Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar merkezli Al Jazeera kanalında yayımlanan ve Resul Serdar Ataş’ın sorularını yanıtladığı röportajda bölgesel gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Fidan, terör örgütü YPG/SDG ile Şam hükümeti arasında varılan mutabakatın anlamlı ve önemli olduğunu belirtti.
Mutabakata destek, ulusal güvenlik vurgusu
Fidan, Türkiye’nin prensip gereği taraflar arasında uzlaşı sağlanmasını desteklediğini ifade ederek, buna karşın Türkiye’nin ulusal güvenlik çıkarları ve kırmızı çizgileri bulunduğunu söyledi. Şam yönetiminin SDG ile yaptığı anlaşmalarda bu hassasiyetlerin genellikle gözetildiğini belirtti.
DEAŞ tutuklularının nakli konusu
Ateşkesin devam ettiğini belirten Fidan, bu durumun Amerikan güçlerinin DEAŞ tutuklularını Suriye’den Irak’a nakletmesine imkân tanıdığını ve bunun önemli bir gelişme olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin bu sürecin kolaylaştırılması için ABD ile birlikte çalıştığını ifade etti.
SDG için "PKK'nın uzantısı" ifadesi
Fidan, SDG’nin Suriye’de PKK’nın bir uzantısı olduğunu söyledi. PKK’nın Suriye, Irak, İran ve Türkiye’de kolları bulunduğunu, bu ülkeler için hedefleri olduğunu belirtti. Fidan, Suriye Kürtlerine değer verdiklerini ve adil davranılması gerektiğini de ifade etti.
"Dünya kamuoyunun pek bilmediği" detay
Fidan, PKK’nın geçmişte yüzlerce kişiyi seferber ederek SDG ile Suriye’de görevlendirdiğini, bu unsurların Suriyeli olmadığını ve amaçlarının Türkiye’nin ulusal güvenlik çıkarlarına zarar vermek olduğunu söyledi. Ayrıca SDG kontrolündeki bölgelerde, Türkiye’ye karşı faaliyet gösterebilecek yaklaşık 300 silahlı Türk sol örgütü üyesinin bulunduğunu belirterek bu durumun ortadan kalkmasını istediklerini kaydetti.
Üniter devlet ve tek ordu vurgusu
Fidan, egemen ve üniter bir devlette iki ordunun bulunmasının istenmeyeceğini belirterek Suriye’de tek bir otorite tarafından komuta edilen tek bir ordu olması gerektiğini söyledi. Polis güçleri ve benzeri düzenlemelerin Şam yönetimi ile SDG arasında ele alınabileceğini ifade etti.
Trump değerlendirmesi ve bölgesel başlıklar
Fidan, ABD Başkanı Donald Trump’ın dış politika hedeflerinin çeşitli başlıklarda fark yarattığını düşündüğünü belirtti. Gazze’de ateşkes ve Ukrayna’da savaşın durdurulmasına yönelik girişimlere değinen Fidan, Suriye konusunda da bazı bakış açılarının örtüştüğünü ifade etti. Şam yönetiminin uluslararası ve bölgesel taleplere yanıt vermeye çalıştığını, kitlesel göç ve terör örgütleri başlıklarının son yılların öne çıkan iki sorunu olduğunu dile getirdi.
Gazze süreci, barış planı ve istikrar gücü
Fidan, Gazze Barış Planı’na ilişkin sürecin devam ettiğini, platformlar ve kurumlar üzerinden görüşmelerin sürdüğünü söyledi. Hamas’ın askeri açıdan İsrail için caydırıcı bir faktör olmadığını belirten Fidan, olası bir Uluslararası İstikrar Gücü kurulması halinde bunun taraflar açısından fayda sağlayabileceğini ifade etti. Türkiye’nin talep edilmesi durumunda bu güce katkı sunmaya hazır olduğunu kaydetti.
Türkiye-İsrail ilişkileri ve İran başlığı
Fidan, Türkiye’nin İsrail ile ticareti, savaşın sürmesi ve Gazze’ye insani yardım girişine izin verilmemesi şartlarıyla ilişkilendirerek yeniden başlatmayacaklarını belirtti. İsrail’in olası bir İran saldırısında hedefinin İran ordusunun kritik yetenekleri olabileceğini söyleyen Fidan, İsrail’in İran’da rejim değişikliği isteyebileceğini, ancak bunun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine ilişkin değerlendirmesini paylaştı.
