İstanbul
Parçalı az bulutlu
0°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

Allah'n Evini Temizleyen Sahabi Ümmü Mihcen...

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Peygamberimizin (s.a.v)'in güzel şehri, Medine'nin kenar mahallelerinde oturan Ümmü Mihcen, kendisi temiz olduğu kadar düşünceleri de tertemizdi. Mübarek kadın bir gün;

''Madem ki, yüce Allah (cc) benim kalbimi imansızlıktan temizledi, ben de onun evini temiz tutayım, diyerek her gün mescidi temizlemeye karar verdi.

Artık elinden geldiği kadar, müslümanların ibadet ettiği ve Peygamberimizin (s.a.v) sohbet yaptığı Mescid-i Nebevi'yi temizleyecekti.

Fakirdi ama imanı pırıl pırıldı. Mescidi her temizleyişte kendi kalbi de temizlenmişçesine huzur duyuyor, ruhunda neşe ve mutluluk heyecanı hissediyordu

Ümmü Mihcen'in mescidi temizlemesi en fazla Peygamberimizin hoşuna gidiyordu. O'nun için Peygamberimiz (s.a.v) onu çok seviyordu. Sık sık hal ve hatırını soruyordu.

Gün geldi, Ümmü Mihcen hastalandı. Günlerce ne Peygamber Efendimizin mescidini temizleyebildi ne de O'nun mübarek yüzünü görebildi. Ümmi Mihcen bu duruma o kadar çok üzülüyordu ki…, Hemen iyileşmek ve tekrar mescitteki görevine devam etmek istiyordu. Ama hastalığı onun mescide gitmesine mani oluyordu O'nun için üzüntüsünden sürekli ağlıyordu

Efendimiz (s.a.v) onu bir kaç gün göremeyince sordu. Komşuları:

Hastadı ey Allah'ın Peygamberi, dediler.

Bu cevap üzerine Efendimiz, Medine'nin kenar mahallesinde oturan Ümmü Mihcen'in evine doğru yürüdü. Peygamberimizden önce gidenler hasta kadına:

''Müjdeler olsun sana ey Ümmü Mihcen, Peygamber Efendimiz (sav) seni ziyarete geliyor, '' dediler.

Ümmü Mihcen, bu müjdeyi aldığı zaman heyecandan ne yapacağını bilemedi. Hastalığın halsiz bıraktığı kalbi hızla çarpmaya başladı. Çok geçmeden tatlı bir ses duyuldu:

''Es-selamü aleyküm, '' diyordu. Efendimiz,

Ümmü Mihcen utangaç ve kısık bir sesle:

''Ve aleykümüs-selam, ey Allah'ın Resulü, '' diye cevap verdi

Ziyaret kısa sürdü. Fakat Ümmü Mihcen için bu zamanın değeri gerçekte çok büyüktü. Çünkü Allah'ın Peygamberi, ziyaretine gelmişti. Artık ölse de gam yemezdi.

Bundan sonra Sevgili Peygamberimiz, sürekli Ümmü Mihcen'in nasıl olduğunu komşularına soruyor, onun sağlık durumu hakkında bilgi alıyordu. Nihayet bir gün komşularına:

''Ümmü Mihcen vefat ederse haberim olmadan onu gömmeyin, '' buyurdu.

Nihayet bir akşam üzeri Ümmü Mihcen, o tertemiz ruhunu teslim etti.

Komşuları vakit geçirmeden onu yıkayıp, kefenlediler Hazırlık tamam olunca yola çıktılar. O'na namaz kıldırması için Peygamber Efendimiz'in evine doğru ilerlemeye başladılar. Ancak yatsı namazı kılınmış, Peygamber Efendimiz de uyumuştu.

Bu haber gelenleri üzdü Kendi aralarında:

''Demek nasibi bu kadarmış''

Ne de iyi bir kadındı,

Ne zaman görsek mescidi temizlerdi,

Acaba Peygamberimizi uyandırsak mı?!

Peygamber Efendimizi rahatsız etmemiz doğru olmaz,

Ama Peygamberimiz, kendisine haber verilmesini istemişti. Bilmeden bir hata etmiş olmayalım,

Bence Peygamberimizi rahatsız etmeyelim,

Bu tür endişelerden dolayı Ümmü Mihcen, Peygamberimize haber verilmeden kabristana götürüldü. Cenaze namazı kılındı ve toprağa verildi.

Sabahleyin Peygamber Efendimiz onu sorduğunda:

Ey Allah'ın Resulü! O vefat etti, bizde onu defnettik Aslında biz onu yıkayıp kefenledikten sonra size geldik. Fakat siz uyuyordunuz. Uyandırıp sizi rahatsız etmek istemedik, dediler.

Peygamberimiz, çok üzüldü Çünkü onun cenaze namazını kendisi kıldırmak istiyordu.

Yürüyün o halde benimle… dedi

Arkadaşlarıyla birlikte Baki kabristanına doğru gittiler. Komşuları Ümmü Mihcen'in mezarını gösterdiler. Peygamber Efendimiz ve arkadaşları, Ümmü Mihcen için tekrar cenaze namazı kıldılar. Bol bol dua edip oradan ayrıldılar.

Böylece Peygamberimiz, onun yanına hem hayatta iken hem de vefat ettiğinde gelmiş, onu ziyaret etmiş oldu. Ümmü Mihcen bu güzel ödülü, Peygamberimizin mescidini temizlemesi karşılığında elde etmişti

Ne mutlu Ümmü Mihcen'e… Allah, ondan razı olsun

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *