BORSADA FON DEPREMİ
Ülke insanının kısa sürede çok para kazanıp,
köşeyi dönme hırsı,
zaman zaman başına büyük işler açıyor.
Sonuçta elinde olanı da kaybediyor.
Aynı borsada yaşanan,
aynı yıllar önce BANKERLERDE yaşandığı gibi,
para piyasalarında yaşanan son fon depreminde olduğu gibi.
Adama eşten dosttan bir tavsiye geliyor:
“Şu senet, şu fon çok sağlam.
Getirisi çok yüksek,
alırsan kısa sürede paranı katlarsın.” türünde.
Piyasadan habersiz olan bu amatör yatırımcılar hemen atlıyorlar.
Sonra da hisse senedi elinde kalıyor.
Son sahibi oluyorlar.
Yıllarca aynı fiyata gelmesi için bekliyorlar.
Ya da satıp elinde avucundakini,
borsa çakallarına kaptırıyorlar.
Alırken hisse senedinin ederine,
alt yapısına,
kârlılığına ve de fiyat durumuna bakmıyorlar.
Borsada TERA diye bir hisse senedi var.
Bir liralardan 400 TL’ye yükselmiş bir senet.
O senedi fonlara aldırmışlar.
Senet bire dört yüz prim yapmış.
Bu senedi alacak bir yatırımcının ya APTAL olması,
ya da borsadan habersiz olması gerekir.
Tabii bu TERA’nın bir de fonları vardı.
Yukarıdaki işlemlerle ŞİŞİRME fonlar.
Alım yapacağınız zaman,
YÜKSEK RİSKLİ ibaresi ile sizi uyaran bir fon.
Banka fonları yüzde üç kazandırırken,
bu fonlar yüzde otuzlarda kazandırıyor.
Hâl böyle iken bu caziplik,
kısa sürede köşeyi dönmek isteyen,
uyanık yatırımcıların dikkatini çekiyor.
Ve atılıyorlar.
Ellerinde avucunda olanları buraya yatırıyorlar.
Sonra ne oluyor?
Bu fonları karşılayamayacak duruma gelen,
borsa şirketleri,
batma noktasına geliyor.
Sonuçta bunun adına da BORSA-FON depremi deniyor.
Sonra yatırımcılar başlarını iki ellerinin arasına alarak,
kara kara düşünme dönemine giriyorlar.
X
Sadede gelirsek;
Piyasa koşullarını da dikkate alarak,
bir öz eleştiri yapmamız gerekir.
Yatırımcı ve de para piyasaları açısından
son dönemlerde yüksek seyreden enflasyon sebebiyle,
parasının değerini korumak isteyen
yatırımcı parasını çeşitli enstrümanlara yönlendirdi.
Önce gayrimenkul ve otomobil talebi patladı,
bu sebeple bunların fiyatları koptu.
Ardından önemli bir bölümü, yüksek seyreden faize yöneldi.
Ancak sonrasında getirilen stopaj
uygulaması sebebiyle getiri düştü.
Borsadaki hareketsizlik sebebiyle burada da beklediğini bulamayan
yatırımcı bu kez fonlara yöneldi.
Çok sayıda fon müşterisi potansiyelini değerlendirmek isteyen
kimi portföy yönetim şirketleri,
bu fonları, borsadaki seçilmiş sığ hisselere yönlendirerek
buralarda astronomik yükselişlere sebep oldu.
Yükselirken her şey sorunsuz görünüyor,
serbest fon sınıfında bulunan bu fonlar süratle değer
kazanıyordu.
Ancak fon müşterilerinin artık fonlarını satma eğilimine girmesiyle
her şey tersine döndü.
Sığ olan ve ederinin kat kat üzerine çıkmış olan hisselerde
alıcı olmadığından fonlar müşterilerinin
fon satış taleplerini karşılayamamaya başladı.
Sosyal medyanın da alevlendirdiği panik etkisiyle
bu kez herkes fonunu bozdurmaya çalıştı.
Ve sonunda korkulan oldu ve birçok fon temerrüde düştü.
Suni şekilde yükseltilmiş hisseler taban taban aşağıya gelmeye başladı.
Son olarak SPK duruma el koydu ve birçok fonu alım satıma kapattı.
Ve geride medyadan izlediğimiz gibi,
FON ve hisse senedi enkazı yatırımcıların ocağına incir ağacı dikti.
