İstanbul
Parçalı bulutlu
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

Cennet gençlerinin efendisi...

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

 

 

Peygamber efendimizin, "Cennet gençlerinin seyyidi, efendisidir" buyurduğu, torunu Hz. Hasan, 625 senesinin Ramazan ayının ortasında doğdu. Peygamber efendimiz, kulağına ezan ve ikamet okuyup, ismini Hasan koydu. Doğumunun yedinci günü akika olarak iki tane koç kesti.

Saçını da kestirip, ağırlığınca gümüş sadaka verdi.

Hep onu tutuyorsunuz

Alemlerin efendisi olan sevgili Peygamberimizin terbiyesiyle yetişip, büyüyen Hz.Hasan, mükemmel bir tahsil ve terbiye gördü. Peygamberimiz, Hz.Hasan'ı çok sever, ona şefkatle muamele ederdi.

Bir defasında Hz.Hasan, kardeşi Hz. Hüseyin ile Resulullah'ın huzurunda güreşiyorlardı. Resulullah efendimiz, Hz. Hasan'ı teşvik buyurdular.

Anneleri Fatıma-tüz-Zehra, babasına dedi ki;

''Ya Resulallah! Hasan büyüktür, hep onun tarafını tutuyorsunuz. Halbuki küçüğe yardımcı olmak daha uygun değil midir?''

Buyurdular ki;

''Ya Fatıma! Cebrail aleyhisselam, Hüseyin'e yardım ediyor.''

Ebu Eyyub-el-Ensari, Hasan ile Hüseyin'in, Resulullahın huzurunda oynadıkları sırada huzurlarına girince dedi ki;

''Ya Resulallah! Sen bunları çok mu seviyorsun?''

Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

''Nasıl sevmem. Bunlar benim dünyada öpüp, kokladığım iki reyhanımdır.''

Ebu Hureyre'nin naklettiğine göre, birgün Resulullah efendimiz, Hz. Hasan'ı kucağına oturtmuştu.

O da mübarek sakallarıyla oynuyordu. Resulullah efendimiz üç defa buyurdu ki;

''Ben bunu çok seviyorum. Sen de sev! Onu sevenleri de sev!''

Hz. Hasan henüz akıl ve baliğ olmadan Resulullaha biat eden çocuklardandı. Sekiz yaşına geldiği zaman, 632'de, önce dedesi, sonra da annesi Fatıma-tüz-Zehra vefat edince, yetim kaldı. Bundan sonra da babası Hz. Ali'nin terbiyesinde büyüdü.

Abdullah bin Sebe taraftarları fitne çıkarıp,

Hz. Osman'ın evini sardıkları zaman, onun imdadına gitti. Babasının şehit olmasından sonra, altı ay halifelik yaptı.

Hz. Hasan daha küçük yaştayken, Resulullah efendimizin; ''Bu oğlum seyyiddir. Ümit ederim ki, Allahü Te'ala onun vasıtasıyla iki tarafın arasını bulur'' hadis-i şerifine mazhar oldu.

Cennet gençlerinin büyüğü:

Hz. Hasan, zevcesi Cade binti Eşas tarafından, 669 senesinde zehirlenerek şehit edildi.

Cenaze namazını Said bin As kıldırdı. Kardeşi Hz. Hüseyin tarafından Medine-i münevveredeki Baki kabristanlığına defnedildi.

Hz. Hasan hakkında sevgili Peygamberimiz; ''Hasan ile Hüseyin, cennet gençlerinin büyüğüdür. Babaları onlardan efdaldir'' buyurdu.

Hz. Hasan, oniki imamın ikincisidir.

Birincisi Hz. Ali'dir. Vilayet yolunda bütün velilere feyz ve ihsanlar, bu oniki imam vasıtasıyla gelir.

15 erkek ve 8 kız evladı olan Hz. Hasan'ın soyundan gelenlere Şerif denir. Resulullah efendimizin soyu, Hz. Hasan ve kardeşi Hz. Hüseyin'in çocukları ile devam etmiştir.

