İstanbul
Az bulutlu
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce

Şaire Makbule Leman Hanım...

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

1865'te İstanbul'da dünyaya geldi.

1898'de yaşamını yitirdi. Yenileşme döneminin Nigar Hanım'la birlikte önemli şairlerinden.

Saray Kahvecibaşısı İbrahim Efendinin kızı.

Bir görüşe göre Rüşdiyede okudu, sonra özel dersler alarak yetişti.

Bir dönem Hanımlara Mahsus Gazete'nin baş yazarı. II. Abdülhamid tarafından Şefkat Nişanı ile ödüllendirildi.

Ömrünün son on dört yılını tedavisi imkansız bir hastalığın esiri olarak, yatakta geçirdi.

Denemeler, hikayeler de yazdı.

Sağlığında yayımlanan şiirlerinin sayısı on iki.

Bunlar tür ayrımına gidilmeksizin Makes-i Hayal adıyla bir araya getirildi.

Ölümünden sonra bu eser, eşi tarafından, Makbule Leman hakkında yazılanlarla birlikte ikinci kez bastırıldı.

ANNE:

Anne inleyen bir ney, anne hicrandan yumak

Gözleri buğulu, nemli ve her zaman zar zar...

Kaderidir annenin ocaklar gibi yanmak

Hep hüzünlü eser onun ikliminde rüzgar.

Kuşlar gibi titrer o güneş yüzlü nevhayal

Simasında alacakaranlık endişesi...

Her mevsim ayrı bir ıstırap, ayrı bir melal;

Dilinde özleyişlerin sihirli bestesi...

Sinesi sımsıcak, çehresi de imalıdır

Semtinde herdem bir büyülü rayiha eser.

Duyguyla süzülmüş gözleri hep hummalıdır

Altın şakaklarında sarı güller gibi ter.

Rahmet-zahmet iç içe.. bilmez geçen zamanı

Ne yazları, ne kışları, ne renkli baharı

Ne gurubu ne de şafağın söktüğü anı

Her zaman duman dumandır o nazlı efkarı...

Bir kuluçka gibi sancılı gecelerinde

Hep şefkatle çarpan kanat sesleri duyulur...

Amansız hislerin öldüren pençelerinde

Yüreği bir matkap salınmış gibi oyulur.

Elemi çok olsa da şekvâsı işitilmez

Bir Eyyub sabrıyla göğüsler hiç-olmazları...

Onda ızdırap bitmez, acılar dinmek bilmez

Sönmeyen bir azimle aşar aşılmazları.

Kanmaz asla sevmeye; o, sevgiye susuzdur

Şaire "su" dedirten hisle "evlat" der inler.

Herkes derin uykularda iken o uykusuzdur

El açar Yaratan'a balalarını diler...

Yürüdüğü yol, onun hislerinin yoludur

Durmaz, bir süvari gibi yürür dolu dizgin..

O, yeryüzünde en ululardan uludur

Sinesi meleklerin sinesi kadar engin..

Zambaklar gibi sihirli çehrende

Varlığımı kucaklayan bir ışık;

Duydum o duyulmazları sinende

Sen bir rüyasın benim için artık...

Nuru öteden pırıl pırıl siman

Ukba derinlikleriyle büyülü...

Tülleniyor hülyalarımda her an,

Ölümsüz ruhunun bembeyaz tülü...

Bir yad-ı cemilsin, kabrin sineler

Hazan yaşamıştın; ölüm baharın..

Duayla gerilmiş bütün gönüller

Berzah yamaçlarında bestekarın.

***

İhsan Raif Hanım:

1877'de Beyrut'ta dünyaya geldi. Vezir Köse Raif Paşa'nın kızı. Babasının görevi nedeniyle pekçok yer gezdi, insan tanıdı.

Özel olarak müzik, edebiyat ve Fransızca dersleri aldı. Küçük yaştan itibaren edebiyata ilgi duydu. Döneminin şairlerinden Rıza Tevfik'in etkisiyle halk şiri tarzında hece vezniyle şiirler yazdı.

Hece veznini kullanan ilk kadın şairlerimizden.

Sade bir dili, yalın bir anlatımı var.

Bu şiirler, kadınsı, aşk dolu ve yoğun duygu içerikli.

Şiirlerinden bazılarını kendisi, çoğunu da diğer sanatçılar besteledi.

İhsan Raif Hanım'ın şiirlerinden bestelenmiş şarkılar günümüzde de dinleniyor.

1926'da Paris'te yaşamını yitirdi.

BU SEVDADAN GEÇERSİN:

Niçin beni yan bakışla süzersin

Sözlerime neden dudak bükersin

Bugün sever, yarın belki üzersin

Gel üzülme, bu sevdadan geçersin

***

Sevsen de hoş, sevmesen de sen beni

Ben vahşiyim, hiç sevdirtmem kendimi

Bu halimle incitirim ben seni

İncinmeden bu sevdadan geçersin

***

Bülbül gibi aşık olma her güle

Vefasızdır, gül inanmaz bülbüle

Çünkü şakır lalelere, sümbüle

Sümbül gibi aşkın solar geçersin 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız