İstanbul
Kapalı
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

KAN AĞLIYORLAR

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

 

Hükümete göre; ekonomide işler tıkırında.

Açıklanan veriler.

Büyüme hızımız.

Onlarca milyar dolarlık yeni yatırımlar.

Örtülü, örtüsüz harcanan paralar.

Hükümeti doğruluyor.

Ekonomideki durum;

Eli öpülesi büyüklerimizin sıkça söyledikleri gibi;

"Dışı seni içi beni yakar", örneği.

Basit bir örnek verelim.

Japonya, ekonomik olarak dünyanın sayılı ülkelerinden birisi

Kişi başına düşen gelir, Türkiye'den yedi misli fazla.

Buna rağmen, Türkiye'deki milyarder sayısı Japonya'yı birkaç defa katlıyor.

Trajik komik değerleme, Türk ekonomisindeki çarpıklığı yansıtıyor.

Yani; zengin olan 76 milyon değil, birkaç bin kişi.

Eskiden var olan orta direk nostalji oldu.

Nedeni de; ithalata dayalı ekonomi modeli nedeniyle, iç tüketimin borçlandırma ile özendirilmesi.

Doğru olan.

Özlenen.

Servetin birkaç bin kişide toplanmaması.

Milli gelirin tüm kitlelere eşit yayılması.

Esnaf kepenk kapatıyor.

Fabrikalar kapanıyor.

Yasa çıkmasaydı karşılıksız çek patlaması nedeniyle on binlerce kişi cezaevine girecekti.

İşçi kesimi kan ağlıyor.

İşsizlik oranları gerçekleri yansıtmıyor.

Emeklinin-asgari ücretlinin durumu işçiden de beter.

Pazar bitiminde sebze meyve artıklarını evlerine götürmeye çalışıyorlar.

Öğretmen huzursuz ve işsiz.

Doktorlar, tam gün yasası ile ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar.

Asgari ücret ile yaşamanın imkânsız olduğu inkâr edilemeyecek bir gerçek.

Çalışan ve emekli kesim için hayat şartları işkenceye dönüşmüş durumda.

Ne yazık ki; halkın üzerine yapışan bu olumsuzluk düzelecek gibi görünmüyor.

Kendi maaşları için yasa değiştiren,

Halkın yaşam standartlarının düzeltilmesi için kıllarını kıpırdatmayan vekiller,

Milli gelirin Suriyeli mülteciler için harcanmasına ses çıkaramıyorlar.

Dahası bazı belediyeler devlet parasını kendi paraları gibi, Suriyelilere maaş veriyorlar.

Hastanelerde bedava bakıyorlar.

Mülteci çocuklarına.

Kürtlere.

Üniversite kapılarını sınavsız açıyorlar.

Hükümet, bizi ilgilendirmeyen bir savaşın içine balıklama girilmesine göz yumarak;

Sınır bölgelerimizdeki ekonominin bitmesine izin veriyor.

Ekonominin çok iyi olduğunu ifade eden bakanlar, sürekli elektriğe, doğal gaza, suya, benzine zam yapıyor.

Amaçları, halkın cebinde olmayanı da borçlandırarak alarak, cari açığa yama yapmak.

Vekiller bu durumu görmüyor mu?

Görseler.

Biraz onurları.

Gururları olsa.

Maaşlarına yüzde yüz zam yapılmasını kabul etmezler.

Ömür boyu emekliliği ellerinin tersi ile geri çevirirler.

Halk, hastane kuyruklarında çile doldururken VİP ağırlanıp, muayene ve tedavi olmayı kabul etmezler.

Enflasyonun yükselmediğini iddia edenler, bir zahmet çarşı pazar dolaşsınlar.

Halk, kurban bayramı dışında evinde et göremiyor.

Halkın yiyeceği bakliyatların yanına yaklaşmak mümkün değil.

Nohut.

Fasulye.

Mercimek.

Pirinç… Fiyatları ateş pahası.

Bugün, 9-10 lira olan kuru fasulye çok değil 5 yıl önce 1, 5 liraydı.

12 liralık kabak çekirdeği, 24 lira oldu.

Simit 1, 5 lira oluyor.

Televizyon ekranlarında sürekli; zengin sofraları.

Sayıları Japonya'dan fazla milyarderlerin çılgın harcamaları.

Ülke yöneticilerinin eşlerinin kumru yumurtası büyüklüğündeki pırlantaları, takıları.

Milyonlarca Avroluk yalıları.

Yatları…gösteriliyor.

Habeş insanları gibi kaburgaları çıkmış garibanlar ekrana gelmiyor.

Gazetelere haber olmuyor.

Enflasyon düşüyormuş(!),

Ekonomide işler iyi gidiyormuş(!),

Milli gelirimiz artıyormuş(!),

Ülke ekonomisi bu yıl da büyümüş(!),

Gel de inan!

Bu açıklamalar sanki Türkiye'yi değil de, bir AB ülkesini anlatıyor.

Gerçeği görmek isteyen;

Çarşı Pazar dolaşsın.

Hastaneleri ziyaret etsin.

Gariban evlerine uğrasın.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *