İran'daki hayat pahalılığı protestolarında bilanço ağırlaşıyor

İran'da 2026 yılının ilk günlerinde ekonomik darboğaz ve artan hayat pahalılığı nedeniyle başlayan gösteriler, ülke genelinde şiddet olaylarına dönüştü. Halkın alım gücünün düşmesi, döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve temel gıda maddelerine gelen zamlar, başkent Tahran başta olmak üzere birçok büyük şehirde binlerce kişiyi sokağa döktü. Pazar günü esnafın kepenk kapatma eylemleriyle başlayan süreç, kısa sürede kitlesel yürüyüşlere evrildi.

Protestocuların hükümetin ekonomi politikalarına tepki gösterdiği eylemlerde, güvenlik güçleri ile göstericiler arasında sıcak çatışmalar yaşandı. Tahran yönetiminin "yabancı güçlerin kışkırtması" olarak nitelendirdiği olaylarda, polis ve Devrim Muhafızlarına bağlı milis güçleri kalabalığı dağıtmak için sert müdahalelerde bulundu. Yerel kaynaklardan alınan bilgilere göre, ülkenin güney ve batı eyaletlerinde durum daha da gerginleşirken, can kayıplarının yaşandığı bildirildi.

Protestolar Hangi Bölgelere Yayıldı ve Ölü Sayısı Kaç?

Al Jazeera ve yarı resmi Fars haber ajansının aktardığı bilgilere göre, protestolar sırasında en az beş kişi hayatını kaybetti. Tahran'ın yaklaşık 300 kilometre güneybatısında yer alan Lorestan eyaletine bağlı Azna kentinde çıkan olaylarda üç kişi yaşamını yitirirken, 17 kişinin de yaralandığı belirtildi. Ayrıca ülkenin güneyindeki Çaharmahal ve Bahtiyari eyaletinin Lordegan kentinde de iki kişinin öldüğü rapor edildi.

Gösterilerin yoğunlaştığı bölgelerde protestocuların kamu binalarına, valilik ofislerine ve bankalara taşlarla saldırdığı, güvenlik güçlerinin ise buna göz yaşartıcı gaz ve gerçek mermilerle karşılık verdiği gözlendi. Batıdaki Kuhdeşt kentinde ise bir Besic milis gücü üyesinin çıkan arbedede hayatını kaybettiği açıklandı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, sokaklarda yanan barikatlar ve silah sesleri dikkat çekerken, Tahran Üniversitesi öğrencileri de eylemlere katılarak destek verdi.

Ekonomik Kriz ve Hükümetin Tutumu

İran ekonomisi, yüzde 40'a varan enflasyon ve devam eden Batı yaptırımları nedeniyle zor bir dönemden geçiyor. Geçtiğimiz Haziran ayında nükleer altyapıya yönelik gerçekleştirilen hava saldırıları da ekonomik kırılganlığı artırdı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, devlet televizyonunda yaptığı açıklamada protestocuların "meşru taleplerini" kabul ettiğini belirterek, hükümetin ekonomik sorunları çözmek için çalışacağını söyledi. Pezeşkiyan, "Halkın geçim sorunlarını çözemezsek bunun bedelini ağır öderiz" uyarısında bulundu.

Hükümet sözcüsü Fatemeh Mohajerani, yetkililerin sendikalar ve esnaf temsilcileriyle doğrudan diyalog kuracağını duyurdu. Ancak yargı makamları, ekonomik taleplerin "güvenlik tehdidine" dönüştürülmesine izin verilmeyeceğini vurguladı. Başsavcılık, kamu malına zarar verenlere karşı "kararlı ve yasal" bir yanıt verileceğini açıkladı. Enerji tasarrufu gerekçesiyle Çarşamba gününün resmi tatil ilan edilmesi ise protestoların yayılmasını engellemeye yönelik bir hamle olarak yorumlandı.

İLGİLİ HABERLER