İstanbul
Parçalı az bulutlu
0°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

Üç kişiyi mağaradan kurtaran dua...

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Yağmurdan sığınmak için bir mağaraya giren üç kişi, mahsur kalır. Kurtulmak için dua ederler. Herbiri kendi güzel amelleri ile Allah'tan yardım ister. Ve birinin duası kabul olur.

Geçmiş ümmetlerde gurbete çalışmaya giden üç arkadaş, bir ara yoğun bir yağmura maruz kalınca yol kenarındaki bir mağaraya sığınırlar. Ne var ki, karşı dağdan, düşen yıldırım sebebiyle kopup yuvarlanan bir kaya parçası gelir, içinde bulundukları mağaranın kapısına sıkışır kalır.

İçeride bulunan üç arkadaş korkup düşünmeye başlarlar. Nasıl çıkacaklar kapanmış olan bu mağaradan? Biri der ki;

Bu beladan kurtulmamızın bir çaresi olabilir. O da, Rabbimizin rızası için yapmış olduğumuz iyilikler. Gelin bunları şefaatçı yapıp buradan kurtulmayı Rabbimizden dileyelim.

Bu sebeple biri der ki;

''Ey Rabbim! Ben yanında işçi çalıştıran biriydim. Bir gün, çalışan işçim akşam yevmiyesini almaya gelmedi. Ben de onun parasını onun adına ayırıp çalıştırdım. Seneler sonra gelince parasını kazancıyla birlikte verdim. Şaşırdı, almak istemedi. Sonra ciddi olduğumu anlayınca yevmiyesini kazancıyla alıp sevinerek gitti. Bunu sadece senin rızân için yaptım. Eğer senin yanında makbul oldu ise, bunun hürmetine şu kayayı, çıkacağımız yerden uzaklaştır!''

Bu dua üzerine kaya yerinden kımıldar, ama çıkılacak kadar yer açılmaz.

İkincisi de şöyle der:

''Ey Rabbim! Ben annesine çok hizmet eden biriyim. Bir gece annem su istemiş, ben de koşup dışarıdan su getirmiştim, baktım annem uyumaktadır. Karşısında uyanıncaya kadar bekledim. Gece yarısı uyandığında beni karşısında bekler halde görünce çok memnun olup dua etmişti. Bunun hürmetine bu beladan bizi kurtar.''

Kaya biraz daha kımıldar, ama yine kurtulmaya yeterli değildir.

Üçüncü olarak da son arkadaşları şöyle dua eder:

''Ey Rabbim! Memleketimizde kıtlık olmuş, bir çok âile açlık belâsına mâruz kalmıştı. Benim durumum ise iyi idi. Bir gün komşum kızı yanıma gelip açlıktan ölüm tehlikesi geçirmekte olan âilesi için benden yiyecek birşeyler istemiş, ben de ona kendisini bana teslim etmesi halinde istediğini verebileceğimi söylemiştim. Başka çâresinin kalmadığını anlayan kızcağız, nihayet isteğime razı olmuş, birlikte tenha yere gittiğimizde birden şu ikazda bulunmuştu:

''Ey elinde imkan olan adam! Allah'dan kork, benim iffet mührümü nikahsız bozmaktan hicap duy! Bu mühür, ancak nikâhla bozulur, başka değil!''

Bu beklenmedik ikazdan korkup titremeye başladım. Kendimi masum bir kızın namus mührünü bozan iffetsiz durumuna düşürmekten utandım ve dedim ki;

''Haydi gel, istediğin kadar yiyecek al, mührünü muhafaza ederek iffetinle yaşa.''

Böylece ona istediğini verdim ve mührünü bozmadım. Bunu senin rızan için yaptım. Eğer kabul edildi ise, şu kayayı kapımızdan uzaklaştır da çıkıp kurtulalım.

Bir de baktılar ki, sıkışmış kaya yuvarlanıp gider ve böylece de üç arkadaş'ta kurtulup dışarı çıkarlar.

İşte iffetsizlerin yersizliğini söylemek istedikleri kızlık işaretinin hadisteki adı ise; mühürdür.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *