Cumhurbaşkanı Erdoğan neden seçim demeye başladı?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2023 seçimlerine daha iki yıl olmasına rağmen seçim çalışmalarına şimdiden başladı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan neden seçim demeye başladı?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde sık sık seçimden söz etmeye başladı.

Sincan’da meydana toplanan partililere “Şimdiden 2023 seçimleri için çalışmaya başlamanızı istiyorum” diye seslendi.

Peki neden? Cumhurbaşkanı Erdoğan neden seçim demeye başladı?

Bu sorunun cevabını Hürriyet gazetesinden Abdulkadir Selvi bugünkü köşesinde verdi. 

"Erdoğan’ın il başkanlarına 2023 seçimlerine dönük olarak çalışmaları yönünde talimat vermesini anlıyorum. Ama sanki seçim kararı alınmış da önümüzdeki ay sandık başına gidecekmişiz gibi bir hava vermesi antenleri açmama neden oldu. Erdoğan seçim olmadan seçime hazırlanıyor, 19 yıldır girdiği her seçimi kazanmasının sırrı burada, diyebilirsiniz. Haklısınız. Ama Bahçeli seçimler zamanında yapılacak derken, Erdoğan 2023’ü hedef gösterirken, 2023 seçimlerine de daha iki yıl varken bu kadar abanması dikkatimi çekti" diyen Selvi, yazısına şöyle revam etti:

İster 2023’te olsun ister ondan önceki bir tarihte. Seçim tarihi ne olur bilmem ama Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçim startını verdi. “2023’e eğer kararlı bir şekilde hazırlanacaksak, bizim için şurada son iki durak var, çok önemli. Bu 2021’dir, 2022’dir. 2023 tamamen seçim yılıdır” dedi.

Ama ondan önce bir cümlesi vardı, “2023 virajını kazasız belasız dönmemiz gerekiyor” dedi. 2023 seçimlerini Türkiye açısından bir kırılma noktası olarak gördüğünü söyledi.

Erdoğan şimdiye kadar birçok seçim kampanyası başlattı ama ilk kez 2 yıl önceden seçim çalışmalarına başlıyor. Bu da 2023’ün ne denli önemli olduğunu gösteriyor. Önceden seçimler için aslanın ağzında diyorduk, galiba 2023 seçimleri için aslanın midesinde diyeceğiz. O denli önemli ama bir o kadar da zor bir seçim olacak.

AK Parti kongresinden sonra Erdoğan, “Artık masada değil sahada olacağız” demişti. Dün de, “Hepimiz arazide olacağız” diye konuştu. Sanki seçim ve koordinasyon merkezinde bilgisayarın başına oturmuş, seçim çalışmalarını planlıyor gibi bir havada konuştu. “Meclis ara veriyor. Meclis’in ara vermesiyle birlikte hepimiz arazide olacağız, meydanlarda olacağız. Şunu özellikle hatırlatacağım, arazide yapacağımız çalışmaların raporlarını Genel Merkez’e kesinlikle raporlayacağız. Grup başkanvekilliğine raporlayacağız. Hangi arkadaşımız ne kadar çalışma yaptı, nasıl çalışma yaptı, hangi ilimizin durumu nedir, ne değildir, bunları sizden alacağız. Yoksa bir turistik seyahat olarak illerimize gideceksek nafile” dedi. Erdoğan sahada olacağız, çalışacağız der ama turistik seyahat olarak illerimize gideceksek nafile demezdi. Demek ki o da bir şeyleri görüyor. 2023 seçimlerinin ne kadar hayati bir hale geldiğini anlatmaya çalışıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan sadece bunları söylemiyor. Aynı zamanda bir de yol haritası veriyor. O yol haritasında çok önemli noktalar var. Erdoğan’ın seçim kadar önem verdiği başka bir şey daha ortaya çıkıyor. O da ekonomi.

Önce Erdoğan’ın üç ayaklı uyarısını paylaşmak istiyorum.

1- “Teşkilatlarımız mütevazı olmak zorunda. Milletvekillerimiz mütevazı olmak zorunda. Bunun başka yolu yok. Vatandaşın kapısını tevazu ile çalacaksınız.”

