O BİR NÜKLEER TIP PROFESÖRÜ ADI HAYAL, HAYAL GİBİ
Babalar için kızlar çok önemlidir.
Elmas gibi, pırlanta gibi.
Hatta ondan da öte.
Son nefeslerine kadar kızlarının arkasındadırlar.
Bir dediğini eksik etmezler.
Kızlar evlense de.
Babalarının hep küçük kızıdır,
prensesidir.
Babaların en büyük istekleri de bellidir.
Kızlarının iyi bir meslek sahibi olması.
İyi bir aile kurması.
İşte bir babanın hayal ettiği o hedefleri gerçekleştirmiş,
babasını gururlandırmış,
zarif bir hanımefendi masamızda.
Nükleer Tıp Profesörü, Hayal Hanım.
Prof. Dr. Hayal Özkılıç.
Özverili.
Akıllı.
Hep gülen.
Öngörülü,
davranışlarında kibirden eser olmayan,
bir tıp profesörü.
Doktor olan eşi Murat Özkılıç ile birlikte,
çok güzel bir ailesi olan bir hanımefendi.
ABD'de çalışan bir de oğulları var.
Adı “ÖKE”.
Göktürk ismi koymuşlar.
Akıllı, zeki, dâhi anlamında.
Hayal hocamız Nükleer Tıp Profesörü.
Yıllarca Ege Üniversitesinde hastalarına şifa dağıtmış.
Yumuşak başlı ve de yardımsever biri olduğu için,
çok da sevilmiş.
Merak edenleriniz olabilir.
Ne iş yapıyor diye?
Nükleer Tıp Dalı doktorlukta hem zor,
hem de çok önemli bir bölümdür.
Bu dalda olan hocalar;
“Nükleer tıp dersi verirler,
asistanlara tez danışmanlığı yaparlar.
Kongrelere katılırlar.
Bilimsel danışmanlık yaparlar.
Kanser ağırlıklı konularda araştırmalarda makaleler yayımlayıp,
insanlarımızı aydınlatırlar.
Kanser hastalarına verilen radyoaktif işaretli ilaçları konusunda
uzmandırlar.
Kanser tarama ile ilgili PET, CT, SPECT gibi radyolojik görüntülemeleri,
yorumlar ve de tedavinin şeklini belirlerler.
Kanser tümörlerinin evrelerini belirleyip hastaların,
tedavi yollarını düzenlerler.”
Özetle dostlar, bu saydıklarımız nükleer tıp hocalarının,
görevlerinden bazılarıdır.
Hayal hocamızın da 12 parmağında 12 marifet var.
Ve mesleki hayatı boyunca çok hasta tedavi etmiş.
Çok hastasının acısını yaşamış.
Tedavinin başarısının sevincine ortak olmuş.
Onlarla dertlenmiş, onlarla sevinmiş.
İsmi HAYAL. Düşündüm…
Babası hayal ettiği bir kız olsun diye mi?
HAYAL adını koymuş diye! Maalesef öyle değilmiş.
Hayal Hocamızın abisinin adı Hayri imiş,
babası da uyumlu olsun diye Hayal adını koymuş.
Hayal ile Hayri.
Bir saatlik deniz kenarı masa muhabbetinden sonra.
Hayal hocamızı anlatan bunlardı.
Ama son sözü yine hoca olarak o söyledi:
“Türk kadını Ulu Önder ATATÜRK'e,
Atamıza çok şey borçludur.
O, eli ayağı öpülecek bir asrın lideridir.
Kadınımızı öyle bir yerlere koydu ki.
Benim şimdiki PROF konumumu onun,
eseridir diyebilirim.
Mekânı cennet olsun.”
Evet, Hayal hocamız bir Atatürk kızı.
Çağdaş, laik, başarılı bir TÜRK kadını.
Ve özellikle kızlarımızın örnek olması gereken.
Bir DEĞER.
