İstanbul
Kapalı
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

BORSADA MANİPÜLASYON ZOR İŞTİR

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Borsada para kazanmanın değişik yolları vardır,

Ancak,

Bu yollar oldukça engebelidir.

Öncelikle ekip gerekiyor.

Problem de burada.

Ekip demek, çete demek.

Uzun ve zahmetli bir yargılama süreci demek.

Ve de şans meleği çokoprens almaya gitmişse,

Demir parmaklıklar arkasında uzun seneler geçirmek demek.

Dakika bir, gol bir demeyin.

Manipülatör olmak kolay değil.

 

Ekip neden gerekli;

a) Para bulmak için

b) Çok hesap lazım olduğundan, güvenilir çok adam bulmak için

c) Şiir gibi işlem yaparak mal satacak oyuncu bulmak için

d) Mal satılırken piyasa yapacak goy goycular ve yancılar bulmak için

e) Bilgisayar ve telefon dinlemelerini kontrol eden elektronikçi bulmak için.

f) Şirket sahibi ile diyalog kuracak sağlam eleman bulmak için.

Demek ki; bir tahtada manipülasyon yapmak için 6 kişiye ihtiyaç var.

Her iki işi bir kişinin yaptığını varsayarsak en az 3 kişilik bir ekip gerekiyor.

Bir tahtada manipülasyonun yarım kalmasının sebebi, ortada çok para döndüğü için, ekipteki kişilerin kendi menfaatlerini ön planda tutmaları.

Örneğin, bir tahtada mal satılacak.

İlk iş, patron ile ön görüşme yapıp, kuralları belirlemek.

Satılacak hisse sayısına ve satış rakamına göre alınacak komisyonda anlaşmak.

Tahtayı yukarı çekmek için bir miktar para almak. ( Ekibin para durumu iyi ise, patrondan teminat alınır, sözleşme imzalanır)

Ekiptekiler, tahtanın ne kadar yukarı çekileceği ve hangi rakamlardan malın satılacağını bildikleri,

 Herkes diğerini kendi gibi gördüğü için,  

Operasyon sırasında bir arada olmaya özen gösterirler.

Garanti olarak patrona takas saklamadan hisse senedinin hangi bankalarda, kimlere ait olduğu belgesi aldırılır.

 

Her işlem gününden sonra takas belgeleri kontrol edilir.

Nedeni güvensizlik ve denetimdir.

Buna rağmen, ekiptekilerin çoğu daha fazla kazanmak için yakınlarına operasyon başlamadan mal aldırır.

Ve tahta yukarı çıktığında da sattırırlar.

Öyle bir an gelir ki, kendi sattıkları malı kendileri almak zorunda kalırlar.

Ve ekip içinde, sen sattın kavgası çıkar, ortaklık bozulur.

Bu tür ekipler içinde en iyi örnek Mechur Çolak'tır.

Mechur'la operasyona girenlerin neredeyse hepsi,  

futbolcu manipülatör'ün Bizans oyunları nedeniyle zarar etmişlerdir. 

 

(SPK 'nun manipülasyon dosyaları böyle söylüyor)

Ki, bunlar arasında çok ünlü sanatçılar,  

Futbolcular ve iş adamları var.

İşte bu nedenle ekip kurmak kolay değildir.

Borsada bunu başarabilen çok az sayıda kişi vardır.

Küçük oyuncuların operasyonu için ekibe gerek yoktur.

Onlar patronla anlaşmadan, kendi işlem gücüne dayanarak operasyon yaparlar.

Şirketi halka açmak.

Hisseleri kontrol etmek ve satmak konusunda Adanalı oyuncunun eline su dökülmez.

Kim mi? Adanalı.

Söz gelimi Adanalı!

İsteyen İzmirli, Adıyamanlı diyebilir.

Ayrıca, tüm yazılanlar da bir senaryo.

Gelelim hikayemize.

Adanalı, " one man shov" u oynar.

Kimseye güvenmez.

Günün 24 saati operasyonu düşünür ve operasyonu yaşar.

Hesaplar açar.

Her hesap için çantasında ayrı bir telefon taşır.

Kimin adına işlem yapıyorsa, o kişinin telefonu ile aracı kurumu arayıp emir verir.

Belirli aracı kurumlarla çalışır.

Bu kurumlara ciddi komisyon kazandırdığı için aracı kurum bir denetim anında Adanalı oyuncuyu satmaz.

Patronlarla görüşme ve anlaşma yapma konusunda eline su dökülmez.

Gerektiğinde borsa operasyonlarını soruşturan savcılar ile yemek yer.

Şirketin halka açılması öncesinde patrondan, komisyonunu peşin alır.

Bir örnek verelim;

.....şirketi halka açılmak istemektedir.

Nedeni şirketin durumu kötüdür, taze paraya ihtiyacı vardır.

Adanalı, şirketi allar pullar, bir liralık değerini, bilanço oyunları ile dört lira gösterir.

Adanalının komisyonu; hisse başına bir buçuk liradır.

Patron mutludur.

Adanalı piyasayı örgütler.

Hisselerin üç dört tavan yapacağını söyler.

Komisyon parasını garantilemek için aracı kurumu Adanalı seçer.

Halka arzda talep yoğun gösterilir.

Adanalı daha çok tahtadan talep toplayarak satışı tercih eder.

Aracı kuruma, satışın ilk seansında tahtaya alacağı komisyon bedeli kadar tavandan alış göndermesi talimatını verir.

Satış yapılmayacağını bildiği için aynı talimatı çalıştığı diğer aracı kurumlardan da verir.

Talep toplama başladığında 

Adanalının emirleri yağmur gibi gelmeye başladığında,  

Ekran izleyen yatırımcıların ve oyuncuların dikkatini çeker.

Onlarda alış emirleri gönderir.

Ve tahta ilk dakikada tavan fiyattan, satılacak rakamın 4-5 misli alıcılı olur.

Hisselerin satış emri de Adanalı tarafından verildiğinden,

Adanalı bir iki lot satış yaparak fiyatı tesciller..

Öğleden sonraki seansta da aynı senaryo tekrarlanır.

Ertesi gün dört liralık hisselerin fiyatı beş liraya yükselir.

Yani patron ile Adanalının hisse satışından elde edeceği para aynı rakama denk gelir.

Üçüncü tavana Adanalı çok az emir gönderir ,

Ancak tanıdığı oyunculara tavandan alış göndermelerini,

Zarar ederlerse vereceğini söyler.

Tahtaya yeterli alıcı geldiğinde satışı yapar.

Bir buçuk liranın üzerindeki para ile aldığı hisselerin de büyük kısmını satar ve elde ettiği karı, patronla yaptığı anlaşma uyarınca aracı kurumdan nakit olarak alır.

Bu parayı alabilmesi için de aracı kurum halka arzın başarılı olması halinde ..... lira başarı primi ve komisyon bedeli olarak verileceğine dair patron ile sözleşme imzalar Ve bu parayı halka arzdan sağlanan geliri borsadan aldığında,

Sözleşmede yazılı komisyonu keserek kalanı patronu verir.

Aracı kurum bu anlaşma ile hem kendini hem de en iyi oyuncusunun komisyonunu garanti altın alır.

Adanalı halk arz sonrası hisseleri bir süre başıboş bırakır.

Fiyat gerilediğinde biraz mal alır.

Patrona tahtaya istediği gibi haberler gönderterek alım satım yaparak/yaptırarak hisselerin fiyatını dengeler.

Çünkü şirketin bedelli sermaye artırımını da örgütler ve bu operasyondan da para kazanır.

Sadece bir değil, çok kere bedelli sermaye artırımına yeterli katılımı sağlayarak komisyonun alır.

Ayrıca, patron hisselerini de satar.

Bu satış sırasında patron şirketle ilgili sürekli olumlu haber gönderir.

Bir yetkili de çıkıp, " Bayram değil, seyran değil, nedir bu haber furyası" demez.

Her haber sonrası hisse satılmasının nedenini sormaz.

O da fırsatı ganimet bilip, halka arzını yaptığı şirketi 3-5 yıl sağmal inek gibi sağar,

On binlerce küçük yatırımcıyı çok ciddi zararlara uğratır.

Bu arada bazı arkadaşlar gönderdikleri a mail ile bu bilgileri nereden bulduğumu soruyor.

Öncelikle, Google her şeyi biliyor.

Yeter ki sormayı bil.

Sonrası, kimseyi hedef almıyorum,  

Örneğin diyorum, borsa dedikodularını aktarıyorum.

Bakmayın Adanalı dediğime,

Belki Karslıdır, bilemem.

Bilmek de istemem.

Beni değil başkalarını ilgilendiriyor.

Benim ki borsa oyunlarını biraz hik‰ye ederek anlatmaya çalışmak.

Yazılanlar doğru mu?

Dedim ya hikaye anlatıyoruz.

Belki denk gelir.

Amacım, bu tür hik‰yeler ile küçük yatırımcıları aydınlatmak.

Bu arada a mail gönderen arkadaş, tuşa acele bastığı için kimliğini açığa çıkarmış.

Arkadaşın gerçek kimliğini,

Ne iş yaptığını,

Kimi ne için koruyup, kollamaya çalıştığını

Bu defa Google değil, kendisi, acele bastığı tuşlar söylüyor.

Her tuş, bilindiği gibi kişinin kimliğidir!

Ne diyor borsacılar; "Borsada gizli bilgi yoktur, gizli oyunlar, oyuncular ve onların yancıları vardır" 

O da bir yancı.

 
 
 
 
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *