OSLO SÜRECİ VE DERSHANE İDDİASI
Aslında tabloya baktığınızda,
AKP'nin dershane kapatma işine girmesi,
Anlamsız geliyor.
İnsanın ister istemez,
NİÇİN?
Sorusunu sorması geliyor?
Hakikaten,
AKP dershaneleri niçin?
Kapatmaya çalışıyor.
Bakın dershaneler kapatılınca,
İktidar partisi neler kaybedecek;
Öncelikle dershanelerde 150 bine yakın çalışan var,
Bunlar işiz kalacak,
Bunu 5 kişilik çekirdek aile ile çarparsan,
450 bin kişi eder.
İşsizlikle boğuşan bir hükümet için,
İnsanları işiz bırakmak ayrıca hoş bir şey değil.
Bunlar tabii ki ilk seçimde AKP ye menfi oy olarak geri dönecek.
Dershanelerin yüzde yirmiye yakını,
Gülen cemaatinin.
Cemaat ile iktidar partisi,
Siyasi ve de fikri olarak,
Gönül bağı var.
Daha doğrusu şimdiye kadar vardı.
Aynı yolun yolcusu olduklarından,
Aralarında da dostlukları perçinliydi.
Zaman içinde birlikte hareket ettiklerini hepimiz biliyoruz.
Ayrıca vergi kaybı olacak.
Bir sürü şoför servis otosu işsiz kalacak.
Kâğıt, kalem, fotokopi, baskı, iaşe… Vs, üreten,
Yancılar işsiz kalacak.
Ekmeğinden olacak.
Hizmet üretemeyecek.
İktidarın dershane kapatma hamlesi,
Bu dostluğa turp suyu sıktı gibi.
İktidar milletvekilleri,
Bürokratlar,
Hatta bakanlar bile "KAPATMA" konusunda ayrışmış gibi.
Bülent Arınç başka diyor,
Başbakan başka diyor,
Hakan Şükür bile başka konuşuyor.
Yani aralarındaki güven bağı,
Birbirini kollamaya,
Birbirinden hoşnutsuzluğa,
Hatta güvensizliğe dönüşmüş gibi.
Ha bir de önümüzdeki yerel seçimler,
Genel seçimler,
Ve de Cumhurbaşkanlığı seçimleri var.
Gülen cemaatinin yüzde 10 yakın bir oy tabanına sahip olduğu söyleniyor.
Bu oylarında büyük bölümünün AKP'ye gittiği,
Vakıa değil.
Dershane krizi ile birlikte bu oyların,
Artık AKP ile bulaşacağı bence şüpheli.
Peki, bu kadar risk varken AKP niçin bu kumarı,
Hatta RUS ruleti şeklindeki,
Bu hamleyi yapıyor.
Kendileri ile konuştuğum,
Cemaatin yakın etkili,
Hatta yetkili kişileri,
OSLO süreci ile bu işin ilintili olduğunu iddia ediyorlar.
MİT müsteşarının sorgulanma olayı,
Yakalanması durumunda sıranın başbakana geleceği görüntüsü,
Ardından bu soruşturmayı açan savcının,
Cemaate yakın biri olduğu iddiaları, Başbakanı kızdırmış.
Özetle cemaate artık şaşı bakmasını sağlamış.
Bu sebeple yapılan polis tayinleri,
Cemaate yakınlığı bilinen hâkim ve savcıların tayininin,
Bu soruşturma ile ilgisi olduğu iddiaları var.
Öte yandan bir üst düzey cemaat yetkilisi de,
İşi daha da ileri götürerek,
İktidarın OSLO sürecinde,
Masada PKK'ya bu konuda söz verdiği.
Çözüm süreci çerçevesinde,
AKP İktidarı yerel yönetimleri güçlendirerek,
Güneydoğu'da
Gevşek bir özerkliğin kapısını,
Zaman içinde açmak istiyor.
Bu paketin içinde bölgedeki okulların idaresinin,
Valilik ve de belediyelere devredilmesi var.
PKK'da bunu istiyor.
Yani KÜRTÇE eğitime geçilmesi durumunda,
Okullar-dershaneler tamamen PKK'nın kontrolüne bırakılacak.
Cemaat okullarına, dershanelerine bölgede verilen burslardan,
Ucuz dershanecilikten,
Yarattığı fırsat eşitliğinden dolayı,
Bayağı bir rağbet ve de,
İlgi var.
Hal böyle olunca da PKK bu durumdan pek hoşnut değil.
Yani dershanelerin bölgeden kaldırılması,
Örgüt için koruculuğun kaldırılması kadar önemli.
Tabibi bu anlattıklarımız iddia.
Ama biz AKP iktidarı boyunca,
Ne İDDİALARIN gerçeğe dönüştüğünü malalesef gördük.
İnşallah bu söylenenler de iddiada kalır.
