31 Aralık 2025
Facebook
Twitter
Instagram
YouTube
İstanbul
Parçalı bulutlu
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

Aşar Vergisi Nedir...?

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Aşar, öşür vergisi; ''Osmanlı döneminde köylülerden, ürettikleri tarım ürünleri için %10 oranında alınan vergi.'' Osmanlı Devleti'nin temel gelir kalemini oluşturan vergi, arazi para ile sulanıyorsa yirmide bir oranında verilir. Arazi mahsülleri, buğday, arpa, pirinç, darı, karpuz, hıyar, patlıcan, yonca, zeytin, susam, bal, şeker kamışı ve meyveler gibi mahsüllerdir.

Arapça olan "öşür" sözcüğünün anlamı onda birdir. Öşrün çogulu aşardır. Hububat çeşitlerinden bağ, bahçe, bostan, meyve ağaçlarından ve otlaklardan aynı, nakdi ve maktu olmak üzere üç ayrı biçimde alınmaktadır. Zirai ürünlerin çeşidi, yetiştirilme usulleri, zirai toprakların verimliliği ve mahalli özellikler göz önünde bulundurularak 1/3 ile 1/20 arasında değişen oranlarda öşür alındığı görülmektedir.

%10 olan bu vergi, 1800'lerde artmış ve % 30'ları bulmuştur. Ayrıca, bu verginin ürün çeşidine veya bölgelere göre farklı oranlarda alındığı, zaman zaman

% 50'lere vardığı görülmüştür.

Verginin alınış nedeni:

Aşar, şer'i bir salk. ''Ziraatle uğraşan Müslümanların yediklerinin helal olabilmesi için bu öşür zekatını mutlaka vermeleri gerekir.'' olmasının yanında, Türkiye'de uygulanan mülkiyet düzeninin bir sonucudur. Aşar; ''Osmanlı mülkiyet rejimini temsil eden en önemli vergilerdendir.''

Verginin tahsil şekli:

Verginin nakit değil de ürün olarak alınması, dönemin ekonomik şartlarına uygun olan bir yoldu. O şartlarda, ürün bedelinin tespiti ve ürünün satılarak nakte dönüştürülmesi sonrası verginin tahsili son derece zor olacaktı.

Tanzimat yöneticileri, öşür tahsilinde eşitlik bulunmadığı düşüncesiyle öşür sözcüğünün anlamına uygun 1/10 oranında sabit miktarda vergi toplanmasına karar verdiler. 1841 yılından itibaren iltizam usulünün kaldırılması ile muhassıllar aracılığıyla doğrudan doğruya devlet hazinesine nakdi gelir olarak tahsil edilmeye çalışıldı. Ancak istenilen fayda sağlanamadığı için 1843 yılında tekrar iltizam usulüne dönüldü. Mültezimlerin, bir kazanın aşar gelirlerini artırma usulünü ihale ile üzerlerine aldıktan sonra, kazada tali bölgeler oluşturarak, ikinci derece mültezimlere tahsil ettirme yoluna başvurmaları ve çeşitli usulsüzlükler şikayet konusu olmuştur.

Bu sistemde üreticinin vergi yükü artarken devletin vergi kaybı büyümüştür. Zaman ve şartlara göre tahsil yönteminde değişiklikler yapılmasına rağmen başarılı olunamamıştır. Zamanla, uygulamasında ve tahsilinde bir takım haksizliklar yapılmış; vergi, halk üzerinde bir baskı ve zulüm aracı haline gelmiştir. Cumhuriyet döneminde de, 1925 yılına kadar bu verginin alınmasına devam edilmiştir.

Aşar vergisinin kaldırılması:

Türkiye Cumhuriyeti'nin 1923-1929 dönemi ekonomi politikasina damgasını vuran İzmir İktisat Kongresi'nin oy birliği ile alınmış kararlarından biri de 1925'te aşarın kaldırılmasıdır. Aşar; bütçenin gelir kaleminde önemli bir yer tutmaktaydı. Fakat İzmir İktisat Kongresi'yle liberal bir ekonomi tasarlandığı ve liberalizmin temeli özel mülkiyete dayandığından, aşarın varlığı bir çelişki haline gelmiştir.Yani, Cumhuriyet idaresi, Sultan'ın mülkünün sahiplik sıfatını halka intikal ettirince, aşarın alınmasının mantığı da sona ermiştir.

Öte yandan aşarın kaldırılmasında güdülen ekonomik amaç kanun gerekçesinde şöyle açıklanmaktadır:

"Bu yasa tasarısında izlenen amaç; tarım ürünlerinin safi hasılatının vergiye tabi tutulması ilkesine ve aşarın serbest tarımı kısıtlayan ilkelerinin ortadan kaldırılması ile halkın gereksinmelerini baskı altına almayacak bir şekilde tahsiline yönelik olmasıdır." 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *