1965’li yıllar. Çocuktuk. Anne babamızın dağ gibi gölgesinde, Yarını, bugünü pek düşünmeden, Çocukluğumuzu yaşamaya çalışıyorduk. En sevdiğimiz günler de Tabii ki bayramlardı.
Ben Silivri Çantalı Köylüyüm. Senede bir kere, Silivri’de kurulan panayırda duvarlarda gezen motosikleti izlemek, O büyük salıncaklarda, Ödümüz kopana kadar sallanmak, Eğlenceden öte korkutucuydu.
Şeker Bayramı’nda tatlının her türlüsünü, Kurban Bayramı’nda da etin alasını mideye indirir, Büyüklerce sevilir, Okşanırdık. Onların gönül güzelliği içinde mest olurduk.
Özetle gönül dostları, o yaşlarda Biz çocuklar için bayram her şeydi.
Bayram için çarşıdan pazardan Esvapların en güzelini seçer, O giysilerimizi hazine gibi çok özel saklar, Bayram gelmeden asla giymezdik.
Arife günü heyecanın doruğa çıktığı gündü. Bayram giyecekleri hazırlanır, Yastık altına konur, Uykusuz geçen gecede ertesi gün, Bayram günü heyecanla beklenirdi.
Bayramlaşma ailenin en büyüğünün evinde yapılırdı. Bu yer de rahmetli babamın eviydi. Amcalar, halalar, teyzeler, yengeler, abiler, yeğenler Hep orada toplanır Ve bayramlaşılırdı.
Köy evinin salonu genişti ve bütün sülale oradaydı. Oradaki akraba ve de yakınlara bakınca, İnsan bir çocuk olsa da büyük aile olmanın Gücünü, büyüklüğünü görür, Kendini daha da güvende hissederdi.
Şeker Bayramları genelde çocukların bayramıdır bence. El öpme aşamasına geçilince büyüklerin elleri ceplerine iner, Küçükleri para ile, şeker-çikolata ile, sevgi ile Mutlu ederlerdi.
Tabii bayram evde bitmezdi. Bunun bir de köyü dolaşıp eş dost, yakın komşu Ve de akrabaların evlerini dolaşma, Oralardan da çocuk olarak parsayı toplama işi başlardı.
Bizim çocukluk arkadaşları Ve de bayram ekibimiz belliydi. İki teyze oğlu Ahmet ile Ali.
Plastik poşetlerimiz hazırdı. Şeker ve para doldurmak için.
Kapılar tek tek çalınır, Eller öpülür, nasipte ne varsa alınırdı.
Genelde tercih edilen evler, Para ve de çikolata verilen evlerdi. Bunun dışında akide, peynir şekeri veren evler akraba da olsa, Çoğu zaman es geçilirdi.
Mekânı cennet olsun. Bizim ailede büyük teyzemizin oğlu Yaşar Ağamız vardı. Biz yeğenleri bile olsak elini pek cebine atmaz, Bize hiç sevmediğimiz, şimdiki adı Mevlana Şekeri olan, Bizim köy dilinde peynir şekerini ikram ederdi.
Onun bu durumunu bildiğimiz için biraz daha büyüdüğümüzde evine gitmez olduk. Tabii şikâyet Ahmet, Ali ve de benim babama oldu.
Babam Recep Öncü durumu biliyordu; Yaşar Ağamızı fırçaladı: “Gelmezler tabii. Oğlum, sen de peynir şekeri verme. Cebinde akrep olmasın. En yakınlarısın, çocukları arada para ile sevindir.”
Rahmetli babamın fırçası işe yaradı. Ama para olarak değil.
Yaşar dayımız bize para yerine bayramlarda, Karaoğlan, Teksas, Tommiks, Kinova, Zagor gibi evinde birikmiş olan resimli Mecmualardan vermeye başladı.
İlginç olacak ama Bu taktik çok daha işe yaradı. Okumayı seven gençler olarak, Sonraki bayramlarda İlk ziyaret ettiğimiz ev rahmetlinin evi oluvermişti.
İşte böyle gönül dostları. O bayramlar çocukluğumuzun en güzel günleriydi. Ama şimdilerde değişti gibi biraz.
En son kızım Bürçe bunu bana hatırlattı. Benim; “Kızım, bayramlarda akrabaların elini öpmeyi, ziyaret etmeyi unutmayın.” Türündeki uyarıma cevabı; “Vallahi baba, sizin elinizi öperiz, sonra da tatile, dinlenmeye gideriz.” Şeklinde oldu.
Anladım ki çağdaşlık arttıkça, Eskiye rağbet de azalıyormuş.
Kişisel saldırılar yapmayın: Yorumlarınızda diğer kullanıcıları veya kişileri hakaret içeren ifadelerle suçlamayın veya aşağılamayın.
Irkçı, cinsiyetçi veya ayrımcı yorumlar yapmayın: Yorumlarınızda ırk, cinsiyet, etnik köken, din, cinsel yönelim veya herhangi bir ayrımcılık unsuru içeren ifadeler kullanmayın.
Yasa dışı faaliyetleri özendirmeyin: Yorumlarınızda yasa dışı faaliyetleri özendiren veya teşvik eden ifadeler kullanmayın.
Özel bilgileri paylaşmayın: Yorumlarınızda başkalarının özel bilgilerini paylaşmayın, bu bilgiler kullanıcıların adını, telefon numarasını, adresini, e-posta adresini veya diğer özel bilgileri içerebilir.
Spam ve reklam yapmayın: Yorumlarınızda spam veya reklam içeren ifadeler kullanmayın. Yorumlarınızın reklam içermemesine özen gösterin.