Küfrün Elebaşları...
İslam'da savaşın meşru olmasının hedefi, yeryüzünden ''fitneyi kaldırmaktır'' (Taberi).
Fitneye sebep olan, zalim idareciler ve küfrün elebaşlarıdır. Bu sebepten dolayı ilk planda onların öldürülmesi gerekir.
Çünkü İslam'ı kabul etmeyen ve karşı duran onlardır.
Hz. Peygamber (s.a.v.), savaş zamanlarında ve gönderdiği seriy-yelerle bu küfür önderlerinin öldürülmesini hedeflemiş,
sahabeye bu anlayışı vermiştir.
Abdurrahnıan b. Avf anlatıyor:
"Bedir savaşında saf içinde bulunuyordum.
Sağıma soluma baktığımda iki gencecik delikanlı gördüm. Yaşları çok gençti.Keşke bunlardan daha kuvvetliler arasında olaydım, diye temennide bulundum. Bu sırada delikanlılardan biri arkadaşından gizlice bana şöyle diyordu:
"Ey amca, bana Ebu Cehil'i gösterir misin ?" "Yeğenim, tanırım, ne yapacaksın onu? " dedim. "Yeminim var, ya O'nu öldürürüm ya da ben ölürüm" diye cevap verdi.
Ben delikanlının bu durumuna şaşkınlıkla bakarken diğeri dürtüp aynı şeyleri sordu. Ben de Ebu Cehil'i ikisine de gösterdim.
Kartallar gibi hızla üzerine yürüyüp O'nu öldürdüler. (İbn.Hişam)
Bu hadiseden sonra Hz. Peygamber (s.a.v.), yanındakilere Ebu Cehil'in akibetini merak ettiğini söylemiş, Abdullah b. Mes'ud'da bunu emir telakki ederek, onu öldürmek için harekete geçmiş ve yerlere serilmiş bir vaziyette bulmuştu.(Buhari)
Mekke müşriklerinin elebaşılarından olan Ebu Cehil, Ümey'ye b. Halefi , Utbe b. Rebia, Şeybe b. Rebia, As b. Hişam Bedir'de öldürülenler arasındadı (İbn.Hişam)
Rasulullah (s.a.v.), islam' aleyhinde propaganda yapan yahudi ileri gelenlerinin de öldürülmelerini emretmiş ve bunlardan Esma binti Mervan, Ebu Afek, Ka'b b. el-Eşref, Ebu Rafi, Useyr b. Rezam,
İbn Sayyad, çeşitli şekillerde öldürülmüşlerdir.
Mekke müşriklerinin reisi Ebu Süfyan, Hz.Peygamber (s.a.v.)'i öldürmek için Medine'ye bir adam gönderir. Bu adam mescidde yakalanır ve müslüman olur. Bunun üzerine Hz. Peygamber (s.a.v.), Amr b. Ümeyye'yi Seleme b. Eslemle beraber Mekke'ye gönderir. Amr b. Ümeyye Ebu Süfyanla karşılaşamaz ve geri döner. (Taberi)
Düşmanın ileri gelenlerinin öldürülmesi için Ebu Hurey-re'den şöyle bir rivayet vardır:
Rasûlullah (s.a.v.) bizi bir seriyye içinde savaşa gönderdi. Verdiği emirler arasında, Kureyşten adlarını söylediği kimseler için:
"Filan ve filan kişilere rastgelirseniz, bunları yakalayıp ateşle yakınız" buyurdu.
Sonra yola çıkmak istediğimiz sırada veda etmek üzere Rasulullah (s.a.v.)'e geldik, bu defa Rasulullah (s.a.v.): "Ben size, filan ve filanı ele geçirdiğinizde ateşte yakmanızı emretmiştim. Halbuki ateşte yalnız ALLAH azablarichrır. Bu sebeple, siz bu şerirleri yakaladığınızda öldürünüz." buyurdu.
Mekke fethinde, islam ordusu Mekke'ye girince Rasulullah (s.a.v.) komutanlarına kesin olarak şu emri verdi:
"Size karşı koymadıkları müddetçe hiç kimseyi öldürmeyeceksiniz. "
Fakat bu emri verdikten sonra, bazı isimleri sayarak, şöyle buyurdu:
"Şu sayacaklarımı Kabe'nin örtüsü altında da görseniz, çıkarıp öldürünüz. " (İbn.Hişam)
"Öldürülmeleri gereken bu insanları bir sınıflamaya tabi tutacak olursak, üç sınıf insan ortaya çıkar ki, Hz. Peygamber (s.a.v.) bunlara hayat hakkı tanımıyor:
1-İslam'dan çıkanlar,
2-İslam'la alay edenler,
3-Müslümanlara işkence yapanlar.
(Medine dönemi İhsan Sırma)
***
Düşmana Mağlubiyeti Peşinen Kabul Ettirme:
İslam'da savaşın hedefi, insanlığı imha etmek değil, ihya etmektir.
Hedef bu olduğu için, kan dökmeden bu hedefe ulaşmak da ayrı bir sanattır. Hz. Peygamber (s.a.v.), Mekke fethinde işte bu sanatını en güzel şekilde göstermiştir. O, kan dökülmeden Mekke'ye girmek istiyordu. Birliklerin başında bulunan komutanlarına Öyle emir vermişti.(İbn.Hişam)
Kan dökülmesinin önüne geçmek için de müşriklere mağlubiyeti peşinen kabul ettirip onlara şu alternatifleri sundu :
1-Ebu Süfyan'ın evine giren emindir.
2-Kendi evine giren, hayatından emin olacaktır.
3-Kabe'ye, Harem'e sığınan emindir, ona dokunulmayacaktır.(Vakıdi)
Mekkelilerin herbiri, hatta ileri gelenler, İslam'a azılı şekilde düşman olanlar bile bu alternatiflerden birisini kabul edip ortalıkta görünmez olmuşlardı.
Herkes bir an önce evlerine veya Harem'e sığınmak için acele ediyorlardı. İslam ordusu ise, vakarlı bir şekilde şehri teslim alıyordu.(İhsan Sırma Medine)
Hz. Peygamber (s.a.v.) takib ettiği çok güzel bir taktikle Mekkelilerin elini kolunu bağlayıp onları kımıldayamaz bir hale getirdi.
İşte bu, bir benzeri görülmemiş olan bir savaş sanatıdır.
