ADANALI BORSACININ BÜYÜK RÜYASI
Borsada sıkça senaryo yazılır.
Her gün yeni bir oyun sahnelenir.
Bir senaryoda bizden olsun dedik.
Sakın ola kimse gerçek sanmasın.
Tamamı hayal.
Kahramanı da düşünceleri de.
Hani; mesela türünden bir senaryo işte:
Kahramanımız Adanalı.
İnce uzun.
Bulmaca dilinde" kikirik.
Bir hayali vardı.
Güçlü olmak.
Ortada fazla görünmemek.
Perde arkasından sahip olduğu gücü kullanmak.
Perdenin önüne ise piyonları yerleştirmek.
Hayali, borsaya girdiği günlerde sadece para kazanmaktı.
Para kazandıkça.
Güçlendiğini gördü.
Parasını katladıkça,
hayalini, ilişki çıtasını yükseltti.
Onlarla bir arada görünmenin kendisine zarar vereceğini bildiği için eski arkadaşlarını sildi.
Borsada birlikte operasyon yaptığı can dostları ile selamı kesti.
Sadece şirket sahipleri ve yöneticiler ile ilişkisini sürdürdü.
Halka arzlar yaparken.
Yeni bir gücün farkına vardı.
Ekonomi gazeteciliğinin.
Halka arzlar öncesinde yaptırdığı tanıtım toplantılara katılan,
Gazeteci sayısının fazlalığı
Ve toplantının gazetelerde yer alma boyutu halka arzı etkiliyordu.
Bu gerçeği görünce halka arzlarının tanıtımını,
Ekonomi gazetecilerini en iyi tanıyan ve onları toplantıya getirerek
Halka arzın gazetelerde geniş yer almasını sağlayan kişi ile anlaştı.
Faydasını anında gördü.
Halka arzlar istediği gibi yürüdü.
Şirketin bilançosu değil, gazetelerde yer aldığı sütunlar ve hikâyesi önemliydi.
Basın gücünü nasıl kullanacağını düşündü.
Gazete çıkarmaya gücü yetmezdi.
Hazır borsa sitelerinden birisinin sahibi ile anlaştı.
Ona ekonomik özgürlük sağladı.
Perde arkasına geçerek borsadaki rakiplerini siteden vurmaya başladı.
İlk olarak Adanalı öfkesiyle bel altından vurdu.
Mahkemeler başlayınca daha usturuplu kulis haberleri yaptırmaya başladı.
Kendisine en büyük rakip olarak brothers kardeşleri görüyordu.
Borsada ne olup bittiğini anında öğrenecek bilgi düzeyine ve istihbarata sahipti.
Ne de olsa aracı kurumların hatırlı müşterisiydi.
Brothers kardeşler ve diğer sevmediği oyuncular aleyhine yazılar yazıp onları SPK ya jurnallerken,
Aklına daha büyük oynamak geldi.
En iyi bildiği işi; beş para etmeyen şirketleri allayıp pullayıp halka arz etmekti.
Kendi sitesini halka arz etmesi halinde bir taşla üç kuş birden vuracaktı.
İlk olarak, sürekli kaynak aktardığı site sayesinde zararlarını telafi edip para kazanacaktı.
İkinci olarak, halka arzdan gelen paralar ile basit bir televizyon kurabilirdi.
Üçüncü olarak basın gücü artınca borsada rakiplerini daha rahat ezebilecekti.
Tecrübeleri, borsa sitesinin yalın bir şekilde halka arz edilemeyeceğini gösteriyordu.
Yapılacak iş, şirketin bilançosunu güzelleştirmekti.
İçeri kaynak aktararak bu sorunu çözerdi.
Ne de olsa kendi kasasıydı.
Sitenin yanına bir iki site ve de bir iki dergi monte ederdi
Ki; kaz gelecek yerden tavuk esirgenmezdi.
Tüm bu operasyonlar tamamlanınca da halka arz işlemlerini başlatırdı.
Halka arzdan sonra da hem tahtayı istediği gibi şekillendirir.
Hem de bedelli operasyonların ile yeni paralar toplardı.
Dahası halka arz ettiği şirkete yeni şirketler monte edip, onları da halka arz ederdi.
Zaten önünde belirgin bir model vardı.
Brothers kardeşler.
Aynen düşüncelerini hayata geçirmişlerdi.
Ayrıca halka arz ettiği şirkete 3 ayrı şirket daha aldırarak onların da halka arzlarını sağlamıştı.
Yani bu işi biliyordu.
Keyfi yerine gelince kalın, uzun puroyu diliyle nemlendirip, ağzına yerleştirdi.
Çalan telefonun sesi ile uyandığında her şeyin bir rüya olduğunu anlayınca şaşırdı.
Daha ağzından yaladığı puronun tadı bile gitmemişti.
Giyinirken;
-Gün gelecek bu hayalim gerçek olacak, dedi.
