İstanbul
Kapalı
12°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara

MIZRAK ÇUVALA SIĞMIYOR

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:

 

Türkiye, temiz toplum olmak için bir adım atıyor.

İki adım geriliyor.

Bu kafayla ilerlemesi de mümkün değil.

Tamam, polis ketum davranıp, emniyet müdürünü bilgilendirmemiş olabilir.

Aynı şekilde soruşturmayı yürüten savcılar da,

Konu hassas olduğu için sessiz kalabilir.

Bunları anlayabiliriz.

Ancak, bir polisin.

Savcının.

Bakan oğlunu gözaltına almak için;

Bakandan.

Başsavcıdan.

Emniyet Müdürü'nden.

İl Jandarma Komutanı'ndan izin alması…

İşte bunu anlamak mümkün değil.

Çok değil 5 gün geriye gidelim.

Savcı; operasyon için polisle iş birliği yapıyor.

Konu; çete kurmak.

Kara para aklamak.

Altın ticareti.

Rüşvet.

Yolsuzluk…

Operasyonun boyutu çok büyük.

Polis, teknik takibe başlıyor.

Telefon dinlemeleri yapıyor.

Video kayıtları oluşturuyor.

Savcı, 'operasyon duyulmayacak,

Büyük gizlilik içinde yürütülecek'

Talimatı verdiği için polisler gelişmeleri emniyet müdürüne bildirmiyor.

Bildiremiyor.

Yasa da zaten bunu emrediyor

Belki de, içinde bulunduğu teşkilatı tanıdığı için bildirmek istemiyor.

Polis, savcı talimatı ile başlattığı operasyonu büyük gizlilik içinde yürütüp,

Üç bakan oğlu,

Fatih Belediye Başkanı,

Halk Bankası Genel Müdürü

Ve çok sayıda KİŞİ hakkındaki soruşturmasını tamamlayıp,

Dosyayı savcıya teslim ediyor.

Delilleri inceleyen savcı;

Operasyona bakan oğullarının karıştığı,

Onlarca milyar dolar kara paranın aklandığını,

Rüşvetin inanılmaz boyutlarda olduğunu tespit ediyor.

Yapacağı iki şey var.

Üstlerini bilgilendirmek.

Ki; bunu yaptığı anda, operasyonun fos çıkacağını,

Değil bakan çocuklarını gözaltına almak,

Operasyonun durdurulacağını, delillerin karartılacağını düşünüyor.

Dahası, operasyon sırasında elde ettiği belge ve bilgilerden

Bunun böyle olacağından adı gibi emin.

Ne de olsa; gözaltına alınacaklar arasında üç bakan oğlu var.

Ayrıca bazı bakanların da adı geçiyor.

Savcı kendinden emin.

Daha öncede benzer operasyonları gerçekleştirdiği için tecrübesi var.

Ki; bu operasyonlarda hükümet desteği olduğu için delillerin karartılmadığı,

Aksine polislerin sanal delil oluşturduğu hala tartışılıyor.

Savcı; bildiğini okuyarak Türkiye'yi sarsan en büyük skandal operasyon için düğmeye basıyor.

Normal bir ülkede;

Bırakın normal ülkeyi,

Afrika'da dahi böyle bir skandal patlasa, iktidar değişikliği olurdu.

Türkiye'de tepki farklı oldu.

Hükümet; böylesine büyük bir operasyonu gizlilik içinde yürüten,

Kara para aklamayı, rüşveti, altın kaçakçılığını belgeleriyle ortaya çıkartan polislere

Madalya vereceğine, onları görevden aldı.

Operasyonu yürüten savcıların yanına, iki savcı atadı.

Ve hukuk tarihine kara leke olarak geçecek uygulamayı devreye soktu.

Adli Kolluk Yönetmeliği değiştirildi

Hukukçular, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren yönetmelik ile yeni yasaya darbe yapıldığını ileri sürüyorlar.

İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı'nca 'Adli Kolluk Yönetmeliği'nde yapılan değişikliğe göre;

Emniyet ve jandarma görevlilerinin, adli olaylarda amirlerine bilgi verme zorunluluğu getirildi.

Bu yönetmelik bir hafta önce değiştirilmiş olsaydı,

Savcı ve polis gündeme bomba gibi düşen operasyonu yapamayacaktı.

Polis; gözaltı için Emniyet Müdürüne haber verecek.

Emniyet müdürü, Vali'ye bildirecek.

Vali, İçişleri Bakanı'na çıkacak.

-Sayın Bakanım, müsaade ederseniz polis eve gidip, çocuğunuzu gözaltına almak istiyor, diyecek

İçişleri Bakanı da;

-Tamam, eve gidip oğlumu gözaltına alın" diye izin verecek.

Bu arada kundura kutusundaki milyon dolarlar yerinde duracak.

Evdeki para sayma makinesi ve kasalar kaldırılmayacak.

Rüşvet çetelesi yırtılmayacak.

Gözaltına alınacak kişiler, evlerine polisin gelmesini bekleyecek.

İşte buna çocuklar bile inanmaz.

Rüyada görülse, hayra yorulmaz.

Değiştirilen 'Adli Kolluk Yönetmeliği ile

Hiç kimse önemli mevkideki,

Muhalefet dışında, kişilerin,

Çocuklarının gözaltına alınmasını beklemesin.

Değişikliğin tek bir nedeni var;

Hükümete zarar verecek bu tür operasyonların önüne geçmek.

Ne yazık ki; artık mızrak çuvala sığmıyor.

 

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *