BU TEFECİLERDEN CANINIZ YANABİLİR
Cep telefonları çıktı, huzur kalmadı.
Tamam, teknoloji hızlı bir evrim içinde.
Bize düşen bu evrimin parçası olmak.
Eyvallah.
Ancak, nüfus kâğıdı eskidiğinden olacak, teknolojiye gençler kadar hızlı ayak uydurmakta zorlanıyoruz.
Özelikle de cep telefonları konusunda.
Eskiden yakın dövüş silahlarından farkı olmayan telefonlar vardı.
Taşıması zordu.
Antenleri problem yaratırdı.
Şimdikiler nazik.
Doğru kullanılması halinde
Fotoğraf makinesi oluyor.
Bilmem kaç mega piksel.
Hem de profesyonel makinelere taş çıkartırcasına..
Yenilerde, çekilen objeyi yakınlaştırıp, uzaklaştırma özelliği var.
Akşam diziyi izleyemediniz mi.
Cep telefonunuz hemen televizyon olarak devreye girsin.
Canınız sıkıldı.
Şarkı dinleyeceksiniz.
Cep telefonundan istediğiniz radyo kanalının devreye sokabilirsiniz.
Ve daha nice çözemediğimiz özellikler.
Cep telefonu ile fazla konuşmanın beyne hasar verdiğini geçelim
Bunu kabullenelim.
Satın alma ile kanser riskine " okey" deniyor.
Cep telefonlarının en sıkıcı yanı, önlenemeyen mesajlar.
Bu sıkıntı tüm operatörler için geçerli
Gerçekte operatörün yaptığı yasa dışı
Kullanıcının rızası alınmadan para veren şirketlere telefon numaraları ve bilgiler gönderiliyor.
Hemen her gün hatta her saat ve dakika açmak istemediğiniz pek çok mesaj geliyor.
Banka mesajları en fazla olanı.
Daha sonra mağazalar.
Hastaneler.
Oteller...
En ilginç olanı ise tefecilerden gelen.
Dedik ya teknoloji değişti.
Tefeciler de çeşitlendi
Telefonla gelenlere "POS TEFECİSİ" deniyor.
POS, aşina bir uygulama.
Alışverişlerde kredi kartı ile yapılan bir çeşit ödeme
Bankalar Kredi kartı borçlarında asgari ödeme tutarını yüzde 40' a çıkardı.
Ayrıca bankalar borcunu ödemeyenlerden yüksek faiz alıyor.
Böyle olunca da halk çareyi POS Tefecilerinde alıyor.
Telefonu olan herkese; SMS ile ;
"Acil nakite ihtiyacınız mı var", mesajları geliyor.
Sadece telefona değil, internet ortamında adınız olan her yere aynı türden mesajlar yağıyor.
Mesaj cazip;
-Kredi kartı borcunuzu 12 eşit taksit ile 3 ay erteleme kampanyasını kaçırmayın.
Bankaya ödeme yapmakta sıkışan vatandaş çaresizlikle POS tefecisine teslim oluyor.
Yapılan iş yasal değil.
Ancak adamlar umursamıyor.
İletişim için telefon numaralarını, açık adreslerini ve kimliklerini bırakıyorlar.
Dahası, sadece kredi kartı borcu için değil, araç ve konut kredisi için de para satıyorlar.
Sistemin işleyişi çok basit.
Kredi kartı borcu olanlar POS tefecisine gidiyor.
Diyelim ki borç bin lira.
Yapılan pazarlık sonucu, tefeci in lira borcu veriyor ve aynı kredi kartından bin iki yüz ya da bin üç yüz liralık çekimi bir yıl takside bölüyor.
Vatandaş, bankaya borcunu kapatıyor, tefeciye pazarlık sonucu yıllık yüzde 20-30 faizle ödüyor
Daha doğrusu ödemeye çalışıyor.
Ve yasal sorun çıkmasın diye tefeci bu işlem karşılığında mal satılmış gibi fatura veriyor.
POS tefecileri bankadan daha insaflı, verdikleri kredi daha düşük faizli olduğu için de halktan büyük ilgi görüyor.
İşin içine girildikçe pek çok çapanoğlu çıkıyor.
Vatandaş kredinin ucuz olduğunu düşünüyor
Şekil olarak haklı ancak ödeme şekli dikkate alındığında yüz 20 faizin yıllık yüzde 40a geldiği görülüyor
Binlerce, on binlerce tüketiciye bu şekilde kredi verildiğinde arkalarında çok güçlü organizasyonlar olduğu ortaya çıkar.
Zira ortada dönen para ve rant oldukça yüksek.
Yani, telefonla tefe işi sanıldı gibi, bir bayiden yapılan kontör satışı ile ilgili değil.
Öncelikle alınan faiz için verilen belge, sahte evrak niteliğinde.
Yani, sahte belgeyi alan da veren de suçlu duruma düşüyor.
Cezası 3 yıldan başlıyor.
POS tefecilerinin cezası ise hem hapis hem de para cezası
Peki, cezalar bu kadar büyük iken sistem nasıl işliyor.
Ya da sistemin nasıl işlediğinden çok sistemin ne zaman çökeceği.
Sonuç olarak tefecilerin gözü kara
Cep telefonuna MS göndererek para satmaya çalışıyorlar.
Bu SMS normal vatandaş gibi vergi müfettişine de gidebilir
Acaba bankalar POS tefecileri ile işbirliği yapıyor mu?
Örneğin, kredi karı borcu olanları tefecilere bildiriyor mu?
Kör parmağım gözüne, tefecilik işine söylenecek tek kelime var;
Pes doğrusu.
Gerçek bir işlem olmadığı halde düzenlenen belgeye "sahte belge" deniliyor (VUK Md. 359).
Sahte belge alana da düzenleyene de hapis cezası var.
POS tefeciler, "sahte belge düzenleme" nedeniyle, 3 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasının yanı sıra;
- Türk Ceza Kanunu'nun 241. Maddesi uyarınca, "tefecilik" nedeniyle 2 yıldan 5 yıla kadar "hapis cezası" ile yargılanırlar.
- Ayrıca 500 bin lira "para cezası" uygulanır.
- Tefecilik faaliyeti, Gelir Vergisi Kanunu yönünden "ticari kazanç" sayılıyor.
Hem gelir vergisi hem de "vergi ziyaN" cezası uygulanıyor.
POS tefeciler ve bağlantılı kişiler, bir gün karşılarında vergi müfettişlerini görürlerse sürpriz olmasın...