Peygamber efendimiz birgün Hasan, Hüseyin, Fatıma ve Ali'yi, abası altına alıp, Ahzab suresinin 33. ayetini okuyup; "Ey ehl-i beytim! Allahü Te'ala sizlerden ricsi, her kusur ve kirleri gidermek istiyor ve sizi tam bir taharet ile temizlemek irade ediyor" buyurduktan sonra, şunları ilave ettiler:

''Allahım! Benim ehl-i beytim bunlardır!''

Her müslümanın sevmesi lazım gelen ehl-i beytten olan Hz. Hasan, beyaz ve güzel yüzlü olup, yüzü Resulullaha çok benzeyen yedi kişiden birisidir. Resulullah efendimize ondan daha çok benzeyen kimse yoktu.

Resulullaha benziyor:

Birgün Hz. Ebu Bekir, ikindi namazını kıldıktan sonra, yolda oynayan Hz. Hasan'ın yanına gitti.

Onu omuzlarına aldı. Hz. Ali'ye buyurdu ki;

Ya Ali! Sana değil de, tamamen Resulullah efendimize benziyor.

Bunun üzerine, Hz. Ali tebessüm etti.

Hilm, yani yumuşaklık, rıza, sabır ve kerem, yani cömertlik sahibiydi. İki defa her şeyini Allah rızası için dağıttı.

Bir kişinin, münacatında; ''Ya Rabbi! Bana on bin altın ihsan eyle!'' dediğini işitince, aceleyle evine gitti ve adamın münacatında istediğini gönderdi.

Bol sadaka verirdi:

Alış-verişlerinde pazarlık eder, ucuz almaya çalışırdı. Kendisine dediler ki;

Bir günde binlerce dirhem sadaka veriyorsun da bir şey satın alırken niçin uzun uzun pazarlık edip yoruluyorsun?

Verdiklerimi Allah rızası için veriyorum. Ne kadar versem yine azdır. Fakat alış-verişte aldanmak, aklın ve malın noksan olmasıdır.

Aldığı bir hediyeye değerinden fazla karşılık verirdi. Yirmibeş kere yaya olarak hacca gitti. Birgün Abdullah bin Zübeyr ile yola çıkmıştı. Bir hurmalıkta dinlendiler. Abdullah bin Zübeyr dedi ki;

Ağaçta hurma olsaydı, iyi olurdu.

Hz. Hasan, sessizce dua etti. Bir ağaç hemen yeşerip hurma ile doldu. Orada bulunanlar; ''Bu sihirdir'' dediler. Hz. Hasan buyurdu ki;

''Hayır, sihir değil, Resulullahın torununun kabul olan duası ile cenab-ı Hak yaratmıştır.''

Hz. Hasan, kızına ve yeğenlerine nasihat eder; ''İlme çalışınız! Ezber zorunuza gidiyorsa, yazınız ve evlerinize götürünüz'' buyururdu.

Aslında ben bilmiyormuşum:

Hz. Hasan ve Hüseyin birgün çölde gidiyorlardı.

Bir ihtiyarın abdest aldığını gördüler. Abdesti doğru almıyor, şartlarına uymuyordu. Yaşlı olduğu için, ''Böyle abdest sahih olmaz'' demeye sıkıldılar. Yanına giderek, dediler ki;

Mübarek efendim! Birbirimizden daha iyi abdest aldığımızı söylüyoruz. Birer abdest alalım. Hangimizin haklı olduğunu bize bildirir misiniz?

Önce Hz. Hasan, sonra Hz.Hüseyin güzel bir abdest aldılar. Aldıkları abdest tamamen birbirinin aynıydı. İhtiyar, dikkatle baktı ve sonra dedi ki:

Evlatlarım! Aldığınız abdestin birbirinden hiçbir farkı yok. Aslında ben abdest almasını bilmiyormuşum. Abdest almasını şimdi sizden öğrendim.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *