ATATÜRK"Ü YAŞAYAMAMAK
Yıllardır ATATÜRK"E küfreden,
Onu ateist,
İçkici olarak gösteren,
Bu çerçeve içinde "ATAÜRK" düşmanı olarak yetiştirilen,
Bir zihniyet,
Hala yoluna devam ediyor.
Vardar Havası şarkısından bile nefret eden,
TÜRKÜN tarihle-ateşle-yobazlıkla mücadelesini,
Konu olan,
Destanımsı 10. yıl marşına bile,
İçinde TÜRK kelimesi geçtiği için alerji duyan,
Ve nefreti her platformda dile getirmekten,
Asla beis duymayan.
Cumhuriyetin iki efsane kurucusuna,
Kahramanına "AYYAŞ" deme cüretini gösteren.
SEVR ile parçalanan,
Anadolu'yu kurtaran,
Asrın kahramanını "neredeyse,
"YOK" sayan bir zihniyet GAZİ"Yİ unutturmaya çalışıyor.
Bakınız medyaya.
Yandaş gazetelere,
Televizyonlara,
Yalaka basına.
En son ne zaman bir ATATÜRK belgeselini seyrettiniz.
Devletin TRT"si bile,
Katiller sürüsü PKK"yı,
Katillerin elebaşı,
Baş terörist,
Öcalan"ı neredeyse MASUM insanlar olarak gösterecek.
Ama ATATÜRK'TEN tek kelime etmeyecek.
Özetle gönül dostları,
ATAMIZ,
ATATÜRKÜMÜZ,
Mevcut iktidar tarafından unutturulmaya,
Yok edilmeye,
Hatta kötü adam olarak gösterilmeye çalışılıyor.
Çünkü onların özledikleri düzende,
TÜRK kavramı yok,
Ümmet kavramı var,
Cumhuriyet,
Laiklik,
Demokrasi hikâye,
Ilımlı İslam(!) var.
Bu haleti ruhiye içinde sabah kahvaltımı yaparken,
Güneydoğuda tanıştığım,
Bir TÜRK kahramanı,
Yiğit kahraman bir TÜRK subayı yazlıkta çayımı içmeye geldi.
Ve bir teklifte bulundu;
"ŞU ONUNCU YIL MARŞINI, VARDAR HAVASINI, ATATÜRK"ÜN sevdiği şarkıları bağıra bağıra söylemek istemez misin?" diye sordu.
Kim istemez ki.
Teklif cazipti.
Ve hep beraber bölgedeki Havacıların askeri kampına gittik.
Ve emekli askerlerden,
Onların eşlerinden oluşturulan,
Koronun fasıl heyetinin karşısına oturduk.
Eski, güzide bestekârlarımızın efsane eserlerini dinledik.
Haz aldık.
Mutlu olduk.
Koca bir TÜRK bayrağının önündeki sahne,
Adeta haykırıyordu;
"Bu vatan hala sahipsiz" değil diye.
Her şeyimizi silersiniz ama
Gönlümüzdeki,
Beynimizde ki,
O ULU ÖNDERİN,
O BÜYÜK BOZKURTUN sevgini silemezsiniz diyordu.
Evet, ATAMIZIN huzurunda bağıra bağıra 10 yıl marşını söyledik.
Bülent Arınç"a inat,
Vardar ovasına uzandık,
Kaybedilmiş Rumeli Topraklarını sanal alemde de olsa bir daha dolaştık,
Ve mutlu olduk.
Ve final.
Bir annemiz,
Bir ninemiz,
Bir Cumhuriyet kadını,
Bir Atatürk annesi,
Yaşı bir asra dayanmasına rağmen,
Elinde TÜRK bayrağı ile gözyaşları içinde,
10 yıl marşını söyleyerek aramızda dolaştı.
Teşekkürler değerli TÜRK, Atatürk annesi.
Ve teşekkürler benim yiğit ve de kahraman komutan dostum.
Böylesine muhtena bir gecede beni konuk ettiği için,
Atamı, Cumhuriyetimi bir daha bana hatırlattığın için.
