ve uluslararası kuruluşlara duyulan güvenin zayıflamasına dikkat çeken Erdoğan, Türkiye'nin çatışmaların barışçıl yollarla çözülmesi için girişimlerini kararlılıkla sürdüreceğini belirtti. Birleşmiş Milletler'in mevcut karar alma sistemini de eleştiren Cumhurbaşkanı, uluslararası ilişkilerde daha adil ve kapsayıcı bir yapıya ihtiyaç olduğunu vurguladı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İstanbul Arabuluculuk Konferansı'na Video Mesaj
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı'na video mesaj gönderdi.
23 Ekim 2026 tarihinde Hilton İstanbul Bomonti Otel ve Konferans Merkezi'nde başlayan organizasyon, dünyanın farklı bölgelerinden diplomatları, uluslararası kuruluş temsilcilerini ve arabuluculuk alanında çalışan uzmanları bir araya getirdi.
Konferans katılımcılarını selamlayan Erdoğan, organizasyonun hazırlanmasında emeği geçen Dışişleri Bakanlığına teşekkür etti.
İstanbul'un tarih boyunca farklı medeniyetleri, kültürleri ve toplumları buluşturan önemli bir merkez olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı, kentin günümüzde uluslararası diplomasi faaliyetlerine ev sahipliği yapmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Erdoğan: Türkiye Diplomatik Çözümden Vazgeçmeyecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyada yaşanan çatışmaların ve siyasi anlaşmazlıkların uluslararası ilişkiler açısından ciddi sorunlar oluşturduğunu belirtti.
Özellikle ülkeler arasındaki gerilimlerin yükseldiği dönemlerde diplomasi kanallarının açık tutulması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, Türkiye'nin bu konuda kararlı bir yaklaşım benimsediğini ifade etti.
Tarafların birbiriyle iletişim kurmakta zorlandığı durumlarda bile müzakere imkânlarının korunmasının önemini vurgulayan Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin barışçıl çözümleri desteklemeye devam edeceğini söyledi.
Erdoğan, sorunların askeri yöntemler yerine diyalog ve diplomatik girişimlerle çözülmesinin öncelikli hedef olması gerektiği mesajını verdi.
Rusya-Ukrayna Savaşındaki Arabuluculuk Girişimlerine Dikkat Çekti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin uluslararası krizlerin çözümüne yönelik üstlendiği diplomatik rolleri de değerlendirdi.
Rusya ile Ukrayna arasında gerçekleştirilen esir takasları, Türkiye'nin arabuluculuk faaliyetlerinin önemli örnekleri arasında gösterildi.
Savaşın taraflarıyla iletişim kanallarının açık tutulmasının diplomatik süreçlerde önemli bir avantaj sağladığını belirten Erdoğan, Türkiye'nin farklı coğrafyalarda benzer girişimlerde bulunduğunu ifade etti.
Afrika kıtasında sürdürülen arabuluculuk faaliyetlerine de değinen Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin çatışmaların sona erdirilmesi ve taraflar arasında uzlaşma sağlanması amacıyla sorumluluk üstlenmeyi sürdüreceğini vurguladı.
Birleşmiş Milletler'in Yapısına Eleştiri
Erdoğan'ın konuşmasında Birleşmiş Milletler'in mevcut yapısı ve uluslararası sisteme duyulan güven sorunu da önemli yer tuttu.
Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun bu yıl güvenin yeniden tesis edilmesi temasıyla gerçekleştirildiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı, mevcut uluslararası düzenin birçok kriz karşısında beklentileri karşılayamadığını savundu.
Özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin karar alma mekanizmasına dikkat çeken Erdoğan, beş daimi üyenin sahip olduğu veto yetkisinin daha kapsayıcı ve adil bir sistem oluşturulmasının önünde engel teşkil ettiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı, çok sayıda ülkeyi ilgilendiren hayati kararların sınırlı sayıdaki devletin siyasi tercihlerine bağlı kalmasını eleştirdi.
Filistin, Lübnan ve Sudan İçin Uluslararası Topluma Çağrı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan insani krizleri de gündeme taşıdı.
Filistin, Lübnan ve Sudan'da devam eden çatışmaların milyonlarca insanı etkilediğini belirten Erdoğan, uluslararası kuruluşların krizlere çözüm üretme konusunda daha etkili bir rol üstlenmesi gerektiğini savundu.
Birleşmiş Milletler'den çözüm bekleyen toplumların yaşadığı hayal kırıklığına dikkat çeken Cumhurbaşkanı, uluslararası sistemin güvenilirliğini yeniden kazanabilmesi için somut adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
Erdoğan, çatışma bölgelerinde kalıcı barışın sağlanabilmesi için adil çözüm arayışlarının ve diplomatik girişimlerin güçlendirilmesini istedi.
Türkiye Arabuluculuk Faaliyetlerini Sürdürecek
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin uluslararası anlaşmazlıklarda arabuluculuk rolünü sürdürmeye kararlı olduğunu vurguladı.
Barışın sağlanması için çatışmanın taraflarını bir araya getirmenin ve müzakere ortamı oluşturmanın önemine dikkat çeken Erdoğan, diplomatik çözüm ihtimalinin en zorlu koşullarda bile değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı, devletlerin karşılıklı güven temelinde hareket etmesinin uluslararası istikrara katkı sağlayacağını ifade etti.
Türkiye'nin farklı bölgelerde yürüttüğü diplomatik çalışmaların önümüzdeki dönemde de devam edeceği mesajını verdi.
İstanbul'da 200'e Yakın Uluslararası Katılımcı Bir Araya Geldi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ev sahipliğinde düzenlenen konferans, 23-24 Ekim 2026 tarihlerinde gerçekleştiriliyor.
Organizasyona farklı ülkelerden bakanların yanı sıra uluslararası kuruluşların üst düzey temsilcileri, diplomatlar, akademisyenler ve çatışma çözümü alanında çalışan uzmanlar katılıyor.
Yaklaşık 200 katılımcının yer aldığı konferansta uluslararası anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi ve arabuluculuk mekanizmalarının geliştirilmesi ele alınıyor.
Konferansın ana temasını "Barış için Ortaklıklar ve Yeni Perspektifler: Değişen Dünyada Arabuluculuk" oluşturuyor.
İstanbul Arabuluculuk Konferansı'nda Diplomasi Vurgusu
İki gün sürecek organizasyonda, değişen uluslararası koşullar karşısında arabuluculuk yöntemlerinin nasıl geliştirilebileceği tartışılıyor.
Bölgesel kuruluşların diplomatik süreçlerdeki rolü, çatışmaların insani sonuçları ve yeni iş birliği imkânları konferansın gündeminde yer alıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın video mesajında öne çıkan barış, diyalog ve uluslararası sistemde reform çağrıları da organizasyonun temel gündemiyle örtüşüyor.
Türkiye, İstanbul Arabuluculuk Konferansı aracılığıyla uluslararası krizlerin çözümünde diplomatik temasların artırılması ve farklı ülkeler arasında iş birliğinin güçlendirilmesini hedefliyor.