Erdoğan, belediye başkanlarıyla ilgili toplantıda da “gönül belediyeciliği” demişti. “Yol yaparsınız, hizmet götürürsünüz ama milletin gönlüne girmezseniz olmaz. Milletin gönlüne girin, ulaşılmaz olmayın, kimseye tepeden bakmayın. Gönül belediyeciliği yapın” diye uyarıda bulunmuştu.

Erdoğan her zaman gönüllere girin, der. Gönüllere girilmezse seçim kazanılmaz, der. Ama belli ki bu konuda ciddi bir eksiklik hissetmiş. Son dönemlerde tevazu vurgusunu çok yapıyor. Tevazunun karşıtının kibir olduğu unutulmamalı.

2- Cumhurbaşkanı ekonomiyi ikinci sıraya koyuyor.

“Çarkların dönmesi için her türlü katkıyı sunmak zorundayız, sunacağız da” diye konuşuyor.

Demirel, “Seçimleri tencere kazanır” derdi. Bu gerçek hiçbir zaman değişmedi. Erdoğan, pandemi koşulları ve başka nedenlerle ekonomide yaşanan sorunların farkında.

Kısa bir süre önce kendisini ziyaret eden işinsanlarına, ekonominin en önemli önceliği olduğunu, 2022’den itibaren ekonomideki iyileşmenin vatandaş tarafından hissedilmeye başlanacağını anlatmıştı.

AK Parti MKYK toplantısında söz alan konuşmacıların önemli bir kısmı ekonomiye dikkat çekiyorlar. Anketlerde pandeminin ikinci sıraya gerilediğini, ekonominin birinci sıraya yerleştiğini belirtiyorlar. Ekonomi birinci, pandemi ikinci, işsizlik üçüncü sırada geliyor. “Ekonomi ve işsizliği birlikte değerlendirmemiz gerekiyor” yönünde konuşmalar yapılıyor.

Türkiye bir süredir ekonomi üzerinden uluslararası saldırılara maruz kaldı, pandeminin sağlıktan sonra vurduğu en önemli sektör ekonomi oldu. Bu şartlara rağmen ekonomide treni rayın üzerinde tutmayı başardık. Ama pandemi sonrası ekonomi birinci gündem maddesi olmayı hak ediyor. Bana üç önceliğini sırala deseniz, bir ekonomi, iki ekonomi, üç ekonomi derim. Cumhurbaşkanı Erdoğan da, “Önümüzdeki dönemde salgının küresel düzeydeki seyrine, ekonomideki gelişmelere ve diğer hususlara bakarak, milletimiz için ilave destek adımları da atabiliriz” dedi. Bence o zaman bu zaman. Hatta gelişmelerin seyrine bakmadan, ekonominin seyrini değiştirecek şekilde uluslararası piyasalar tarafından da kredibilitesi olan bir eylem planına ihtiyaç var.

3- Cumhurbaşkanı Erdoğan Doğu ve Güneydoğu’ya özel bir ilgi göstereceğinin işaretini veriyor.

“İlkbahara kadar Doğu ve Güneydoğu’yu gezeceğim. Yazın sıcak olur demeden çalışacağız. Ben yarın (bugün) Diyarbakır’a gideceğim. Yazın çalışacağım. İlkbahara kadar bütün bölgeyi gezeceğim. Milletvekillerimiz bölgede kalsınlar, MKYK üyelerimiz ise bölgeye gitsinler” diyor.

AK Parti, HDP ile birlikte Kürtlerden en çok oy alan parti. Daha da önemlisi AK Parti, Kürtlerden oy alamadığı seçimleri kaybediyor. İstanbul örneğinde olduğu gibi.

Erdoğan o nedenle ilkbahara kadar bütün bölgeyi gezme kararı alıyor.

1- Kürt seçmen politik bilinci çok yüksek bir seçmendir.

2- Kürt seçmen sadece bölgede yok. Başta İstanbul olmak üzere büyükşehirlerde de var.

Kürtler Erdoğan’ı, Erdoğan da Kürtleri sever. Kürtlerle Erdoğan arasında güçlü gönül köprüleri vardır. Onun için Erdoğan’ın bölgeyi gezme kararı yerinde ama genel siyasete ve kadrolara dönük mesajların da verilmesini beklerler.
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER