Kahramanmaraş’ta 5 yıl önce kuvözde bulunan Deniz Esin Bozoklar’a yönelik eylemleri nedeniyle “kasten yaralama” suçundan yargılanan hemşire Hazel Dırık Bağrıyanık’ın davasına devam edildi. Mahkeme, dosyadaki iki adli rapor arasında çelişki bulunduğunu belirterek raporları Adli Tıp Üst Kuruluna gönderdi. Bağrıyanık’ın tutukluluk halinin devamına karar verilirken duruşma 19 Ekim’e ertelendi.
Kuvöz Davasındaki Raporlar Üst Kurula Gönderildi
Kahramanmaraş 10’uncu Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya Deniz Esin Bozoklar, annesi Sema Bozoklar, babası Abdullah Bozoklar ve taraf avukatları katıldı.
Deniz Esin Bozoklar’a kuvözdeyken yönelik eylemlerinin görüntülerinin ortaya çıkmasının ardından tutuklanan ve 3 yıla kadar hapsi istenen Hazel Dırık Bağrıyanık ise duruşmaya cezaevinden SEGBİS aracılığıyla bağlandı.
Hakim, dosyada bulunan iki rapor arasında çelişkiler olduğunu belirterek bunların giderilmesi amacıyla raporların Adli Tıp Üst Kuruluna gönderildiğini açıkladı.
Bağrıyanık Tahliyesini Talep Etti
Savunmasında yaptıklarından dolayı pişman olduğunu söyleyen Bağrıyanık, amacının çocuğa zarar vermek olmadığını, kanını alarak bakımını gerçekleştirmeye çalıştığını savundu.
Son Adli Tıp Kurumu raporunda kendi eylemiyle çocuğun engelli kalması arasında illiyet bağı kurulamadığını belirten Bağrıyanık, Deniz Esin Bozoklar’daki yürüme bozukluğunun mevcut hastalığıyla ilişkilendirildiğini söyledi.
Çocuğu nöbetinin ardından sağlam şekilde teslim ettiğini ve kırığın 5 gün sonra tespit edildiğini öne süren Bağrıyanık, tutukluluğunun kendisi ve çocuğu açısından ağır sonuçlar doğurduğunu belirterek tahliyesini ve tutuksuz yargılanmayı istedi.
Avukatından İlliyet Bağı Açıklaması
Bağrıyanık’ın avukatı Mustafa Çaprak da raporlar arasında çelişki bulunmadığını savundu. İlk raporda eylemin serebral palsiyi kuvvetlendirebileceğine ilişkin bir ihtimalden söz edildiğini, sonraki raporlarda ise illiyet bağı kurulamadığının ortaya konulduğunu söyledi.
Dosyadaki görüntüleri inkar etmediklerini belirten Çaprak, tartışılması gereken konunun söz konusu eylemlerin tıbbi sonuçları olduğunu ifade etti.
Çocuğu teslim alan iki hemşirenin de onu sağlam teslim aldıkları yönünde beyanda bulunduğunu aktaran Çaprak, müvekkilinin kemik kırığı ve engellilik açısından sorumlu olmadığını savunarak tahliye talebinde bulundu.
Aile Adli Tıp Raporuna İtiraz Etti
Deniz Esin Bozoklar’ın annesi Sema Bozoklar ise kızının sağlıklı doğduğunu ve yalnızca kilosunun düşük olması nedeniyle kuvöze alındığını söyledi.
Çocuğunun yaklaşık 2,5 ay boyunca engelliliğine ilişkin bir bulgu bulunmadığını öne süren anne Bozoklar, sanığın eyleminin ardından kızının bacağının kırıldığını, nöbet geçirdiğini ve epilepsi ilacı kullanılmaya başlandığını belirterek şikayetinin devam ettiğini ifade etti.
Baba Abdullah Bozoklar da kamera kayıtlarında kızına yönelik eylemlerin görüldüğünü belirterek olay öncesinde serebral palsi, bacak kısalığı veya nörolojik takibe ilişkin bir tespit bulunmadığını savundu.
Ailenin avukatı Sait Bolat ise Adli Tıp Kurumu raporunu kabul etmediklerini söyledi. Raporu hazırlayan heyette nöroloji uzmanının bulunmadığını belirten Bolat, nöroloji doktorunun da yer aldığı yeni bir heyetten rapor alınmasını talep etti.
Hemşirenin Tutukluluğu Devam Edecek
Mahkeme, ailenin avukatının yeni rapor alınması yönündeki talebini reddetti.
Hakim, dosyadaki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Üst Kurulundan gelecek değerlendirmenin beklenmesine karar verdi.
Hazel Dırık Bağrıyanık’ın tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme, davanın bir sonraki duruşmasını 19 Ekim’e erteledi.
