İstanbul
Parçalı bulutlu
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

Vahiy...

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

İSLAMİ, terminolojide, buyruk veya düşüncelerin Allah tarafından peygamberlere bildirilmesi eylemine veya bu bildirinin kendisine denir. İslami inanışta vahiy peygamberlere gelir ve sadece Cebrail aracılığıyla iner.

Vahiy ile gelen her türlü söz Tanrının sözü kabul edilir. Dolayısıyla vahiy sonucu yazıldığına inanılan kitapların ''kutsal kitaplar'' Allah'a ait olduğuna ve mutlak doğrular olduklarına inanılır.

Müslümanlar Kur'an dışındaki kutsal kitapların tahrif olduğuna inanırlar.

İslami anlayışta Allah'ın insanlara vahiy göndermesinin bir takım nedenleri bulunmaktadır, bu nedenlerin en önemlisi Allah'ın insanları uyarmak istemesidir. Allah, Kuran'ın bir öğüt olduğunu ve anlaşılmak için indirildiğini belirtmektedir.

Özet olarak vahiy, insanlığa gerçek inanç esasları, iyi, doğru ve güzel olanı öğretmek için gönderilmiştir. Vahye benzer bir kavram olan ilham ise melek aracılığı ile gelmez ve herkesin yaşayabileceği bir "içe doğma"dır.

İslam dışı kaynaklarda ise kutsal kitapların kaynağı "esin" kavramıyla ifade edilir. Esin İslami terminolojideki ilham karşılığı olarak değerlendirilebilir.

"İlahi esin" ile yazılan Kutsal kitabın İslami anlayıştan farklı olarak tanrı sözleri yanında askeri ve politik önderlerin söz ve emirlerinin, çobanlar, krallar, esirler ve sakiler tarafından yazılmış olan tarih, soyağaçları, kanunlar, şiirler, ilahiler ve kehanetlerin bulunduğu, yazılanların yazıldığı döneme ait insanların anlayış ve kavrayışıyla ilgili özellikler taşıdığı vurgulanır.

***

Vahiy kâtipleri:

Rasulüllah (s.a.v)'e vahyedilen ayetleri yazanlar, kaydedenler.

Hz. Muhammed (s.a.v) İslam'ın ilk günlerinden itibaren vahiy katipleri ittihaz etmiş, inen ayetleri onlara yazdırmıştı. Tefsir usulü kaynaklarında verilen bilgilere göre, Kur'an'ın bir arada toplanması üç merhalede gerçekleşmiştir.

Kur'an Hz. Muhammed (s.a.v)'in zamanında yazılmış, Hz. Ebu Bekir'in zamanında bir araya toplanmış ve Hz. Osman'ın zamanında da, kitap haline getirilerek çoğaltılmıştır.

Zeyd b. Sabit, Kur'an'ı Hz. Muhammed (s.a.v)'in zamanında yazı ile kaydettiklerini haber vermiştir

(ez-Zerkeşî el-Burhân fi Ulumi'l-Kur'an).

Hz. Muhammed (s.a.v) ümmi, okuma yazması olmayan bir peygamber olduğu için, kendisine

inen ayetleri okuma yazması olan sahabeye yazdırmış ve vahyi yazan bu kâtiplerin sayısı kırka kadar varmıştır. Mekke'de ilk vahiy kâtipliğini Abdullah b. Sa'd b. Ebi Sarh, Medine de ise, Ubey b. Ka'b yapmıştır. Ondan sonra Zeyd b. Sabit bu görevi devamlı sürdürmüştür.

Rasulüllah (s.a.v)'in vahiy katipliğini yapan diğer bazı kişiler de şunlardır:

''Ebu Bekir, Ömer b. el-Hattab, Ali b. Ebi Talib, Osman b. Affan, Amr b. el-As, Muaviye, Şurahbil b. Hasene, Muğire b. Şu'be, Muaz b. Cebel, Hanzele b. er-Rebi', Cehm b. es-Salt, Huseyn en-Nemeri, Zubeyr b. el-Avvam, Amir b. Fuheyre, Ebân b. Said, Abdulah b. Erkâm, Said b. Kays, Abdullah b. Zeyd, Halid b. Velid, Ala b. el-Hadremi, Abdullah b. Revaha, Huzeyfe b. el-Yeman, Muhammed b. el-Mesmele vs.''

(İbn Hacer el-Askalani, Fethu'l-Bari bi Şerhi Sahihi'i-Buhari)

Hz. Muhammed (s.a.v) nazil olan Kur'an'ı vahiy katiplerine yazdırarak muhafazasını sağlamıştır.

Aynı zamanda Kur'an, ezber yolu ile de muhafaza edilmiştir. Hz. Muhammed (s.a.v) her sene ramazan ayında yazı ve ezber yolu ile tesbit edilen Kur'an'ı Cebrail (a.s)'a arzederdi. Bu hususla ilgili olan bazı rivayetler şöyledir:

"Cibril her sene peygamberle karşılıklı olarak Kur'ân'ı birbirlerine arzederlerdi. Son senesinde ise, bu arz işi iki defa vaki olmuştur" (Buhari).

"Rasulüllah (s.a.v) her sene ramazan ayında Kur'ân'ı Cibril (a.sa)'a arzederdi".

(Ahmed b.Hanbel).

Vahiy katipleri, Yüce Allah tarafından Hz. Muhammed (s.a.v)'e indirilen ayetleri bez parçaları, enli kürek kemikleri, deve kaburga kemikleri, hurma dalları, ince beyaz taşlar ve hayvan derisi gibi şeylerin üzerine yazıyorlardı (Fecru'l-İslam).

Kur'an'da bu hususta şöyle bir işaret vardır.

"Tur dağına ve işlenmiş ince deri üzerine yazılmış kitaba yemin ederim" (et-Tur, 52/1, 2, 3).

Zeyd b. Sabit de; "Biz Kur'an'ı. Rasulüllah (s.a.v)'in yanında bez parçaları üzerine yazdık"

(Ahmed b. Hanbel) demiştir.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *