Bugünlerde eşten dosttan, okuyucularımızdan, özellikle borsa üzerine sorular geliyor.
Sorular hep aynı minvalde odaklanıyor.
Borsamız niçin hep düşüşte?
Niçin bir türlü toparlanamıyor?
Bunun için çok sebep gösterebiliriz.
ABD, İsrail-İran savaşı.
Bu sebeple yükselen petrol ve doğal gaz fiyatları ekonomileri zora sokuyor.
Doğal olarak biz de etkileniyoruz.
Bir de son zamanlarda hız kazanan milyarlık halka arzlar, piyasalardan paranın çekilmesine sebep oluyor.
Öze gelirsek…
X
Önce son zamanlarda yapılan şu halka arzlara bir bakalım.
Para girişinin kısıtlı olduğu borsamızda, halka arzlarla piyasadan çekilen paralara bir göz atalım:
Quick Sigorta: 7.720 milyar TL
Beven Enerji: 3.848 milyar TL
Masfen: 3.882 milyar TL
Karçelik: 4.480 milyar TL
Albayrak Beton: 2.702 milyar TL
Metgün: 2.711 milyar TL
ŞA-RA Enerji: 6.290 milyar TL
Saat: 3.748 milyar TL
Ekim Turizm: 1.588 milyar TL
Golda Gıda: 805 milyon TL
Iseva Seramik: 1.400 milyar TL
Soho Giyim: 1.520 milyar TL
Orzaks İlaç: 3.623 milyar TL
Beta Enerji: 2.423 milyar TL
42.700 = 42,7 milyar TL
Son gelen 4 halka arz ile de bu rakam (CİTAS, KPEKS, TKNKA, VEYAS) 50 milyar TL’yi geçiyor.
25 Haziran’dan temmuz sonuna kadar toplam 50.000.000.000 milyar TL’lik halka arz yapıldı.
Kısa sürede bu kadar fazla halka arza ek olarak, halka açık bazı firmalar da bedelli sermaye artırımı yaptı.
Bunları da eklediğimizde borsa yatırımcısının cebinden 60-70 milyar TL’nin üzerinde nakit çıktı.
Yüksek faizden feragat edilerek yapılan bu yatırımın karşılığında borsa yatırımcısı zarar etmeye devam ediyor.
Kısa dönemde bu kadar fazla halka arz ve sermaye artırımını karşılayacak miktarda nakit yok.
Endeks haziran ayında 14.800’leri test ettikten sonra şimdi 13.200’lere geriledi.
Şimdilerde ise 14 binlerde tutunmaya çalışıyor.
Aynı dönemde ABD ve Avrupa piyasaları tarihi zirveleri test ediyor.
Faizler ise Mart 2024’ten beri 40 civarında seyrediyor.
2,5 yıl yüksek faiz için çok uzun bir süre.
Bu kadar uzun süre faizde nemalanan nakit, vade sonunda sahibine daha yüksek bir satın alma gücü imkânı tanıyor (servet etkisi).
Artan nakit ve alım gücü, dönem sonunda tekrar talebin artmasına yol açarak enflasyonu yükseltiyor.
Enflasyon düşmeden de faiz düşmüyor. Enflasyon mücadelesi bir kısır döngüyle sonuçlanıyor.
Artık hem borsa yatırımcısının hem finansman sıkıntısından kurtulamayan sanayicinin umudu faizlerin düşmesi.
Savaşların hararetinin düşmesi ve petrol fiyatlarının gerilemesi ile hızlı bir faiz indirim süreci başlayabilir.
Servet etkisiyle artan nakit, enflasyonun düşmesi ile mal ve tüketime yöneleceğine borsa ve yatırımlara yönelirse, son birkaç yıldır yerinde sayan borsa, yatırımcısına kaybettirdiklerini hızlı bir şekilde telafi edebilir.
Tabii bu benim öngörüm.
Ama piyasaları etkileyen başka faktörler de var.
Başka savaşlar gibi.
Başka çatışmalar gibi.
Onları da dikkate almakta yarar var sanırım.
Ama gerçek olan İran savaşı ve de halka arzlarla piyasadan çekilen milyarlar.
Bu, piyasaların yükselişine ket vuruyor sanırım.