6'lı masadan HDP’ye en az iki bakanlık!

Gazete Yazarı Gaffar Yakınca, CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin'in 'HDP'ye bakanlık verilebilir' sözlerini hatırlatarak, 6'lı masanın iktidara gelmesi durumunda HDP'ye en az iki bakanlık verileceğini köşesnde yazdı

6'lı masadan HDP’ye en az iki bakanlık!

Yakıncı, 6'lı masada en çok destek bulan formül ise aktif olarak HDP üyesi olmayan, ama HDP/PKK ile yakın ilişkileri olan en az iki isime bakanlık koltuğu verilmesi. Örneğin, HDP’nin referans verebileceği bazı akademisyenlerin isimleri telaffuz ediliyor.

Bu konudaki asıl sorun ise İP’in tavrı değil, HDP/PKK’nın durumu.

Millet İttifakı, HDP tarafında kimi muhatap alması gerektiğini henüz kestiremiyor.

Bakan isimleri için Demirtaş’tan mı olur almalılar, yoksa HDP’den mi bu kısım belirsizliğini koruyor iddiasını gündeme taşıdığı Gaffar Yakınca'nın bugünkü yazısı:

Konumuz HDP’ye verilecek olan bakanlık. Dikkat ederseniz bir ihtimalden söz etmiyorum, ‘verilecek olan’ diyorum. Türkiye’de siyaseti az çok okumayı bilen herkes Millet İttifakı’nın -seçimi kazanması durumunda- HDP’ye bakanlık(lar) verme konusunda mutabakata vardığını anlayabilir. Kaldı ki kulislerde dolaşan söylentiler de siyasetin manzarası ile örtüşüyor.

HDP’ye bakanlık verme konusunu ilk kez CHP’li bir eski vekil dile getirmişti. Sonra CHP yöneticileri söyledi, Genel Başkan’a soruldu, “vermeyiz” demedi. Aslında CHP açısından şaşılacak bir şey değil. Zaten uzun süredir HDP’liler ile iç içeler, HDP’lilerden daha militan tipler CHP’nin yönetici koltuklarında oturuyor. Seçimi de “bir oy CHP’ye bir oy HDP’ye” diye geçirmiş ve gayet de güzel içlerine sindirmişlerdi. Dolayısı ile HDP’ye bakanlık verilmesi CHP yöneticilerini rahatsız etmez, bilakis mutlu eder.

HDP’ye bakanlık konusunun özellikle İP’in tabanını rahatsız edeceği düşünülüyor. Onun için bu tip durumlarda hemen sahneye sürülen isim Yavuz Ağıralioğlu. Genelde hamasi birkaç laf edip gaz alıyor, sonra işler kaldığı yerden devam ediyor. Yani, Yavuz Bey’in sözleri siyasetin gerçekleri ile uyuşmuyor, bomboş laflar olarak kalıyor. Kendisini ciddiye almamız için hiçbir makul sebep yok.

Uzatmayalım, İP de dahil, altılı masadakilerin hepsi “tıpış tıpış” kendilerine çizilen siyasi rotada yürümek zorunda. O rotada HDP/PKK’ya en az iki ve bir ihtimal üç bakanlık verilmesi var. “Nasıl olur” demeyin, önce CHP’li Barış Yarkadaş’ın sözlerine bakın.

Aslında Yarkadaş’ın sözlerinin kamuoyunu HDP/PKK’ya alıştırma amacı ile edildiği belli. Maksat, PKK partisinin meşrulaştırılması, bakanlık yolunun açılması. Ancak Barış Bey, sözün şehvetine kapılıp biraz ileri gidiyor, belediyelerde kurdukları paylaşım sistemini ifşa ediyor. Meğer,“HDP ile yan yana gelmeyiz” diye afra tafra yapan İP’liler belediyelerde o işi çoktan halletmişler. Akçeli işler devreye girince vatan millet rafa kalkmış bile. İşte şimdi bu “denenmiş yağma sistemini” Cumhurbaşkanlığına taşımak istiyorlar.

CHP içinde bir ekibin HDP’nin bakanlıkları için farklı isimlere nabız yoklaması yaptığı konuşuluyor. Konuyu İP tarafının da bildiği, HDP’ye bakanlık verilmesi konusunda mutabık kalındığı ama formülün tartışıldığı söyleniyor. İP’in asıl itiraz ettiği konu HDP’nin doğrudan hükümete dahil olması. Bunun için HDP’den CHP’ye geçecek tiplerin kullanılabileceği dile getiriliyor. En çok destek bulan formül ise aktif olarak HDP üyesi olmayan, ama HDP/PKK ile yakın ilişkileri olan en az iki isime bakanlık koltuğu verilmesi. Örneğin, HDP’nin referans verebileceği bazı akademisyenlerin isimleri telaffuz ediliyor.

Bu konudaki asıl sorun ise İP’in tavrı değil, HDP/PKK’nın durumu. Millet İttifakı, HDP tarafında kimi muhatap alması gerektiğini henüz kestiremiyor. Bakan isimleri için Demirtaş’tan mı olur almalılar, yoksa HDP’den mi bu kısım belirsizliğini koruyor. Kandil’deki terör elebaşlarının nasıl bir tavır takınacağı ise ayrı bir gerilim noktası. Çünkü yerel seçimler öncesinde teröristler yayınladıkları videolar ile Millet İttifakı adaylarına destek açıklamaları yapmışlardı. CHP adaylarından bu videolara bir tepki gelmemiş, teröristlerin desteği zımnen kabul görmüştü. Şimdi Kandil’in onaylamayacağı “bakan namzetleri” bu desteği yitirmelerine yol açabilir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER