Gazeteci Kemal Öztürk, Suriye’deki gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmeler sonrasında yürütülen süreç kapsamında İstanbul’da ifade verdiğini açıkladı. Samandağ Cumhuriyet Savcılığının talebi üzerine İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gittiğini belirten Öztürk, konuşmasının bağlamından koparıldığını savundu. Öztürk ayrıca sözleri nedeniyle üzülen veya geçmiş travmaları tetiklenen Alevi ve Nusayri vatandaşlardan özür diledi.
Kemal Öztürk İstanbul’da İfade Verdi
Öztürk, Beşşar Esed yönetiminin devrilmesinin ardından Suriye’de yaşanan gelişmelere ilişkin yaptığı değerlendirmeler nedeniyle hakkında yürütülen süreçle ilgili kamuoyuna açıklama yaptı.
Samandağ Cumhuriyet Savcılığının talebi doğrultusunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığında ifade verdiğini açıklayan Öztürk, işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeden ayrıldığını bildirdi.
Öztürk, söz konusu konuşmasında Suriye’de şiddet ve çatışma isteyen kesimlere karşı Ahmed Şara yönetiminin sağduyulu davrandığını anlatmaya çalıştığını ifade etti.
“Şiddeti Savunan Tek Bir Cümlem Olmadı”
Yaklaşık 30 yıllık gazetecilik hayatı boyunca şiddeti savunan veya halkı kin ve nefrete yönlendiren bir yaklaşım sergilemediğini söyleyen Öztürk, konuşmasındaki ifadelerin farklı şekilde yorumlandığını savundu.
Kendisinin “katliam çağrısı yaptığı” yönündeki suçlamaları reddeden Öztürk, sözlerinin yanlış anlaşılması nedeniyle üzülen Alevi ve Nusayri vatandaşlara da seslendi.
Öztürk, “Durumu yanlış anlayan, üzülen ve travmaları tetiklenen iyi niyetli Alevi ve Nusayri vatandaşlar varsa onlardan özür diliyorum” açıklamasında bulundu.
Öztürk: Beş Gündür Linç Ediliyorum
Kamuoyuna yaptığı açıklamada meslek hayatına da değinen Öztürk, bugüne kadar hakkında hakaret veya kin ve nefrete teşvik suçlamasıyla açılmış bir dava bulunmadığını söyledi.
Canlı yayınlarda ve yazılarında hassas konuları dikkatli biçimde ele almaya çalıştığını belirten Öztürk, zaman zaman anlatmak istediğini doğru ifade edememiş olabileceğini ancak niyetinin ve yaklaşımının çarpıtılmasını kabul etmediğini dile getirdi.
Son beş gündür belirli çevrelerin hedefinde olduğunu öne süren Öztürk, kendisine, ailesine, çocuklarına ve inancına yönelik hakaret ve tehditlerde bulunulduğunu iddia etti. Söz konusu paylaşımlarla ilgili yargıya başvurduğunu açıklayan Öztürk, hukuki sürecin devam edeceğini belirtti.
“Asıl Hedef Terörsüz Türkiye Süreci”
Öztürk, kendisine yönelik tepkilerin yalnızca şahsıyla ilgili olmadığını savunarak “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” olarak adlandırdığı süreçlere dikkat çekti.
Asıl hedefin bu süreçler, süreci yöneten ve destekleyen kişiler ile medyada savunan kesimler olduğunu öne süren Öztürk, kendi üzerinden söz konusu süreci yıpratmaya yönelik bir kampanya yürütüldüğünü iddia etti.
Alevi ve Nusayri Vatandaşlara İlişkin Açıklama
Öztürk, tartışmalar sırasında Alevi ve Nusayri vatandaşların haklarının ve hassasiyetlerinin gözetilmesi gerektiğini de ifade etti. İyi niyetli vatandaşlarla onların duygularını istismar ettiğini öne sürdüğü kişilerin birbirinden ayrı tutulması gerektiğini savundu.
Kendisine destek veren ailesine, avukatlarına, meslektaşlarına, dostlarına, okurlarına, takipçilerine ve devlet büyüklerine teşekkür eden Öztürk, bundan sonraki dönemde “Güçlü Türkiye”, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” olarak nitelendirdiği süreçleri savunmaya devam edeceğini açıkladı.
