Eski Ulaştırma Bakanı ve Süleymancılar'ın önceki lideri Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılındaki ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada dikkat çeken yeni gelişmeler yaşandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Denizolgun’un otopsi görüntüleri Adli Tıp Kurumu uzmanı bir profesör tarafından yeniden incelendi. Hazırlanan bilirkişi raporunda ölümün “şüpheli” olarak değerlendirilmesi üzerine Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında kasten öldürme suçundan soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi.
OTOPSİ VİDEOSU YENİDEN İNCELENDİ
Başsavcılığın açıklamasına göre, 25 Ağustos 2026 tarihli bilirkişi raporunda Denizolgun’un ölüm şekline ilişkin önemli değerlendirmelere yer verildi. Raporda, otopsi görüntülerinde tespit edilen bulgular nedeniyle Denizolgun’un ağız ve burnunun kapatılması suretiyle kasten öldürülmüş olma ihtimalinin bilimsel ve objektif olarak dışlanamayacağı belirtildi.
2016’DA “DOĞAL ÖLÜM” RAPORU VERİLMİŞTİ
Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 17 Ekim 2016 tarihli raporunda Denizolgun’un ölümünün “beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm” olduğu değerlendirilmişti. Yeni bilirkişi raporunda ise mevcut belgelerin travmatik olmayan bir beyin kanaması sonucuna ulaşmak için yeterli objektif bulguları ortaya koymadığı değerlendirilerek önceki raporun adli tıbbi açıdan eksiklikler içerdiği ifade edildi.
GÖĞÜS BÖLGESİNDE DÖRT AYRI LEZYON TESPİT EDİLDİ
Bilirkişi incelemesinde Denizolgun’un sağ meme alt kısmından göğüs ortasına doğru uzanan bölgede farklı büyüklüklerde dört ayrı ekimotik alan bulunduğu belirtildi. Bu alanların altındaki dokularda da kanama tespit edildiği ve söz konusu lezyonların ölümden önce meydana geldiğinin değerlendirildiği kaydedildi.
“DİZLE BASKI VE YASTIKLA NEFESSİZ BIRAKMA MÜMKÜN” DEĞERLENDİRMESİ
Raporda, lezyonların büyüklüğü ve göğüs bölgesindeki konumu dikkate alınarak olası ölüm mekanizmasına ilişkin değerlendirme yapıldı. Bir kişinin göğüs bölgesine diziyle baskı uygularken ağız ve burnun bir yastıkla kapatılması yoluyla nefessiz bırakılmasının mevcut bulgularla uyumlu olabilecek bir ölüm mekanizması olduğu belirtildi. Ancak raporda bunun kesinleşmiş ölüm nedeni değil, bilimsel olarak dışlanamayan bir ihtimal olduğu vurgulandı.
AĞIR METALLER DE DOSYAYA GİRDİ
Raporda, 2016 yılında yapılan incelemelerde Denizolgun’un dokuları ve çürüme sıvılarında baryum, arsenik, kadmiyum, cıva ve nikel gibi ağır metallere rastlandığı bilgisi de yer aldı. Ancak bu maddelerin hangi düzeylerde bulunduğunun belirtilmemesi nedeniyle ağır metallerin ölüm üzerindeki muhtemel etkisinin mevcut verilerle objektif olarak değerlendirilemediği ifade edildi.
ADLİ TIP YÖNETİCİSİ HAKKINDA DA SORUŞTURMA
Soruşturma kapsamında dikkat çeken bir başka gelişme de otopsi videosuna ilişkin yaşandı. Başsavcılığın 24 Şubat, 1 Haziran ve 14 Temmuz 2026 tarihlerindeki taleplerine otopsi videosunun bulunmadığı yönünde yanıt verildiği, ancak 18 Ağustos’ta kaydın bulunduğunun bildirilerek görüntülerin gönderildiği belirtildi. Bu nedenle ilgili Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında ilk etapta “resmi belgede sahtecilik” suçundan soruşturma yürütüldüğü bildirildi.
YENİ NUMUNELER YENİDEN ANALİZ EDİLECEK
Bilirkişi raporunda kesin ölüm nedeninin ortaya çıkarılabilmesi için Denizolgun’un tüm tıbbi geçmişinin incelenmesi gerektiği vurgulandı. 2016 yılındaki otopsiden kalan şahit numuneler ile fethi kabir işlemi sonrasında alınan yeni numunelerin yeniden analiz edilmesi gerektiği belirtildi. Bu incelemelerin ardından dosyanın Adli Tıp Kurumu 1. ve 5. Adli Tıp İhtisas Kurulları tarafından birlikte değerlendirilerek ölüm nedeni ve şeklinin netleştirilmesi istendi. Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünün ardından Süleymancılar'ın liderliğine Alihan Kuriş geçmişti. Kuriş, Denizolgun’un kız kardeşi Ayşe Gülderen Denizolgun’un oğlu olması nedeniyle Arif Ahmet Denizolgun’un yeğeni konumunda bulunuyor.
