Eyyam-ı bahur, yaz mevsiminin en sıcak ve en bunaltıcı günlerini anlatmak için kullanılan bir tabir. Özellikle yurdun güney sahillerinde bu adlandırma yaygın biçimde biliniyor.
Güneydoğu Anadolu'da 40 derecenin üzerinde değerler öngörülüyor. İstanbul'da ise yüksek nem, hissedilen sıcaklığı ayrı bir seviyeye taşıyacak.
Ağustos başında bunaltıcı hava bekleniyor
Kelime karşılığı "çok sıcak günler" anlamına gelen bu dönem, farklı yörelerde farklı adlarla anılıyor. Eyyâm-ı buhûr, ehem buhur, harman sıcakları, ağustos sıcakları ve çöl sıcakları bu isimlerden bazıları.
Adlandırma daha çok halk takviminde karşılık buluyor. Meteorolojik bir terim olmasa da yıllardır gündelik dilde yerini koruyor.
Sıcaklıkların tırmandığı bu günlerde bol su tüketmek, öğle saatlerinde açık alanda kalmamak ve hafif giyinmek önerilen temel tedbirler arasında.

Eyyam-ı bahur hangi tarihlerde etkili oluyor?
Dönemin takvimi konusunda kaynaklar arasında görüş farkı bulunuyor. Bazı kayıtlarda 30 Temmuz-8 Ağustos aralığı esas alınıyor.
Başka kaynaklar 1-8 Ağustos tarihlerini işaret ediyor. 15 Temmuz-15 Ağustos gibi daha geniş bir aralığı benimseyen değerlendirmeler de var.
İç Batı Anadolu'da kullanılan ve yılı sekiz döneme bölen halk takvimine göre ise başlangıç 7 Ağustos olarak kabul ediliyor. Yani tek bir tarih üzerinde ortak bir kabul oluşmadı.
Halk takviminde yer alan inanışlar
Bu devre içinde anılan başka önemli günler de bulunuyor. Ülker fırtınası, böcük fırtınası, filiz kıran fırtınası, koyun kırkımı, kabak meltemi, engiz fırtınası, gün dönümü fırtınası ve çaylak fırtınası bunlar arasında sayılıyor.
Gelişi önceden kestirilemeyen bu dönemle ilgili çeşitli halk inançları da kuşaktan kuşağa aktarıldı. En yaygın olanı, bu günlerde ağaçlara ve hayvanlara dokunulmaması gerektiği yönündeki anlatı.
İnanışa göre dokunulması hâlinde hayvanların telef olacağı ya da ağaçların kuruyacağı düşünülüyor. Aynı dönemde çift sürülmemesi gerektiği, aksi hâlde çift hayvanlarının zarar göreceği de anlatılar arasında yer buluyor.
