İstanbul
Parçalı bulutlu
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

Fasık ve Münafıkların Cenaze Namazı Kılınmaz...

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

"Onlar için Allah'tan ister mağfiret dile, ister dileme. Onlar için yetmiş kere mağfiret dilesen de yine Allah onları affetmeyecektir. Bu, onların Allah'ı ve Resulünü inkar etmelerinden dolayı böyledir.

Allah, böylesine baştan çıkmış fasıklar güruhuna hidayet etmez."

"Ve onlardan biri ölürse asla namazını kılma ve kabirinin başına gidip durma. Çünkü onlar Allah'ı ve Resulünü tanımadılar. Ve fasık olarak can verdiler."(Tevbe, 80 ve 84)

Dürr'ül-Mensur adlı tefsirde:

"Onlardan... hiçbirine asla namaz kılma" ifadesiyle ilgili olarak, Buhari, Müslim, İbn. Ebi Hatem, İbn. Munzir, Ebu'ş-Şeyh, İbn Murdeveyh ve Beyhaki'nin

ed-Delail adlı eserde İbn. Ömer'den şöyle rivayet ettikleri belirtiliyor:

"Abdullah b. Ubey b. Selul ölünce, oğlu Abdullah Resulullah'ın (s.a.v) yanına geldi ve babası için kefen olarak, kullanmak üzere gömleğini istedi. Peygamberimiz (s.a.v) gömleğini verdi. Sonra babasının cenaze namazını kılmasını istedi. Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.v) cenaze namazını kılmak üzere yerinden kalktı.

Bu sırada Ömer b. Hattab yerinden kalktı ve Peygamberimizin (s.a.v) elbisesini tutup çekti ve dedi ki; "Ya Resulullah, sen onun namazını mı kılacaksın? Allah, münafıkların cenaze namazını kılmanı yasaklamadı mı?

Peygamberimiz (s.a.v) şu karşılığı verdi:

Rabbim, "Onlar için ister af dile, ister dileme, onlar için yetmiş kez af dilesen de Allah onları asla affetmeyecek" buyurarak, tercihi bana bıraktı.

Ben de yetmiş kereden fazla af dileyeceğim.

Ömer, o bir münafıktır dedi; ama, Resulullah dinlemedi ve onun cenaze namazını kıldı.

Bunun üzerine yüce Allah:

"Onlardan ölmüş olan hiçbirisine asla namaz kılma, onun kabri başında da durma" ayetini indirdi.

Bundan sonra peygamberimiz (s.a.v) münafıkların cenaze namazlarını kılmadı.

Allame Tabatabai daha sonra şöyle devam ediyor:

Bu anlamı destekleyen başka rivayetler de vardır. Hadis kaynaklarında yer alan bu rivayetler Ömer b. Hattab, Cabir ve Katade'den aktarılmışlardır.

Bu rivayetlerin bazısında Peygamberimizin (s.a.v) Abdullah b. Ubey'i kendi gömleğiyle kefenlediği, vücuduna üflediği, bizzat kabrine inerek, onu kabre yerleştirdiği dile getiriliyor!

Yine aynı eserde belirtildiğine göre, Ahmed, Buhari, Tirmizi, Nesai, İbn Ebi Hatem, en-Nahhas, İbn Hibban, İbn Murdeveyh ve Ebu Nuaym el-Hilye adlı eserde İbn Abbas'tan şöyle rivayet etmişlerdir: "Ömer'in şöyle dediğini duydum: "Abdullah b. Ubey ölünce, cenaze namazını kılması için peygamberimizi çağırdılar. Peygamberimiz de (s.a.v) namazını kılmak üzere ayağa kalktı.

Namaza durduğu sırada ona dedim ki;

Şunu şunu ve şunu söyleyen -onun geçmişinden örnekler veriyordum- Allah'ın düşmanı Abdullah b. Ubey'in namazını mı kılıyorsun?" Ben bunları söylerken Peygamberimiz (s.a.v) bir yandan gülümsüyor, bir yandan da diyordu ki;

"Ey Ömer, uzak dur benden. Bu hususta tercih bana bırakıldı, bana denildi ki; "Onlar için ister af dile, ister dileme; onlar için yetmiş kez af dilesen de..." Eğer yetmiş kereden fazla af dilemem durumunda onun bağışlanacağını bilsem, daha fazla dilerdim.

Sonra cenaze namazını kıldı. Kabrine konulup defin işlemleri tamamlanıncaya kadar ona eşlik etti.

Ben de kendime ve Resulullah karşısındaki cüretkar tavrıma hayret ediyordum. Allah ve Resulü daha iyi biliyorlardı. Çok geçmeden şu iki ayet indi:

"Onlardan ölmüş olan hiçbirine asla namaz kılma; onun kabri başında da durma."

Bundan sonra Peygamberimiz (s.a.v) vefat edinceye kadar hiçbir münafığın cenaze namazını kılmadı.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *