Ekrem İmamoğlu, 436 sanıklı İBB Davası'nın dördüncü gününde savunmasını tamamlayarak kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddetti. Duruşmada mahkeme başkanının, Adem Soytekin'in ifadesinde bahsedilen, "Adem dik dur, bizi satma" içerikli not konusunu gündeme getirmesi üzerine İmamoğlu'nun cevapları dikkat çekti. Özellikle horon oynamanın metaforu üzerinden yaptığı vurgular, duruşmada ilgiyle karşılandı.
ADEM SOYTEKİN'İN İDDİALARI GÜNDEME GELDİ
Dördüncü gün süren İBB Davası kapsamında, İmamoğlu'na Adem Soytekin'in 16 Haziran 2025 tarihli ifadesinde yer alan iddialar soruldu. Mahkeme Başkanı, Soytekin'in cezaevinde avukatları aracılığıyla bir baskıya maruz kaldığına dikkat çekti. Bu baskı kapsamında kendisine milletvekilliği teklifinde bulunulduğu ve ayrıca Ekrem İmamoğlu'na ait olduğu iddia edilen el yazısı notların okutulduğu ifade edildi. İmamoğlu, bu iddialara karşı kendisinin böyle bir durumla ilgisi olmadığına vurgu yaparak, Soytekin’in iddialarının asılsız olduğunu belirtti.
SOYTEKİN’İN HATIRLADIĞI NOTTA NE YAZIYORDU?
Adem Soytekin'in hatırladığına dair verdiği ifadelerin birinde “Adem, dik dur, bizi satma” şeklinde bir notun varlığı gündeme geldi. Mahkeme Başkanı’nın bu konuyu İmamoğlu'na sorması üzerine, İmamoğlu bu tür bir not yazmadığını ve göndermediğini belirtti. Ayrıca, "Dik dur güzel bir sözdür" şeklinde de bir değerlendirme yaparak, bu tür ifadelerin anlamına dikkat çekti. İmamoğlu'nun yanıtı, duruşmanın keyifli anlarından birini oluşturdu ve mahkeme salonunda gülümsemelere neden oldu. İmamoğlu'nun cevaplarında kullandığı horon metaforu, kültürel bağlamda kendine has bir ironi taşıması açısından dikkate değerdi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Dik dur” ifadesine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bu ifadenin olumlu bir anlam taşıdığına vurgu yapan İmamoğlu, sözlerinin arka planını aydınlatmaya çalıştı. Söz konusu cümlenin hatırlanmadığını belirten İmamoğlu, “Dik dur” ifadesinin güzel bir söylem olduğunu ifade etti. “Yan durma, dik dur. Beğendim.” diyerek, ifadesinin anlamını pekiştirdi. Ancak bu konuyla ilgili herhangi bir not hazırlamadığını veya göndermediğini vurguladı. Ayrıca, toplumda herkesin dik durmasının önemli olduğunu da dile getirdi.
İMAMOĞLU’NUN AÇIKLAMALARI VE ANLAM DERİNİLİĞİ
İmamoğlu, “Dik dur” sözünün toplumda nasıl algılandığına dair görüşlerini paylaşarak, kendi perspektifinden olaya yaklaşmaya çalıştı. Bu bağlamda, bir liderin duruşunun ve söylemlerinin ne denli mühim olduğunu vurguladı. “Durup durmamak kendi takdiridir.” sözleriyle, bireylerin kendi kararlarını alma özgürlüğünü de ön plana çıkardı. Bu ifadeler, kişisel bir tutum olarak ele alınıp, toplumsal dinamikler açısından bir eleştiri yapılmaksızın hükümet veya muhalefetle ilgili bir duruş sergilemek üzere düşüncelerine yön verdi. Bu tür ifadelerin, liderlik vasfının bir parçası olarak, nasıl yankılandığı da özenle önem taşıyor.
HORONA DEĞİNDİ VE KÜLTÜREL GÖNDERMELER YAPTI
Açıklamalarının devamını horon ile bağlandıran İmamoğlu, “Bizim orada horon da dik oynanır,” ifadesiyle kültürel bir gönderme yaptı. Bu cümle, hem eğlenceli bir ton hem de kendi kültürel köklerine bir vurgu taşıyor. Ekrem İmamoğlu, bu cümlesiyle hem halkına hitap ederken hem de kültürel bağları pekiştirmiş oldu. Horon, özellikle Karadeniz Bölgesi'nde önemli bir yer tutuyor ve toplumsal değerleri bir araya getiren bir etkinlik olarak öne çıkıyor. İmamoğlu’nun bu şekilde kültürel referanslar kullanması, toplum içindeki birliği ve beraberliği okşayıcı bir anlam da taşıyor.
