İstanbul
Kapalı
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

Fatih Sultan Mehmet Han, bence pişman olmuştur

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

 

Gözümüz aydın gönül dostları.

Ülkemizin,

Daha ziyade İstanbul'umuzun,

İki şampiyonluğu daha oldu.

Göğsümüzü kabartmayan,

Bizi üzen iki şampiyonluk.

Peki, şampiyonluğu hangi dalda aldık?

Hemen öyle atlamayın, sporda değil.

Tabii ki;

"TRAFİKTE".

İstanbul da araç kullanan sürücülerimiz,

Dur-kalkta dünya şampiyonu olmuşlar.

Bu taşı toprağı altın olarak nitelenen,

İpini koparanın doldurduğu,

Bu nadide şehrimiz,

İse Moskova'dan sonra,

Dünyanın trafik yoğunluğu,

En çok olan şehirleri arasına girmiş.

Tebrikler,

Sevgili hükümetimiz,

Tebrikler Sayın Başkanımız Kadir Topbaş.

Aslında başkan adına üzülüyorum.

Çırpınıyor,

Bir şeyler yapmak istiyor.

Ama İSTANBUL öyle DEVASA bir şehir oldu ki,

İnanılmaz boyutlarda.

Milli hâsılanın hemen hemen üçte biri burada üretiliyor.

Ülkemizin en çok göç alan şehri.

En kalabalık şehri,

En pahalı şehri.

Trafiği en yoğun olanı,

Ama ne hikmettir,

Burası TERCİH ediliyor.

Adam gözünü açtığında,

Hemen "İSTANBUL" rüyaları görmeye başlıyor,

Biraz ayaklandığında da,

Ve elini İSTANBUL diyor.

Sonra ne oluyor?

Olan öncelikle yerleşik İstanbulluya oluyor.

Şehrinin yaşanmaz hale geldiğini görünce,

İnanın çıldırıyor.

Ve buna bir çare istiyor.

Nasıl çözülür?

Neler yapılır?

O bizim işimiz değil.

Yönetmeye soyunanlar işi,

Ancak laleden, şebboydan biraz ayrılıp,

Artık İstanbul'un hayati,

Meselelerine neşter vurmanın zamanı geldi,

Geçiyor.

İnsan girişini mi kısıtlarsınız,

Pasaportla girişi mi?

Sağlarsınız,

Trafik akışını yerin altına mı?

İndirirsiniz,

Bunu bilmiyorum.

Ama İSTANBULLU artık bunaldı.

İnanın stresten karınlarımıza KRAMP giriyor.

Öyle bir İstanbul'da yaşıyoruz ki,

İnanılmaz yaşanır türde.

Bakırköy-Topkapı arası bile bir saat sürüyor.

Trafik bir kenara trafikte ki insanlarda sapıtmış DURUMDA.

Kırmızı ışıkta geçenler,

Yayaya yol vermeyenler,

Güvenlik şeridini ihlal edenler,

Yanlış yaptığını söyleyeni dövenler,

Bıçakla silahla saldıranlar,

Küfür edenler, psikopatlar, sahte kabadayılar, magandalar,

LEVYELİ TERÖRİSTLER.

Trafikte sıkışıp cankurtaranda ölen hastalar,

Üstüne üstlük fare deliği gibi,

Delik deşik yollar.

Hepsi burada, tekmili birden,

Bir KORKU FİLMİ gibi.

İnanın FATİH İstanbul'un bu halini görse FETH etmekten vazgeçer,

Arkasına bakmadan Anadolu'ya geri dönerdi.

Belki de ruhu yukarıdan şehri seyrediyor;

"Keşke FETH etmeseydim" diyordur.

Özetle gönül dostları biz İSTANBULLULAR artık buraya kimsenin,

GÖÇ etmesini istemiyoruz.

Ve Sayın Başkan TOPBAŞ' TAN da başka işleri bırakıp,

Bütün mesaisini Trafik problemini,

Ve de GÖÇ problemini çözmeye harcamasını istiyoruz.

  

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *