İstanbul
Kapalı
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

BENİ 'BAŞBAKAN' GÖNDERDİ

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

Nineniz,

Tahminen 80’ine merdiven dayamış.

Elinde bastonu.

Ama dayanmıyor.

Süs için taşıyor desem,

Doğru olmaz,

Dizleri biraz dermansızlaştığında,

Arada bastona abanıyor.

Baston ortadan hafif eğilmiş gibi.

Özetle yılların yorgunluğuna,

Beli ki o da dayanamamış.

Ninemizin ağzında mikrop girmemesi için,

Hijyenik bir maske var.

Görüntü “Hasta olduğunu” işaret eder gibi.

Ama gözler,

Onlar farklı şeyleri anlatıyor.

Cin gibi.

Sağa sola şimşek gibi gidip geliyor.

Yer Güngören Tapu Müdürlüğü,

Ninemiz etrafı biraz kolaçan etti,

Bellik ki işi var.

Ve yapılan evrak işleminden tatmin olmamış gibi.

Ama etraf ta çok kalabalık.

Aradan sızma yapsa,

Mümkün değil,

İnsanların bu sızmaya hoşgörü ile bakmayacağı belli.

Yaşlılığını kullanıp öne geçse,

Ortalıkta yaşlı dolu.

O taraf ta kapalı gibi.

Ve kararını veriyor.

Aradaki Amerikan vari açılır kapanır,

Kepenkli kapıyı usta bir baston darbesi ile açıyor.

Ver elini müdürün odası.

Tapu Müdürü Giresun’un yiğit bir evladı,

Yahya Özer.

Topal Osman’ın şürekâsından.

Temiz yüzlü,

Ve de çekirdekten tapu üstadı.

Lisesini bitirip,

Bu alanda yüksek tahsilini yapmış.

Yıllarını da bu işlere vermiş.

Kapıdan uzanan baston,

Müdürümüzü önce biraz ürküttü,

Gözlerinde;

“Ne oluyor?” edası vardı.

Makam odasında,

İşleri biten vatandaşlar imza için bekliyorlardı.

Yaşlı ninemiz,

Emin adımlarla müdüre doğru ilerledi,

Odanın ortasına geldi,

Ve ilk fırçasını attı;

“Siz burada oturup çay içiyorsunuz,

Bense işimi halledemiyorum!”

Müdür sakin;

“Anneciğim kim işini yapmamış?

Ver bakalım evrakını?”.

Müdür mesleğinin erbabı,

Bir bakışta istenilenin yapıldığını görüyor;

“Hallolmuş ya anacağım!”.

Ninemiz ısrarcı;

“Hallolmadı, ben meme kanseriyim,

Başbakanımız gönderdi, beni vergiden muaf tutun”.

Müdür çaresiz;

“Anneciğim o bizim işimiz değil,

Al bu yazıyı,

Belediyeye git,

İşini onlar halledecek”.

Doğu şiveli,

Nene Hatun edalı,

Sert mizaçlı,

Korkunç özverili ninemiz ısrarını sürdürüyor;

“Hayır, Başbakanımız söyledi işimi halledeceksiniz”.

Özetle gönül dostları ninemiz sonunda,

Giresunlu Yahya Müdürümüz tarafında,

Kan ter içinde kalma pahasına ikna edilip,

Belediyeye gönderildi.

Ama bende bir hayranlık bıraktı.

Hayatım insan içinde geçmesine,

Mesleğim gereği girmediğim delik kalmamasına rağmen,

Ninemizin özgüvenine ve de,

Cesaretine hayran kaldım,

Herkes hakkını böyle arasa,

Ne olur bilmiyorum?

Ama o yaşta o cesaret takdiri hak etti bence.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *