İstanbul
Kapalı
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

GÖKÇEK'İN CHP BAŞKAN ADAYI "SARIGÜL"

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Anket yapılsa.

Halka, Ankara'nın göbeğine kimin heykeli dikelim, denilse.

İlk akla gelen isim kim olur?

Başbakan'ın heykeli olmaz.

Hükümetten bir kişinin de pek sempatik görünmez.

Melih Gökçek'in heykeli ise meydana pek yakışır(!)

Gamzeleri ortaya çıkartan gülümseme.

Elinde bir bardak su.

Samimiyetin pozu, olarak heykel tarihteki yerini alır

Çernobil patladığında.

Radyasyon bulutları doğal olarak Karadeniz'i etki alanına almıştı.

Karadeniz denilince akla ilk ne gelir;

Tartışmasız çay.

Kamuoyunda çayların Çernobil faciasından etkilendiği tartışılmaya başlandı.

Çay tiryakisi Türkiye'de kanser korkusuyla çay içilmez oldu.

Derken ANAP'lı bakan Cahit Aral televizyona çıkıp, çay içti:

-Radyasyon yok, siz içebilirsiniz, dedi.

Halk, kendilerini yönetenlere inandı.

Koskoca bakan yalan söyleyecek değildi ya.

Hem, televizyonda canlı yayında çay içmişti bakan.

Televizyon şovundan sonra halkın beynini kemiren kanser endişesi yok oldu.

Cahit Aral'ın sözlerine inananlar çayları tüketmeye başladılar.

Sonuç; Karadeniz'de sonraki yıllarda kanser ölümlerinde artış yaşandı.

Bakanın içtiği çay ebetteki radyasyondan etkilenen değildi.

Geçmişte yaşanan bu olayı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek'in su içme şovunu görünce hatırladım.

Bardak şovlardan birisini de Aksaray Belediye Başkan Yardımcısı Sadi Özdil yapmış;

-Suda virüs yok deyip, suyu içmişti.

Başkan yardımcısının medya önünde şova çıkmadan önce Aksaray Belediye Başkanı Nevzat Balta 10 binlerce kişiyi hastanelik eden virüsün şebeke suyundan kaynaklanmadığını açıklamıştı.

Sadi Özdil' e düşen görev de Başkan Balta'nın doğru söylediğini halka ispatlamaktı.

Medyayı davet edip, onların önünde bardak bardak Kızılırmak suyu(!) içti.

Hemen ardından Sağlık Bakanlığı, insanları hasta eden virüsün şebeke suyundan kaynaklandığını açıkladı.

Son bardak şovunu ise Melih Gökçek sahneye koydu:

-Kızılırmak suyu temiz, hem içiyorum hem de aileme içiriyorum, diyerek ekran karşısında bir bardak su içti.

Gökçek böyle bir şova neden gerek gördü:

Sağlık Bakanlığı'nın, halkı hasta eden virüsün şebeke suyundan kaynaklandığını, açıklamasına rağmen,

Ankara Belediyesi'nin halka Kızılırmak suyu içirdiğinin anlaşılmasından sonra gelen tepkiler arttığı için.

Kendisini devirmek isteyenlerin suyu kullandıklarını ifade eden Gökçek;

"Bir insanın kendi vatandaşlarına, hemşerilerine zehirli su içirmesi için hain olması, alçak olması lazım." diyor. Ve devam ediyor;

-Bundan sonra, bu suyu illaki, önüme başka su da getirseler de içeceğim , Dolayısıyla bundan hiç bir şekilde çekinecek bir şey yok.

Suyu habersiz olarak verdiği konusunda ise Gökçek kendini şöyle savunuyor;

- Bazı oda ve partililer, Kızılırmak suyu Ankara'ya verilince hastalık aldı başını gitti, ishaller aldı gitti, diyerek ortalığı birbirine katıyorlar.

Sırf bunların oyununu bozmak için 21 gün süreyle suyu kimsenin haberi olmadan verdim.

Çok kişinin haberi vardı da, medyanın haberi olmadı.

Allah'ın izni ile bundan sonra 20 sene boyunca Ankara susuz değil.

Bütün dünyada küresel ısınma varken,

Ankara'nın 20 senesi garanti altında.

Hiç bir şekilde içmekten çekinmeyin.

Melih Gökçek'e güvenin.

Çünkü ben de sizlerle birlikte her gün içiyorum, içeceğim.

Melih Gökçek, konuşmayı seviyor.

Konuşmaları sadece "SU" üzerine değil.

Konuşmalarının neredeyse ana temasını CHP ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu oluşturuyor.

Gökçek'in, CHP ve Kılıçdaroğlu'na böylesine kan davalı olmasının sebebi; Uğur Dündar'ın sunduğu bir açık oturumda Kılıçdaroğlu tarafından inanılmaz boyutlarda hırpalanması

Yüreği hala o yenilginin acısı ile yanıyor.

Kılıçdaroğlu'nu yıpratmak için de özellikle Sarıgül kozunu kullanıyor.

Batuhan Yaşar'ın hazırlayıp sunduğu "Ankara'nın Gündemi" programı için TGRT ekranına çıkan Gökçek, sazı eline alıp, CHP'ye yüklendi.

CHP'nin Vandalizm'e başladığını ve DHKP-C ile birlikte hareket ettiğini iddia eden Gökçek,

Gezi Parkı direnişinde de olayları başlatanın CHP olduğunu söyledi.

Atıcılıkta dünya rekorlarını sallayan Gökçek;

 

-Bugün itibariyle Kılıçdaroğlu'nun Genel Başkanlığının bittiğini rahatlıkla ilan edebiliriz, dedi.

Atıcılık rekorunu Süleyman Demirel'in evinde yapılan brifing ile egale eden Gökçek'in iddiasına göre;

" brifingde, Süleyman Demirel, Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, Rahmi Koç ve Taylan Bilgen bir araya gelmiş.

Gökçek'in atıcılık rekorunu tavana vurduran iddiası ise; bir odada toplanan dört kişi, toplam 8-10 dakika süren konuşma sırasında

Sarıgül'ü CHP Genel Başkanı ilan etmiş.

Pes yani.

Buyurun Gökçek'in anlatımı ile Sarıgül nasıl? CHP Genel Başkanı olacak:

- Doğan Grubu ve Koç Holding, Sarigül'e gerekli desteği verecek.

Yeni lideri CHP'ye baronlar tayin etti,

Sarıgül 'ün CHP Genel Başkanlığı hayırlı uğurlu olsun.

Kılıçdaroğlu, istediği kadar yırtınsın gücü yetmez.

2 manşetle Kılıçdaroğlu'nun ipini pazara çıkarırlar.

Görüştüler ve bu iş bitti.

Sarıgül benim arkadaşım.

50 tane Kılıçdroğlu'nu cebinden çıkarır ama bağlantıları biraz sakat.

Ne diyelim; Melih Gökçek varken Ankara'ya başkasının heykeli dikilemez 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *